Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.Jeg vil fremføre Herrens, Israels Guds veldige gjerninger, jeg vil prise din rettferdighet, din alene.
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.Jeg vil minde om den Herre HERRENs Vælde, lovsynge din Retfærd, kun den alene.
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.내가 주 여호와의 능하신 행적을 가지고 오겠사오며 주의 의 곧 주의 의만 진술하겠나이다
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.Kupuji perbuatan-Mu yang perkasa, ya TUHAN Allah, kumasyhurkan keadilan-Mu, keadilan-Mu saja
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.Pridem opevat mogočna dela Gospoda Jehove, s hvalo bom oznanjal pravičnost tvojo, samega tebe.
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.Prijdem v hrdinskej sile Pána Hospodina; budem pripomínať tvoju spravedlivosť, len teba samého.
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.Přistoupě k všelijaké moci Panovníka Hospodina, připomínati budu tvou vlastní spravedlnost.
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.Przystąpię do wysławiania wszelakiej mocy Pana panującego, będę wspominał własną sprawiedliwość twoję.
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.Virei na força do Senhor Deus; farei menção da tua justiça, da tua tão somente.
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.Voi spune lucrările Tale cele puternice, Doamne, Dumnezeule! Voi pomeni dreptatea Ta şi numai pe a Ta.
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.Θελω περιπατει εν τη δυναμει Κυριου του Θεου θελω μνημονευει την δικαιοσυνην σου, σου μονου.
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.Ще дойда и ще хваля мощните дела на Господа Иеова. Ще спомням Твоята правда, само Твоята.
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.אבוא בגברות אדני יהוה אזכיר צדקתך לבדך׃
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.آتي بجبروت السيد الرب. اذكر برك وحدك
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.我 要 來 說 主 耶 和 華 大 能 的 事 . 我 單 要 提 說 你 的 公 義
Ey Egemen RAB, gelip yiğitliklerini, Senin, yalnız senin zaferini duyuracağım.我 要 來說 主 耶和華 大能 的 事 . 我 單要 提說 你 的 公義
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››"Der Tod ist verschlungen in den Sieg. Tod, wo ist dein Stachel? Hölle, wo ist dein Sieg?"
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Død, hvor er din brodd? Død, hvor er din seier?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››"Død, hvor er din Sejr? Død, hvor er din Brod?"
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››¿Dónde está, oh muerte, tu victoria? ¿Dónde está, oh muerte, tu aguijón
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››"Dood, je kunt de overwinning wel vergeten. Dood, wat voor kwaad zul je nu nog doen?" (c)
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Dov'è, o morte, la tua vittoria? Dov'è, o morte, il tuo pungiglione
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Du död, var är din seger? Du död, var är din udd?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Gdzież jest, o śmierci! bodziec twój? Gdzież jest, piekło! zwycięstwo twoje?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››"Hai maut, di manakah kemenanganmu? Hai maut, di manakah bisamu?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Halál! hol a te fullánkod? Pokol! hol a te diadalmad?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Hỡi sự chết , sự thắng của mầy ở đâu ? Hỡi sự chết , cái nọc của mầy ở đâu ?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Hỡi sự chết, sự thắng của mầy ở đâu? Hỡi sự chết, cái nọc của mầy ở đâu?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Kde jest, ó smrti, osten tvůj? Kde jest, ó peklo, vítězství tvé?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Kje je, smrt, tvoja zmaga? Kje je, smrt, tvoje želo?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››사망아 너의 이기는 것이 어디 있느냐 사망아 너의 쏘는 것이 어디 있느냐
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››"Kuolema, missä on sinun voittosi? Kuolema, missä on sinun otasi?"
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››O mort, où est ta victoire? O mort, où est ton aiguillon?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Onde está, ó morte, a tua vitória? Onde está, ó morte, o teu aguilhão?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Smrť, kde je tvoj osteň? Kde, peklo, tvoje víťazstvo?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Unde îţi este biruinţa, moarte? Unde îţi este boldul, moarte?``
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Που, θανατε, το κεντρον σου; που, αδη, η νικη σου;
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Де в тебе, смерте, жоло? де в тебе, пекло, побіда?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Защото ще дойда при вас след като мина през Македония; (понеже през Македония минавам);
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››Смерть! где твое жало? ад! где твоя победа?
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››איה עקצף המות איה שאול בצחונך׃
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››اين شوكتك يا موت. اين غلبتك يا هاوية.
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››死 阿 、 你 得 勝 的 權 勢 在 那 裡 . 死 阿 、 你 的 毒 鉤 在 那 裡
‹‹Ey ölüm, zaferin nerede? Ey ölüm, dikenin nerede?››死 阿 、 你 得 勝 的 權勢 在 那 裡 . 死 阿 、 你 的 毒 鉤 在 那裡
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Ansigtet på en, der imod alle odds, er på grænsen til en episk sejr.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Ansiktet på någon som mot alla odds är på gränsen till en storvinst.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Das Gesicht derer, die entgegen aller Widrigkeiten am Rande eines epischen Sieges stehen.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.El rostro de alguien que, contra toda apuesta, está al borde de un triunfo épico.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Fața cuiva care, împotriva sorții, este pe cale de a obține un câștig epic.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Gương mặt của một người mà, vượt qua các trở ngại, đang rất gần một chiến thắng lịch sử.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Het gezicht van iemand die, tegen alle verwachtingen in, op het punt staat een 'epic win' te behalen.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.모든 역경에 맞서 웅대한 승리에 다다른 사람의 표정입니다.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.L'espressione di qualcuno che, contro tutte le aspettative, è a un passo da una vittoria epica.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Le visage de quelqu'un qui, contre toute attente, est sur le point de remporter une victoire héroïque.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Twarz kogoś, kto - wbrew wszelkim przeszkodom - jest na progu epickiego zwycięstwa.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Valakinek az arca, aki, minden valószínűség ellenére, az epikus győzelem peremére ért.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Το πρόσωπο κάποιου που, ενάντια σε όλα τα προγνωστικά, βρίσκεται πριν από μια επική νίκη.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Лицето на човек, който въпреки всичко е на ръба на епична победа.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.Лицо человека, который, несмотря на все трудности, находится на грани эпической победы.
Garip tüm şeylere karşı olan birisinin yüzü, destansı bir zaferin eşiğindedir.הבעת הפנים של מישהו, שכנגד כל הסיכויים, נמצא על סף נצחון אפי.