zıt ile cümle

zıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Böylelikle, aslında zıt şeyler birbirinin aynısıdır, ama dereceleri farklıdır.Iš tikrųjų, jie labai panašūs, tačiau skiriasi paskirtis.
Marks için mücadele, birlik ve zıtların birliği olan diyalektiğin özüdür.K. Marx: dialektika kui vastanditevaheline võitlus ja ühtsus.
Aynı yüke sahip parçacıklar birbirini iterken, zıt yüke sahipler birbirini çeker.Kui merelained on piisavalt tugevad, liiguvad kettad üksteise peale.
SN2 Tepkimesinin mekanizmasında nükleofil ayırlan kısmın zıt tarafında yani tam karşısından moleküle yaklaşır.SN2 protsessis nukleofiili atakk toimub lahkuva rühma suhtes teiselt poolelt.
[ Alternatif Çözümler ] [ 1) Zıtlaşmamak / 2) Kelimeyi söylemek][Alternative Lösungen] [ 1) In keine widersprüchlichen Konversationen geraten 2) Anderen das Wort erteilen ]
[ Alternatif Çözümler ] [ 1) Zıtlaşmamak / 2) Kelimeyi söylemek][ Soluciones alternativas ] 1) No involucrarse en conversaciones contradictorias. 2) Dales la palabra.
[ Alternatif Çözümler ] [ 1) Zıtlaşmamak / 2) Kelimeyi söylemek][Solusi Alternatif] [1) Tidak untuk masuk ke percakapan bertentangan / 2) Beri mereka bahan pertimbangan ]
[ Alternatif Çözümler ] [ 1) Zıtlaşmamak / 2) Kelimeyi söylemek]Solutions Alternatives 1)Ne pas entrer dans une conversation contradictoire 2) Donnez leur le monde
[ Alternatif Çözümler ] [ 1) Zıtlaşmamak / 2) Kelimeyi söylemek][Soluzioni alternative] [1) Non entrare in conversazioni contradditorie /2)Dagli la parola]
[ Alternatif Çözümler ] [ 1) Zıtlaşmamak / 2) Kelimeyi söylemek][Vaihtoehtoiset ratkaisut] [ 1) Älä joudu ristiriitaiseen keskusteluun / 2) Anna heille mahdollisuus ]
[ Alternatif Çözümler ] [ 1) Zıtlaşmamak / 2) Kelimeyi söylemek]Алтернативни решения 1) Не влизайте в пререкания 2) Дайте им думата
Ama dikkatli ol. Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Porque não devem querer uma justaposição infeliz, quando se está a falar de uma coisa em vez da outra.
Ama dikkatli ol. Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Αλλά πρόσεχε, επειδή δεν θέλεις να έχεις ατυχή παράθεση όπου μιλάς για το ένα αντί για το άλλο.
Ama klişe bir sözün dediği gibi tahminimce bakış açısı zıtlıklardan kazanılıyor.Pero tal como dice el refrán, supongo que la perspectiva se obtiene del contraste.
Ama tamamen zıt yöne bakıyor.Ale jsme v opačném směru.
Ama tamamen zıt yöne bakıyor.방향만 정반대인 거고요
Ama tamamen zıt yöne bakıyor.Pero estamos sólo en la exacta dirección opuesta.
Ama tamamen zıt yöne bakıyor.反転しています。
A'nın kütlesi B'nin 2 katı iken A'nın hızı B'nin yarısı ve zıt yönde. -Мы определили, что y компонента скорости мяча А равна 1 метр в секунду.
A'nın kütlesi B'nin 2 katı iken A'nın hızı B'nin yarısı ve zıt yönde. -חישבנו את רכיב y של המהירות של כדור A, שהיה 1 מטר לשנייה.
Aynı büyüklükte ve zıt yönde. -울직이게 하는게 낫겠네요- 하지만 저희는 쿨롱의 법칙에 나오는 힘의 정확한 정반대의 힘을 줘야합니다
Aynı büyüklükte ve zıt yönde. -להניע אותו, אך עלינו להפעיל כוח שהוא בדיוק שווה בגודלו ומנוגד בכוונו לכוח האלקטרוסטטי,
Aynı sistemde, buna zıt düşen bir fikir daha var: Cevapları uydurmak yerine bulmaya çalışan bilim.Στο ίδιο σύστημα έχουμε μια αντιφατική ιδέα, ονομάζεται επιστήμη, η οποία προσπαθεί να βρει απαντήσεις
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Același cuvânt: "normal", avea două înțelesuri, aproape opuse.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Ce même mot, " normal ", avait deux sens différents, presque opposés.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Cùng một từ đó, "bình thường" nhưng có đến hai nghĩa gần như trái ngược nhau.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Dasselbe Wort, "normal", hatte zwei unterschiedliche, fast gegensätzliche Bedeutungen.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Datzelfde woord, 'normaal', had twee verschillende haast tegengestelde betekenissen.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Essa mesma palavra, "normal," tinha dois significados diferentes, quase opostos.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Kata yang sama, "normal," memiliki dua makna yang berbeda dan hampir berlawanan.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.그 똑같은 단어, "정상적인,"은 두가지 의미를 지녔었죠, 거의 반대의 의미를요
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.La misma palabra "normal" tenía 2 significados diferentes y hasta casi opuestos.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.La stessa parola "normale" aveva due significati diversi, quasi opposti.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Tego samego słowa: "norma" użyto w dwóch różnych, niemal sprzecznych kontekstach.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.To samé slovo, "normální," mělo dva rozdílné, skoro až opačné významy.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Εκείνη η ίδια λέξη, "φυσικά," είχε δύο διαφορετικές, σχεδόν αντίθετες έννοιες.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Одно и то же слово "нормальный" имеет два разных, почти противоположных значения.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Същата тази дума, "нормално," имаше две различни, почти противоположни значения.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.Те саме слово "звичайно" має два відмінних, майже протилежних значення.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.לאותה מילה, "נורמלי", היו שתי משמעויות שונות וכמעט הפוכות.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.تلك الكلمة نفسها، "عادي،" كان لها معنيان مختلفان، ومتضادان تقريبا.
Aynı sözcük, "normal", iki farklı hatta zıt anlamlara sahipti.二つ別々の ほとんど逆の意味で用いられています 今日このあとに
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.저는 또한 우리나라의 많은 부분, 그리고 특히 세계의 여러 곳에서 빈곤의 반대어는
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.Také jsem přesvědčen, že na mnoha místech této země, a určitě mnohde po světě, opakem chudoby není bohatství.
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.אני גם מאמין שבחלקים רבים בארץ הזו, ובוודאי בחלקים רבים בעולם,
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.وأؤمن أيضاً أنه في أماكن كثيرةٍ من هذا البلد ، وبالتأكيد في مناطق كثيرة من هذا العالم ،
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.またもちろん地球の多くの地域で 貧困の正反対に位置するのは富ではない という世界になっていると 確信しています
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.Ce cred de fapt este că în prea multe locuri, contrariul sărăciei este dreptatea.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.Credo invece che l'opposto della povertà sia la giustizia.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.En fait, je pense que, dans de trop nombreux endroits, le contraire de la pauvreté, c'est la justice.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.En verdad pienso que en muchas partes lo opuesto a la pobreza es la justicia.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.Ich glaube, dass an zu vielen Orten das Gegenteil von Armut Gerechtigkeit ist.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.Ik denk dat op teveel plaatsen, het tegenovergestelde van armoede, gerechtigheid is.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.Jag tror faktiskt, att på för många platser, är motsatsen till fattigdom rättvisa.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.저는 사실 너무나도 많은 곳에서 빈곤의 반대는 정의라고 생각합니다.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.Na verdade, penso que, em demasiados lugares, o contrário de pobreza é a justiça.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.Szerintem túl sok helyen a szegénység ellentéte az igazságosság.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.Uważam, że w zbyt wielu miejscach przeciwieństwem biedy jest sprawiedliwość.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.Vlastně si myslím, že na příliš mnoha místech opakem chudoby je spravedlnost.
Bence pek çok yerde, fakirliğin zıttı adalet.Για την ακρίβεια πιστεύω ότι σε πάρα πολλά μέρη, το αντίθετο της φτώχειας είναι η δικαιοσύνη.
İlgili Sayfalar