Hep savaşmak... ultra zahmetli...Η εξόντωση είναι πιο μεγάλη ενόχληση!
Hep savaşmak... ultra zahmetli...А бороться изо всех сил... досаднее всего...
Ne zahmetli.Che seccatura.
Ne zahmetli.Co za udręka.
Ne zahmetli.Mikä harmi.
Ne zahmetli.Qué lata.
Ne zahmetli.Que maçada.
Ne zahmetli.Sikke et arbejde ...
Ne zahmetli.Vilken möda...
Ne zahmetli.Τι ενόχληση...
Ne zahmetli.Какая досада.
Ölmek... zahmetli...At dø er et hårdt arbejde ...
Ölmek... zahmetli...Att dö...är en möda...
Ölmek... zahmetli...Kuoleminen on harmi.
Ölmek... zahmetli...Morire... è una seccatura.
Ölmek... zahmetli...Morirse... es una lata...
Ölmek... zahmetli...Morrer... é uma maçada...
Ölmek... zahmetli...Umieranie... to udręka...
Ölmek... zahmetli...Ο θάνατος... είναι ενόχληση...
Ölmek... zahmetli...Умирать... досадно...
Pamuğun tiftiğin çekirdeğinden ayrılması oldukça zahmetli ve çok zaman alıyordu.목화에서 씨를 떼어내는 일은 단순하지만 시간이 많이 걸리는 일이었어요.
Pamuğun tiftiğin çekirdeğinden ayrılması oldukça zahmetli ve çok zaman alıyordu.Oddzielanie nasion od włókien było żmudne i czasochłonne.
Pamuğun tiftiğin çekirdeğinden ayrılması oldukça zahmetli ve çok zaman alıyordu.Separar as sementes da rama do algodão era aborrecido e demorava muito tempo.
Pamuğun tiftiğin çekirdeğinden ayrılması oldukça zahmetli ve çok zaman alıyordu.Separarea seminţelor de scamele de bumbac era plictisitoare şi consumatoare de timp.
Pamuğun tiftiğin çekirdeğinden ayrılması oldukça zahmetli ve çok zaman alıyordu.Separare i semi dalla fibra era un lavoro tedioso e che richiedeva molto tempo.
Pamuğun tiftiğin çekirdeğinden ayrılması oldukça zahmetli ve çok zaman alıyordu.Separar las semillas de las fibras era una tediosa y larga tarea.
Pamuğun tiftiğin çekirdeğinden ayrılması oldukça zahmetli ve çok zaman alıyordu.Séparer la graine du coton de sa fibre était fastidieux et prenait beaucoup de temps.
Pamuğun tiftiğin çekirdeğinden ayrılması oldukça zahmetli ve çok zaman alıyordu.Tách hạt từ bông là một công việc tẻ nhạt và tốn thời gian.
Pamuğun tiftiğin çekirdeğinden ayrılması oldukça zahmetli ve çok zaman alıyordu.Процесс очистки семян от хлопковолокна был трудоёмким и занимал много времени.
Pamuğun tiftiğin çekirdeğinden ayrılması oldukça zahmetli ve çok zaman alıyordu.הפרדת הזרעים מהכותנה היתה מפרכת וגוזלת זמן.
Pamuğun tiftiğin çekirdeğinden ayrılması oldukça zahmetli ve çok zaman alıyordu.فصل البذور عن ألياف القطن عملية شاقة وتستغرف وقتأ طويلاً
Şimdi ise, Mughal mutfağı gibi daha zahmetli ve pahalı yemekler oldukça revaçta. (Örneğin: Biryani)Ahora, cada vez más eligen platos más complejos y abundantes como biryani, de la cocina mogol, para el menú.
Şimdi ise, Mughal mutfağı gibi daha zahmetli ve pahalı yemekler oldukça revaçta.Teraz coraz częściej wybierane są bardziej złożone i obfite dania, takie jak biryani, z kuchni Mughlai.
Şimdi ise, Mughal mutfağı gibi daha zahmetli ve pahalı yemekler oldukça revaçta.شارك PaThaN swrov هذا التعليق، في29 نوفمبر 2017، على الساعة 9:36 صباحا ً
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."A mais penosa leitura que alguma vez tentei, uma fastidiosa, confusa trapalhada."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."A valaha legfárasztóbb olvasnivaló, fárasztó, zavaros zagyvaság."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Bacaan berat yang pernah saya baca, tulisan campur aduk yang melelahkan."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Cea mai dificilă lectură pe care am încercat-o, un talmeş-balmeş obositor şi confuz."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."de lastigste lectuur die ik ooit heb ondernomen, een vervelende, verwarde mengelmoes."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Den mest mödosamma läsning jag någonsin påbörjat, ett tröttande, förvirrat virrvarr."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."det besværligste læsning, jeg nogensinde har gjort, en trættende, forvirrende gang roderi."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Die mühsamste Lektüre, die ich je anging, ein ermüdendes, verwirrendes Wirrwarr."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."kaikista työläimpänä lukukokemuksena, uuvuttavana sekamelskana".
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."꾸란은 지금까지 읽어왔던 책 중에 가장 고되고, 지루하고, 당황스러운 것들의 뒤범벅"이라고 말이죠.
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."la lectura más dura que jamás inicié, una tediosa y confusa maraña".
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."la lecture la plus pénible que je n'ai jamais entreprise, un méli-mélo épuisant et confus."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."La lettura più faticosa che io abbia mai intrapreso, uno stancante, confuso guazzabuglio."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Najuciążliwsza pozycja do jakiejkolwiek sięgnąłem. Nużąca oraz bezładna mieszanina".
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."nejúmornějším čtením, které jsem kdy podnikl, lopotným, pomateným zmatkem."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."như một quyển sách gai góc nhất mà tôi từng đọc, một mớ bòng bong, một công việc thật sự vất vả."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."ένα από τα πιο κουραστικά αναγνώσματα που ξεκίνησα ποτέ, ένας δύσκολος, μπερδεμένος κυκεώνας."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."найбільш втомливим читанням за яке він коли-небудь брався, виснажливе й заплутане".
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."Най-изморителното четиво, с което някога съм се захващал, скучна, объркана бъркотия."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."הקריאה המתישה ביותר שלקחתי על עצמי, בלגאן מבלבל ומעייף."
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor."قراءة متعبة لم أتعهد بها أبدا من قبل، خليط مرهق ومربك".
"Şimdiye kadar karşılaştığım okuması en zahmetli, yıpratıcı ve karmaşık kitap." olarak tanımlıyor.退屈でわけの分からない寄せ集め」と酷評しています (笑)
Sonra da size nasıl gösterileceğini kanıtlayacağım. Bu birazcık daha zahmetli olacak.Но за целта ще ви покажа свойствата, след което ще ви покажа как могат да се използват те.
Tabii, tek tek çarpmak kadar zahmetli olamaz.عملية الضرب