zımbırtı ile cümle
zımbırtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Zımbırtımı takside unuttum.I forgot my whatchamacallit in the taxi.
Bu zımbırtı nereye gidiyor?Where does this doodad go?
O zımbırtı işe yaramaz.That thingamajig does not work.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.We're just building this stuff.
Ve hemen ardından, o zımbırtıyı göller dolusu, galonlar dolusu tükettik.And pretty soon, we're swilling that stuff by the lake-ful, by the billions of gallons.
İşte bu küçük zımbırtı da tracker.This little piece is the tracker.
-Ceza tazminatı zımbırtıları.-The penalty fine stuff.
- Uzayda yürümek yok. Çılgın astronot zımbırtıları yok.No spacewalkin', no crazy astronaut stuff.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.And somebody -- to remain nameless -- called our laptop a "gadget" recently.
Onların "Robocop" benzeri zımbırtıları izlemeye ekonomik güçleri yeter.They can afford to watch their "Robocop" and whatever.
-- ve diğer Fransız bilim zımbırtıları.And other French science stuff. That's French science.
Evde öyle imrenilecek çok zımbırtım da yoktu.I don't have the fanciest gadgets at home.
Uçağa bakın, bu zımbırtı nasıl uçuyor diye sormuyor.He doesn't look at an airplane and say : how does that damn thing fly?
McCann, cihaz hakkında genel olarak "Pop-up, dönen kamera zımbırtısı keyfinizi kaçırmasın.Overall, he said: "Don't be put off by the pop-up, rotating camera gimmick.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.Alcuni, senza fare nomi, hanno chiamato il nostro portatile un gadget.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.Alguien, que no mencionaré, llamó a nuestra laptop un dispositivo.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.Dan baru-baru ini seseorang yang saya tidak mau sebut namanya menyebut laptop sebagai sebuah "gadget".
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.Een anoniem iemand noemde onze laptop onlangs een speeltje.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.Gần đây còn có người - vẫn giấu tên - gọi máy xách tay của chúng tôi là "máy chơi game".
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.최근에 이름모를 어떤 분들은 저희 노트북을 가젯이라 했습니다.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.Ktoś, kogo nazwiska nie podam, ostatnio nazwał nasz laptop gadżetem.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.Quelqu'un que je ne nommerais pas a dit récemment que notre ordinateur était un gadget.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.Şi cineva -- al cărui nume nu îl vom menționa-- a numit recent laptop-ul nostru un "gadget".
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.Και κάποιος, που θα μείνει ανώνυμος, αποκάλεσε το φορητό μας υπολογιστή gadget.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.И някой нарече лаптопа устройство наскоро.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.Кое-кто, не буду называть по имени, недавно назвал наш ноутбук "гаджетом".
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.ומישהו שלא נזכיר את שמו קרא ללפטופ שלנו גדג'ט לאחרונה.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.وشخص ما دون ذكر اسمه أطلق على حاسوبنا المحمول أداة مؤخرًا.
Adını vermeyeceğim biri geçenlerde bizim dizüstülerimize "zımbırtı" dedi.でも私は、これは超高速だよと言い返しました
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.Chúng ta chỉ là những người xây dựng nên nó.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.Kami hanya membuatnya.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.Mi csak építjük ezeket a cuccokat!
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.My to jenom vyvíjíme.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.My tylko programujemy.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.Noi doar fabricăm aceste lucruri.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.Noi mettiamo solo insieme questa roba.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.Nosotros hacemos.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz."Nós só estamos a criar isto.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.On ne fait que construire ce truc.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz. Onu başkaları kullanıyor." dercesine우리는 이것을 만들고 있을 뿐이야. 다른 누군가가 그것을 이용하고 있어."
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz. Onu başkaları kullanıyor." dercesineWir bauen diese Dinge ja nur, jemand anders benutzt es."
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz. Onu başkaları kullanıyor." dercesineאנו רק בונים את הדברים. מישהו אחר משתמש בזה."
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz. Onu başkaları kullanıyor." dercesineإننا فقط نصمم تلك الأشياء. والاّخرون يستخدمونها."
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz. Onu başkaları kullanıyor." dercesineいいでしょう
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.We bouwen dit spul alleen.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.Εμείς απλώς φτιάχνουμε αυτά τα πράγματα.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.Мы всего-то конструируем все эти штуки.
Bu zımbırtıyı biz sadece geliştiriyoruz.Ние само програмираме нещата.
-Ceza tazminatı zımbırtıları.- A pénzbírságok, meg a többi.
-Ceza tazminatı zımbırtıları.- A pénzbírságok, meg a többi. - Mennyi van?
-Ceza tazminatı zımbırtıları.- Cu amenzi şi penalităţi.
-Ceza tazminatı zımbırtıları.De strafboete zaken. - Hoeveel zijn dat er?
-Ceza tazminatı zımbırtıları.-De strafboete zaken.
-Ceza tazminatı zımbırtıları.- Die Sache mit der Geldstrafe.
-Ceza tazminatı zımbırtıları. -Kaç tane?- Dem med straffe og bøder osv. - Hvor mange er der?
-Ceza tazminatı zımbırtıları. -Kaç tane?-Die Sache mit der Geldstrafe -Wie viele sind das?
-Ceza tazminatı zımbırtıları. -Kaç tane?벌금같은걸로 / 몇개나 있는데?
-Ceza tazminatı zımbırtıları. -Kaç tane?-La cosa de las sanciones. -¿Cuántos son?
-Ceza tazminatı zımbırtıları. -Kaç tane?- Những hình phạt tối ưu - Bao nhiêu?
-Ceza tazminatı zımbırtıları. -Kaç tane?.כל קנסות הענישה- ?כמה יש כאלה-