Ana içeriğe geç
Sözlük

zımpara ile cümle

zımpara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
49
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu tuvalet kağıdı zımpara kağıdı gibi.This toilet paper is like sandpaper.
Bu tuvalet kağıdı, zımpara kağıdı gibi hissettiriyor.This toilet paper feels like sandpaper.
Kesilebilir, zımparalanabilir ve birbirlerine yapıştırılabilirler.Rather, they can be complementary and mutually reinforcing.
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez Whistles While He Works" [sound of electric sander against canvas]
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.She was the New Englander and abrasive, and he was this courtly fellow.
Ardından tahta zımparalanır.Then the wood is sanded.
Daha sonra zımparalanan levhalar, bekletildikten sonra, tüketime sunulur.Les paquets sont mis en file d'attente quand ils arrivent.
O, bir parça zımpara kağıdıyla yüzünü yaralar.La cara se la tapan con una careta de tela.
Kesilebilir, zımparalanabilir ve birbirlerine yapıştırılabilirler.Pueden agruparse y desagruparse, pueden duplicarse.
Daha sonra zımparalanan levhalar, bekletildikten sonra, tüketime sunulur.Una vez transferidos, esos excesos de carga quedan temporariamente fijados.
Daha sonra zımparalanan levhalar, bekletildikten sonra, tüketime sunulur.При цьому очки, зароблені до перекидання, зберігаються.
O, bir parça zımpara kağıdıyla yüzünü yaralar.Az ajkakat kis ecsettel festik ki.
Kesilebilir, zımparalanabilir ve birbirlerine yapıştırılabilirler.Yang bisa berbagi pikiran, dan saling curhat.
Bu işlem sırasında 1.500 fırça, 5.000 zımpara kağıdı ve 1.500 iş tulumu tüketilir.Setiap hari kerja, sekitar 105.000 komuter dan 1.500 kereta melewati stasiun ini.
Bu işlem sırasında 1.500 fırça, 5.000 zımpara kağıdı ve 1.500 iş tulumu tüketilir.Dự án này thu thập 500 bộ trang phục và 1.800 địa điểm.
Yüzey zımpara kâğıdı ile düzeltilip cila uygulanır.術者とその視界内にある物を瞬時に入れ替える。
Kesilebilir, zımparalanabilir ve birbirlerine yapıştırılabilirler.相手に巻き付けて切り刻むことができる。
Daha sonra hafif bir zımpara ile hav verilir.나중에는 작은 빛인 아기를 가지게 된다.
O, bir parça zımpara kağıdıyla yüzünü yaralar.얼굴은 넓은 사각형으로 약간의 양감이 표현되어 있다.
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez bersiul sambil bekerja" [bunyi sander elektrik menyapu kanvas"
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez fischia mentre lavora" (suono di levigatrice elettrica sulla tela)
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez Pogwizduje Podczas Pracy" [dźwięk elektrycznej cykliniarki prowadzonej po płótnie]
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez Siffles En Travaillant" [Bruit de ponceuse électrique contre la toile]
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez silba al trabajar" [sonido de la lijadora eléctrica contra la lona]
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Ο Έντι Μαρτίνεζ σφυρίζει καθώς εργάζεται". [ήχος ηλεκτρικού εργαλείου λείανσης πάνω στον καμβά]
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"אדי מרטינז שורק תוך כדי עבודה" [קול של משייף חשמלי כנגד הבד]
Eğer zımpara kağıdının üzerinden aşağı doğru kayarsanız, pantolonunuzun çok sıcak olduğunu hissedeceksiniz. -만약 여러분이 사포위로 미끄러지면 바닥에 도착할 때 쯤이면 엉덩이가 매우 뜨거워져있을 것입니다
Eğer zımpara kağıdının üzerinden aşağı doğru kayarsanız, pantolonunuzun çok sıcak olduğunu hissedeceksiniz. -Pokud sjedete po brusném papíru, vaše kalhoty budou po sjezdu velmi horké.
Eğer zımpara kağıdının üzerinden aşağı doğru kayarsanız, pantolonunuzun çok sıcak olduğunu hissedeceksiniz. -Якщо ви проїдетесь по наждачному паперу, ваші штани будуть на дотик дуже теплими, коли ви дістанетеся низу.
Eğer zımpara kağıdının üzerinden aşağı doğru kayarsanız, pantolonunuzun çok sıcak olduğunu hissedeceksiniz. -אם תשפשפו נייר זכוכית על המכנסיים, המכנסיים יתחממו כשתגיעו לתחתית.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Bà là người vùng New England, thô ráp, và ông rất lịch thiệp.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Ea era din New England şi mai dură iar el era genul de tip mai diplomat.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Ella era de Nueva Inglaterra y abrasiva, y él era este tipo cortesano.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Elle était celle du New England, mordante, et il était le jeune homme courtois.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.부인은 뉴잉글랜드 사람같이 거친 성격이고 말론은 점잖은 사람이거든요.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Lei era quella del New England e ruvida, e lui era il tipo raffinato.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Ona byla drsný Yankee, a on uhlazený společník.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Ona była z Nowej Anglii i przez to szorstka, a on był ten kurtuazyjny.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Sie war Neuengländerin und grob, und er war das vornehme Gegenstück.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Zij kwam uit New England en was fel, en hij was zo'n vleierige man.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Αυτή ήταν από τη Νεα Αγγλία και ήταν τραχεία, και αυτός ήταν ο αβρός τύπος.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Она была из Новой Англии, и резкость была ей свойственна, а он был учтивым малым.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.Тя беше дразнещ жител на Нова Англия, а той бе толкова изтънчен.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.היא הייתה הניו-אינגלנדית המשופשפת, והוא היה הבחור האדיב.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.كانت هي من نيو إنجلاند صريحة للغاية، بينما هو كان الفتى المتملق.
New England'lı zımpara gibi bir kadın ve nazik, dostane tavırlı kocası.彼はこんな南部人なのでした さて私が尋ねた 一番重要な質問について話します
Örneğin: ahşap üzerindeki ahşap bir cisim ya da zımpara kağıdı üzerindeki zımpara için doğrudur. -Знаєте, це можуть бути дві дерев'яні поверхні або дві поверхні з шліфуючого паперу, будь-який матеріал.
Örneğin: ahşap üzerindeki ahşap bir cisim ya da zımpara kağıdı üzerindeki zımpara için doğrudur. -שזה סוג מסוים של עץ, על סוג מסוים של עץ או סוג מסוים של נייר זכוכית, על סוג מסוים של נייר זכוכית
Örneğin: ahşap üzerindeki ahşap bir cisim ya da zımpara kağıdı üzerindeki zımpara için doğrudur. -نوع من الخشب فوق نوع من الخشب أو نوع من الورق الرملي فوق نوع من الورق الرملي
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod