Ana içeriğe geç
Sözlük

zır ile cümle

zır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Orijinal Yoga Sistemi'nin zirvesidir.Questo è difatti lo scopo principale dello yoga.
Zırhlar Orta Dünya'daki savaşçılar genellikle zincir zırh ya da pul zırh kullanırdı.I soldati della Terra di Mezzo utilizzavano di solito armature di maglia o a scaglie.
Türkiye, Pakistan'ın ricası üzerine Hindistan'ı uluslararası bir zirveye çağırmadı.Tuttavia, non chiederà l'adesione di Taiwan all'ONU.
Her iki numarada da zirveye yükseldi.In entrambe le gare ha partecipato con una Alta.
Zira bu konuda İngiltere ile bir çekişme halindedirler.In questo periodo la Spagna era in guerra con l'Inghilterra.
Albüm, grubu kariyerinin zirvesine ulaştırmıştır.L'album segna una svolta nella carriera della band.
Kişisel savunmanızı çeşitli zırh ve teçhizatlarla yapılır.È possibile equipaggiare il proprio personaggio con vari armamentari ed accessori.
Vuruş Zirvesi: Gerçek adı Robert William Sawyer'dır.Il suo vero nome è Robert Sawyer.
Demir Adam zırhını uzaktan kontrol ederek.Personale di smalti su ferro.
Şarkı birçok Avrupa listesinde zirvede yer aldı.La canzone ha avuto alti piazzamenti in classifica nella maggior parte dei mercati europei.
Dük Jacob Kettler'in yönetimi altında, düklük refah seviyesinde zirveye ulaşmıştır.Sotto il comando del duca Giacomo Kettler, il ducato raggiunse il suo periodo di massimo splendore.
Havalimanı 952,457 yolcu taşıyarak 1990 yılında operasyonel zirveye vardı.Nel 1990 all'aeroporto sono transitati 952.457 passeggeri, il numero massimo nella sua storia.
İlk zırhlı kruvazör, 1875 yılında suya indirilen HMS Shannon'dur.Il primo incrociatore corazzato fu il britannico Shannon nel 1875.
Quad 4 tekerli zırh delici roket fırlatan bir araçtır.Quad (AHO): veloce mezzo a quattro ruote, armato con missili.
Son olarak zırhlı savaş gemileri direksiz olarak gösterilmektedir.Le navi corazzate sono le seguenti.
Eğer çıkarsa üstün donanımlı bir zırh giyerek çıkar.Quando lavora in squadra indossa un enorme armatura d'assalto.
İlçede yalnızca T.C Ziraat Bankası şubesi bulunmaktadır.Gioca nel ruolo di libero nel T.C. Ziraat Bankası Spor Kulübü.
İlçede Ziraat Bankası, Türkiye İş Bankası, Akbank ve Halkbank banka şubeleri bulunmaktadır.La transazione fu operata grazie alla banca statale turca, la Halkbank.
Dingyuan "zırhlı taret gemisi" tipinde tasarlanmıştı.Il design della Dingyuan era tipico delle navi con una torre corazzata.
Wallaby Zırhlı mühimmat taşıyıcı araç Sexton araçları için 25 pdr mühimmat taşıyordu.Wallaby Veicolo per il trasporto munizioni, al servizio dei gruppi di artiglierie semoventi Sexton.
Zırh olarak ise kask ve çelik yelek sunuluyor.Škoda diventa fabbrica di acciaio e armamenti.
Ziraat Bankası - (11.)Aimerico (1110-?)
Futbolun Zirvesi: Dünya Kupaları, sf.La Coppa d'Oro dei Campioni del Mondo (sp.
En fazla işçilik gerektiren zirai üründür.È l'occupazione più importante come per un adulto lo è il lavoro.
Zira onu o göreve getiren benim.Naturalmente, fu lei ad accompagnarmi all'appuntamento.
Orada ebeveynleri Ziri Sultanı Tamim ibn al-Mu'izz himayesinde iş bulmuşlardır.Poi rimangono soli, a eccezione della notte, quando i genitori ritornano per portar loro il cibo.
İlk zirve 14 Aralık 2005 tarihinde Malezya'nın Kuala Lumpur kentinde gerçekleştirildi.Il primo vertice si è tenuto a Kuala Lumpur il 14 dicembre 2005.
Musala (Bulgarca Мусала), Bulgaristan'da, Rila Dağı’nın zirvesidir.Il Monte Mussala (in bulgaro Мусала, Musala) rappresenta la vetta più elevata del massiccio del Rila.
Zırhlı savaş aracıAssociazione d'arma
Zirvesinde bir krater gölü bulunmaktadır.Il suo cratere contiene un lago.
Bu takım, İngiliz yapımı silah ve zırhlı araçları kullanıyor.Il giocatore può usare delle chiavi inglesi come armi.
Ayrıca, zirveye teleferik ile çıkılabilir.Può anche viaggiare tramite le linee telefoniche.
Aort arkı: Ters U gibi görünen zirve noktasıdır.Link: di colore arancione; indica un punto di attesa.
Zırh kalınlığı ise 152 mm'dir.Il loro calibro era di 154 mm.
Ada Rishiri Dağı'nın koni şeklindeki sönmüş volkanik zirvesi oluşmuştur.L'isola è formata dalla vetta vulcanica estinta a forma di cono del monte Rishiri.
Victoria Zirvesi'yle de çevrelenmiştir.Giocò inoltre per il Viktoria Zizkov.
Çift taretli, Daha kalın zırhlı, süspansiyonlar yenilendi.Doppia torretta, corazzatura più spessa, sospensioni migliorate.
Albümden 4 şarkısı Avustralya'da ilk 10'a giren sanatçı, bunlardan ikisini zirveye sokmayı başardı.Per la prima volta 4 canzoni di uno stesso artista, dello stesso album, arrivarono alla top ten.
BT-IS – Prototip ağır eğimli zırha sahip ileride T-34 modelinde kullanıldı.BT-IS - Prototipo/test di concetto di armatura pesantemente inclinata, antesignana della corazza del T-34.
Bu albümle de Avustralya'da zirveye yerleşen Goodrem, Yeni Zelanda'da da 7 numaraya kadar çıkmıştı.Il singolo ha lanciato le The Veronicas anche in Nuova Zelanda, in cui sono arrivate alla numero sette.
Bu durum zırhın gerekliliğini açıklar.Ciò spiega l'aridità del clima.
İlk Badger modelleri Ram Kangaroos zırhlı araçlarına Wasp II model alev makinesi takılarak olarak üretildi.I primi Badger erano Ram Kangaroo dotati del lanciafiamme Wasp II, installato al posto della mitragliatrice.
Yapım tekniği ağırlıklı olarak betonarme olmakla birlikte yer yer zırh olarak çelik ve granit kullanılmıştır.Quando il peso da sostenere è veramente enorme, si utilizzano cavi d'acciaio e motori.
Tiger Tank: Wehrmacht'a ait ağır zırhlı tank.Tank Commander: un Tank più resistente.
Beş hafta boyunca listenin zirvesinde kaldı.È rimasto in classifica per altre cinque settimane.
Titt bir süre ziraat mühendisi olarak işine devam etti.Ewry continuò a lavorare come ingegnere.
Yine de, zırh yüzeyine gelen tamamen dik bir darbe, perçinlenmemiş zincir bağlantılarının arasından geçebilir.Più barrette collegate tra loro compongono una catena invalicabile.
Alm. Resimler Alm. Mont Blanc zirvesinden inişAlpi del Monte Bianco Massiccio del Monte Bianco
Tanrım, onları bağışla; zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.Отче, прости им, ибо не знают, что делают.
Dağın zirvesi karla kaplı.Вершина горы покрыта снегом.
Everest dünyanın en yüksek zirvesidir.Гора Эверест - высочайшая вершина мира.
Zirve, dünya genelinde barışa katkıda bulundu.Саммит способствовал миру во всём мире.
Ali bu sezon formunun zirvesinde.Александр находится на пике формы в этом сезоне.
Zira onu bu hâliyle dinlemekten fazlasıyla mutluymuşuz meğer."Надеюсь, мы прошли это прослушивание».
Allah'tan kork, zira Allah korkusu selamettir.Бойтесь Аллаха!
Acısı şiddetlenerek artar, ancak zirve yaptığı anda birden kesilir.Он совершает зло, но ему горько, когда приходится так поступать».
Patika yer yer kaybolsa da zirveye kadar devam etmektedir.И когда при соединении они не сошлись, Дела сжал землю, и от этого образовались земляные горы.
Zira bu sırrı öğrenmeleri durumunda Mısırlılar onu öldürecektir ("How I Know You").Она приказывает ему сохранить её происхождение в тайне, иначе египтяне убьют её ("How I Know You").
Patlamanın ışık eğrisinde birkaç farklı zirve vardı ve yaklaşık 80 saniye sürdü.Всплеск имел несколько пиков на кривой яркости и длился около 80 секунд.
Stegosaurların kardeşleri kemik plakalarla çevrilmiş (zırhlanmış varsayılır) ankylosaurilardır.Толебай батыр Айбасулы (Төлебай батыр Айбасұлы) — батыр, Брат Арыстанбай батыр Айбасулы.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod