zıt ile cümle
zıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Zıt olarak genel görelilik pek kullanışlı gözükmedi.A nivel nacional, la asistencia no fue tampoco muy espectacular.
İkisi de yolun zıt taraflarına gömüldüler.Ambos corren hacia el sepulcro.
Konsantrik konturlar genelde zıt renktedir.El agua residual reciente suele tener un color grisáceo.
Zita kendisine yükletilen işlerin Tanrı tarafından takdir edildiğine inanmış biriydi.¿Está satisfecha cada criatura con el papel que Dios le ha asignado?
Buna zıt olarak, millleştirme sosyal mülk veya ekonomik sistemin yeniden yapılandırılmasına atıfta bulunmaz.En otro orden de cosas, debe evitarse también poner en peligro algún ecosistema o hábitat.
Zıt olarak, testosteron gibi erkek eşey hormonları bağışıklık baskılayıcı olarak görünmektedirler.Per contro, gli ormoni sessuali maschili, come il testosterone, sembrano essere immunosoppressivi.
Yarışmanın sunuculuğunu Denise Fabre ve Léon Zitrone yapmıştır.Per la prima volta il concorso fu presentato da due persone: Denise Fabré e Léon Zitrone.
Ancak bazen iki kardeş birbirleri ile zıt duruma düşmüşlerdir.I due uomini sono legati tra loro: sono fratelli.
Antagonist çelişki, zıt olan farklı sosyal sınıflar arasında uzlaşmaz çelişkiyi ifade eden terim.La contraddizione antagonistica è l'impossibilità di compromesso tra classi sociali differenti.
Zıt olarak genel görelilik pek kullanışlı gözükmedi.Sfortunatamente l'emodialisi non si è dimostrata di alcuna utilità.
Buna zıt olan bir görüş de var.E mi viene in mente anche un'altra cosa.
İkisi de yolun zıt taraflarına gömüldüler.Esse furono collocate su entrambi i lati del miḥrāb.
Bir takım Jedilar Güç'ün aydınlık yüzüne tamamen zıt olan yeni bir Güç keşfetmişti: Güç'ün Karanlık Yüzü.Le sue lacrime si plasmarono in una nuova fonte di potere, l'Occhio della Vita.
Yani bir nevi İhsan Yıldırım'a benzemekte ve onunla sürekli zıtlaşmaktadır.Esso è un involucro fluidico che assomiglia al corpo e lo accompagna sempre.
Demokrasiye zıt bir kavramdır.Il difficile cammino verso la democrazia.
Doktor'un ve Clara'nın TARDIS'leri uzayda birbirlerine zıt ve çapraz şekilde uçarken bölüm sona erer.Обе ТАРДИС Доктора и Клары разминаются в космосе.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .Доски вращаются в разные стороны.
Demokrasiye zıt bir kavramdır.Демократия должна быть разумной.
Zite 7 Aralık 2015'te kapatıldı.7 мая 2015 года проект закрыт.
19 Eylül 2015'te Zitao, Versus Versace tarafından davet edildikten sonra London Fashion Week'e katıldı.19 сентября Тао посетил Лондонскую неделю моды по специальному приглашению Versus Versace.
Bu yargıya karşı bazı zıt yargılar var.Есть несколько судебных исков относительно этого вопроса.
Şeyler arasındaki zıtlık, isimlerin farklılığından kaynaklanır.Различия в именах возникли вероятно из-за путаницы.
Manzara ve figür arasındaki ilişki Leonardo'nun göze çarpan mizansenine açık bir zıtlık sunar.Её состояние и внешний вид вызвали у депутатов эстетический шок.
Güneş lekeleri genelde zıt manyetik kutuplara sahip çiftler olarak bulunur.عادةً ماتنشأ البقع الشمسية بين زوجين من الأقطاب المغناطيسية.
Tren raydan çıkarak zıt yönde gelmekte olan bir kömür trenine çarpar.تجهيز الحفرة من الداخل بقاعدة حديدية لحمل السيارة.
Zite 7 Aralık 2015'te kapatıldı.Zite foi fechada em 7 de dezembro de 2015.
19 Eylül 2015'te Zitao, Versus Versace tarafından davet edildikten sonra London Fashion Week'e katıldı.Em 19 de setembro de 2015, Zitao participou da London Fashion Week depois de ser convidado por Versus Versace.
Filmin müzikleri ise Carl Zittrer'a aittir.A trilha sonora é de Carl Zittrer.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .O grupo nota que as hélices giram em outra direção.
Zıt olarak, testosteron gibi erkek eşey hormonları bağışıklık baskılayıcı olarak görünmektedirler.Pelo contrário, as hormonas sexuais masculinas como a testosterona aparentam ser imunossupressoras.
Gece ve gündüzü, ak ve karayı, aydınlık ve karanlığı (yaruk ve karuk), evrendeki çiftli zıtlığı simgeler.Como eles cantam, os elevadores escuridão e o sol brilha fazendo com que todos (o povo) feliz.
Hobbes ile Locke'un zıt düştüğü nokta ise alanın uzandığı yerler.Onde Hobbes e Locke diferem é a extensão da zona.
Her fermiyonun ayrı bir zıt parçacığı bulunur.Todo grafo tem pelo menos uma árvore parcial.
Tünel protokolü tipik olarak, OSI ya da TCP/IP gibi katmanlı protokol modelleriyle zıtlık gösterir.Tunelamento normalmente contrasta com um modelo de protocolo em camadas como aqueles do modelo OSI ou TCP/IP.
Zıt olarak genel görelilik pek kullanışlı gözükmedi.Isso, porque o saneamento básico era muitíssimo raro.
Kendi zıt parçacıkları antikuark olarak bilinir.Seus livros foram classificados como antissemitas.
Zıt iki kutup birbirine dokunur ve birbirleri içinde kaybolurlar.Ainda sobram duas moedas e eles partilham-nas entre si.
Buna zıt olarak Hindistan'da sekülerizm sözcüğü din ve devlet ayrılığını ifade etmemektedir.Isso ocorre porque na Islândia não há separação entre religião e estado.
Devalüasyon kavramının zıttıdır.O oposto da revalveração é devalverização.
Zita kendisine yükletilen işlerin Tanrı tarafından takdir edildiğine inanmış biriydi.Acredita-se que ele abençoa aqueles que meditam sobre ele.
Haziran 2015'te Zitao Çin'de 黄子韬Z.TAO Studio adlı şirketini kurdu.Em junho de 2015, Zitao criou uma agência oficial chinesa, 黄子韬 Z.TAO Studio.
İslami teorisyenlere göre Ahura Mazda, Yüce Rabb’dir ve bütün zıtlıkların yaratıcısıdır.O rei Xerxes diz: Pela graça de Ahura Mazda eu construí este Portal de Todas as Nações.
Yaklaşık MÖ 1320de Milliwanda şehri Arzawa'lı Uhha-Ziti'nin isyanına destek göstermiştir.Ergens rond 1320 v.Chr. steunde Millawanda de rebellie van Uhha-Ziti van Arzawa.
Yarışmanın sunuculuğunu Denise Fabre ve Léon Zitrone yapmıştır.Het programma werd gepresenteerd door Denise Fabre en Léon Zitrone.
Her fermiyonun ayrı bir zıt parçacığı bulunur.Voor elke soort schroef bestaat er een aparte bit.
Bugün Meksika’da La Malinche hala çok zıt özellikleriyle gündemde yer alır.In Le Menec staan 11 rijen van menhirs bijna evenwijdig aan elkaar.
Taşıt hareket hâlinde iken en önde kalan kısımdır ve pupa (kıç) kavramının zıttıdır.De voorrand is bovenaan scherp maar onderaan afgerond terwijl de achterrand juist onderaan scherper is.
Zıt olarak genel görelilik pek kullanışlı gözükmedi.Ten tijde dat het verscheen leek het geen praktisch belang te hebben.
Diğer rollerde ise Zita Johann, David Manners ve Edward Van Sloan yer aldı.Hoofdrollen werden vertolkt door Boris Karloff, Zita Johann, David Manners en Edward van Sloan.
Haram teriminin zıt anlamındadır.Stel er wordt de overtreding burengerucht (art.
İkisi de yolun zıt taraflarına gömüldüler.Ze staan aan weerszijden van de twijgen.
Bu sembolik tezat, Alman ve İngiliz romantizmi arasındaki zıtlığı vurgular.Te symboliczne zestawienie sugeruje kontrast między niemieckim i angielskim romantyzmem.
Ligeia ile Rowena estetik açıdan birbirinin zıttıdır.Ligeja i Rowena to estetyczne przeciwieństwa.
Shinigamilere zıt olarak Quincy, dövüşmek için çevrelerinden enerji emerler.Podczas gdy Shinigami funkcjonują korzystając wyłącznie z własnej energii, Quincy absorbują ją z otoczenia.
Zita (Ζ ζ) (Yunanca:Ζήτα, Zita) Yunan alfabesinin altıncı harfidir.Dzeta (ζῆτα, pisana Ζζ) – szósta litera alfabetu greckiego.
Zıt alamı da "tesi"dir.Thou to zaimek „ty”.
Wehrmacht, Zitadelle Harekâtı'nı 5 Temmuz 1943’te başlattı.5 lipca 1943 roku rozpoczęła się operacja „Cytadela”.
Bu kelime “Kaşer” (koşer) kelimesinin zıt anlamlısı olarak kullanılır.Użyjmy jako słowa-klucza słowa SZYFR.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .Każdy z wirników porusza się w przeciwnym kierunku.
Buna zıt olan bir görüş de var.Tu również było w czym wybierać.
İlgili Sayfalar