25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Selama 25 tahun hal itu memiliki dampak besar dalam kemakmuran suatu negara.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Sur une période de 25 ans, l'impact à long-terme est considérable sur la richesse d'une nation.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Trong suốt 25 năm, điều đó có ảnh hưởng lâu dài to lớn đến sự giàu có của đất nước bạn.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Über 25 Jahre hat das große langfristige Effekte auf den Reichtum der Nation.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Za 25 let to vytvoří dlouhodobý dopad na bohatství vašeho národa.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Μέσα σε 25 χρόνια, αυτό έχει τεράστια μακροπρόθεσμη επιρροή στον πλούτο του έθνους σας.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.За 25 години това има огромен дългосрочен ефект за финансовото благополучие на страната ви.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.За 25 лет это сильно сказывается на благосостоянии нации.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Через 25 років це неабияк вплине на добробут вашої країни.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.במשך 25 שנה יש לכך השפעות עצומות ארוכות טווח על ההון של האומה שלכם.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.طيلة 25 سنة، يمكن لذلك أن يكون له تأثيرات ضخمة على المدى الطّويل على ثروات الأمّة.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.何か関係ありそうな気配ですが
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Ďalšia myšlienka, ktorá sa ponúka, je, že na každom prístroji ktorý máte, je iný typ času.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Egy másik gondolat, ami felmerül, hogy különböző idősíkok vannak minden egyes általad használt eszközben.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Ena od drugih idej, ki se pojavijo, je ta, da imaš različno vrsto časa na vsaki napravi, ki jo uporabljaš.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Jiná myšlenka, která se nabízí je, že na každém přístroji, který máte, je jiný typ času.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.새롭게 등장한 다른 개념 중 하나는 여러분이 사용하는 각각의 기기는 다른 종류의 시간을 가지고 있다는 거죠.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Kolejną implikacją jest to, że każde z tych urządzeń daje nam inny czas.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Uma das ideias bastante populares é que temos um tipo diferente de tempo nos aparelhos que usamos.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.Ще одна ідея, що спадає на думку, — кожен з приладів, що ми користуємося, має різний тип часу.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.אחד הרעיונות האחרים שמגיעים זה שיש לכם סוג אחר של זמן על כל מכשיר שאתם משתמשים בו.
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.وفكرة أخرى خطرت ببالي .. هي انه اننا نملك عدة انواع من الازمنة .. تبعاً لكل جهاز تكنولوجيا نستخدمه
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.仲有就係, 你用嘅唔同設備可以比你擁有唔同類型嘅時間。
Akla gelen diğer fikirlerden biri de kullandığınız her araçta farklı bir zaman diliminde olduğunuzdur.別々の時間軸が現れるようになります ブラウザーのタブごとに違う時間軸にいるのです
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Cái mà chúng ta gọi "Trái Đất" thật ra chỉ tồn tại một thời gian ngắn.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Ceea ce numim noi o planetă ca Pământul e un interval foarte scurt de timp.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Ce qu'on appelle une planète de type terrestre occupe en fait un laps de temps très court
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Ciò che definiamo pianeta di tipo terrestre in realtà esiste per un breve intervallo di tempo.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Dét vi kalder en Jord-lignende planet, findes faktisk kun i et meget kort tidsrum.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.우리가 지구형 행성이라 부른 것은 사실 매우 짧은 시간입니다.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Lo que llamamos un planeta semejante a la Tierra es en realidad un período de tiempo muy corto.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Meidän Maan kaltaiseksi kutsumamme planeetta on olemassa vain lyhyen aikaa.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Was wir einen Erdähnlichen Planeten nennen ist eigentlich eine sehr kurze Zeitspanne.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Wat wij een planeet zoals de aarde noemen, is eigenlijk maar een heel kort tijdsbestek.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Ziemia, jaką znamy dziś, istnieje od bardzo niedawna.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Η πλανητική κατάσταση που ονομάζουμε Γη είναι στην πραγματικότητα ένα πολύ μικρό διάστημα χρόνου.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.Онова, което наричаме планета, подобна на Земята, всъщност е един много кратък интервал от време.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.То, что мы называем планета Земного типа, - это все лишь короткий промежуток времени.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.מה שאנו קוראים לו כוכב דמוי ארץ קיים למעשה בחלון זמן קצר.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.ما نسميه كوكبا شبيها بالأرض هو في الواقع فترة قصيرة جدا من الوقت.
Aslında dünya gibi bir gezegen diye adlandırdığımız şey çok kısa bir zaman dilimini kapsar.『レアアース』のおかげで
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.2/3 ほど増加し 利益は倍増したのです 正味82%の削減は
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.같은 기간동안 매출은 3분의 2가 증가했고 수익은 2배가 되었습니다.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Durant le même laps de temps les ventes ont augmenté de deux tiers et les profits ont doublé.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.În aceeaşi perioadă de timp vânzările au crescut cu două treimi şi profiturile s-au dublat.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.In dezelfde tijdsspanne zijn de verkopen toegenomen met tweederde en is de winst verdubbeld.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Nello stesso arco di tempo le vendite sono cresciute di 2/3 e i profitti sono raddoppiati.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.No mesmo período de tempo as vendas aumentaram em dois terços e os lucros duplicaram.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Sobre el mismo período de tiempo las ventas se incrementaron en dos tercios y las ganancias duplicaron.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Trong cùng quãng thời gian, lượng bán đã tăng 2/3 và lợi nhuận tăng gấp đôi.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Über die selbe Zeitspanne haben wir den Umsatz um 2/3 gesteigert und die Gewinne verdoppelt.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.W tym samym okresie sprzedaż wzrosła o dwie-trzecie i zyski się podwoiły.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.Κατά το ίδιο χρονικό διάστημα οι πωλήσεις αυξήθηκαν κατά δύο τρίτα και τα κέρδη διπλασιάστηκαν.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.В тот же промежуток времени продажи возросли на две третьих, а доходы удвоились.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.През съшия период от време продажбите са се покачили с 2/3 и печалбата се е удвоила.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.במרוצת אותה תקופה המכירות עלו בשיעור שני שלישים והרווחים הוכפלו.
Aynı zaman diliminde satışlar 2/3 oranında arttı ve kâr ikiye katladı.وعلى مدى تلك الفترة زاد حجم المبيعات إلى ثلثي الفترة الحالية وتضاعفت الأرباح
Aynı zaman diliminde yapılan organ nakillerinin gerçek sayısı ise aynı kaldı.Alors que sur la même période, le chiffre effectif des transplantations est resté quasiment inchangé.
Aynı zaman diliminde yapılan organ nakillerinin gerçek sayısı ise aynı kaldı.Enquanto, ao mesmo tempo, o número real de transplantes permaneceu quase o mesmo.
Aynı zaman diliminde yapılan organ nakillerinin gerçek sayısı ise aynı kaldı.Gleichzeitig ist die tatsächliche Anzahl an Transplantaten jedoch nahezu gleich geblieben.