Zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli olan Ben'im.And I am the Relenting, the Merciful!
Zira Allah alîmdir, hakîmdir (her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).Wise;
Zira onlar isyan edip sınır tanımıyorlardı.That is because they disobeyed and were ever transgressing.
Zira onlar anlayışsız bir topluluktur.That is because they are a people who understand not.
Zira o, sizin için apaçık bir düşmandır.Surely he is to you an open enemy.
Zira Rabbinin emri gelmiştir.Indeed, the Commandment of your Lord has gone forth.
Zira O, yaptıklarınızı görmektedir.Verily, He is All-Seer of what you do.
Zira ben, beni yalanlayacaklarından korkuyorum.I fear that they will belie me."
Zira zannın bir kısmı günahtır.Avoid much suspicions, indeed some suspicions are sins.
Rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana tuzak kurarlar; zira şeytan insanın apaçık düşmanıdır".Relate not your vision to your brothers, lest they arrange a plot against you. Verily!
Zira kendisi ne de olsa yardım görmüştür.Verily, he is helped (by the Islamic law).
Zannın çoğundan sakının, zira zannın bir kısmı günahtır.Avoid much suspicions, indeed some suspicions are sins. And spy not, neither backbite one another.
Zira Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametlidir.Truly, Allah is full of kindness, the Most Merciful towards mankind.
Zira ben onların tevbelerini kabul ederim.These, I will accept their repentance.
Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.And indeed they are liars.
Zira Allah bağışlayan, esirgeyendir.And Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.
Zira biz seni, iyilik edenlerden görüyoruz.Indeed we think that you are one of the Muhsinun (good-doers - see V. 2:112)."
Zira O, kullarını hakikaten bilip görmektedir.He is the All-Knower, the All-Seer of His slaves."
Zira o, sıdkı bütün bir peygamberdi.Verily! He was a man of truth, a Prophet.
Zira onlar (o memleketin halkı), gerçekten fena işler yapan kötü bir kavimdi.Verily, they were a people given to evil, and were Fasiqun (rebellious, disobedient, to Allah).
Zira biz onu yazmaktayız.We record it in his Book of deeds.
Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır.Verily, they are to be drowned.
Zira bizden yardım göremeyeceksiniz!Certainly, you shall not be helped by Us.
Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum.I fear that they will belie me."
Zira bu, büyük bir günahtır.Surely, this is a great sin.
Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; zira kâfir kavimden başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez."Certainly no one despairs of Allah's Mercy, except the people who disbelieve."
Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır!Verily, they are to be drowned.
Zira bizden yardım göremeyeceksiniz.Certainly, you shall not be helped by Us.
Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum."I fear that they will belie me."
Zira Allah işlediğiniz her şeyi görmektedir.Certainly, Allah is All-Seer of what you do.
Zira Allah gafurdur, rahîmdir (affı ve merhameti boldur).And Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.
Zira sen sadece uyaran bir elçisin.But you are only a warner.
Zira eşinin suçlularla beraber kalmasını gerekli gördük.”Them all we are surely going to save (from destruction).
Zira bütün varlıklar içinde tartışmaya en düşkün olan, insandır.But, man is ever more quarrelsome than anything.
Zira siz Bizden hiçbir surette yardıma mazhar olmayacaksınız.”Certainly, you shall not be helped by Us.
Zira Allah hesabı pek çabuk görür. [25,23]And Allah is Swift in taking account.
Kendilerine hainlik edenleri savunma; zira Allah, hainlik yapıp günah işleyen insanı sevmez!And do not argue on behalf of those who deceive themselves. God does not love the deceitful sinner.
Zira Rabbinin emri gelmiştir. Mutlaka onlara, geri çevrilmez azab gelecektir!"The command of your Lord has come; they have incurred an irreversible punishment.”
Zira) Rabbinin yanında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.A day with your Lord is like a thousand years of your count.
Zira kafirler, size apaçık düşmandırlar.The disbelievers are your manifest enemies.
Artık o da öldürmekte aşırı gitmesin. Zira kendisi ne de olsa yardım görmüştür.But he should not be excessive in killing, for he will be supported.
Nedametin bugün size hiç faydası dokunmaz; zira haksızlık etmiştiniz, şimdi azabda ortaksınız.What an evil companion!
Ziraatçıları da imrendirir/hayran bırakır bu ekin.Through them He enrages the disbelievers.
(Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır.And do not follow the other paths, lest they divert you from His path.
Zira iyilik edenlerin aleyhine bir yol (sorumluluk) yoktur.In no way can the righteous be blamed.
Zira onlar doğru yola gitmemişlerdi.They were not guided.
Zira o, bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur.It is immoral, and an evil way.
Sen, Rabbine davet et. Zira sen, hakikaten dosdoğru bir yoldasın.And invite to your Lord; you are upon a straight guidance.
Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma! Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır.And do not speak to me concerning those who did wrong; for they are to be drowned.”
Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider.It is like a rainfall that produces plants, and delights the disbelievers.
Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Zira bu, büyük bir günahtır.And do not consume their properties by combining them with yours, for that would be a serious sin.
Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma! Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır!And do not speak to me concerning those who did wrong; for they are to be drowned.”
Firavun'a, zira o iyice azdı.He has tyrannized.
Zira onlar, ALLAH'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyorlardı.That is because they rejected God’s revelations, and killed the prophets unjustly.
Zira onlar ayetlerimizi yalanladılar ve aldırış etmediler.That is because they denied Our revelations, and paid no attention to them.
İntikam duygusuyla öldürmede sınırı aşmasın; zira kendisine yardım edilmiştirBut he should not be excessive in killing, for he will be supported.
Zira O, yaptıkları işlere göre bir topluluğa karşılık verir.He will fully recompense people for whatever they have earned.
Zira, o elçinin izinden bir avuç (toprak) alıp onu (erimiş mücevheratın içine) attım.So I took a handful of dust from the trail of the Messenger, and I flung it (into the fire).
Zira gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı.He created the heavens and the earth with Truth and shaped you, giving you excellent shapes.
Zira Allah gönüllerin künhünü dahi bilir.He even knows the secrets that lie hidden in the breasts of people.