Ana içeriğe geç
Sözlük

zı ile cümle

zı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kyoto'yu iki kez ziyaret etti.He visited Kyoto twice.
Ziyaret saatleri neredeyse bitti.Visiting hours are almost over.
Her yıl ailem İtalya'yı ziyaret eder.Every year my family visits Italy.
Yosunlar ve planktonlar besin zincirinin altındadır.Algae and plankton are at the bottom of the food chain.
Dünya'dan Mars'ı ziyaret eden ilk uzay aracı 1965 yılında Mariner 4'tü.The first spacecraft from Earth to visit Mars was Mariner 4 in 1965.
Burayı sık sık ziyaret ediyor musun?Do you visit here often?
Bu yeri sık sık ziyaret ediyor musun?Do you visit this place often?
Bir sincap yosunlu kütüklerin üzerinde zıplıyordu.A squirrel is hopping over the mossy logs.
O ve kız kardeşi yarın bizi ziyarete geliyorlar.She and her sister are coming to visit tomorrow.
Londra'yı ziyaret ettiğimizde kent genelinde çift katlı bir otobüse bindik.When we visited London, we rode a double-decker bus across the city.
Brezilya'yı ziyaret ettiğimizde bir tropikal yağmur ormanını gezdik.We hiked through a tropical rain forest when we visited Brazil.
Ok onun zırhını deldi.The arrow pierced his armor.
Öğrenciler zil çalar çalmaz hiddetle sınıftan ayrıldılar.The students stormed out of the class as soon as the bell rang.
Tom parlak zırhlı bir şövalye gibi beni kurtarmaya geldi.Tom came to my rescue, like a knight in shining armor.
Kadın savaşçının zırhı vücudunun birçok kısmını korumasız bırakmış gibi görünüyordu.The female warrior's armor seemed to leave many parts of her body unprotected.
Tom nesneleri zihniyle hareket ettirebilir.Tom can move objects with his mind.
Mary zihin gücüyle nesneleri taşıyabilir.Mary can move objects with the power of her mind.
Tom zip dosyasını açtı.Tom unzipped the zip file.
Burada ziyaretçilere izin verilmez.No visitors are permitted here.
Boston'da gelecek sefer, seni ziyaret etmeye çalışacağım.The next time I'm in Boston, I'll try to visit you.
Tom'un zihniyetini beğeniyorum.I like Tom's mindset.
O muhtemelen ebeveynlerini ziyaret etmek için gitti.She's probably just gone to visit her parents.
Gönüllü olmak isterseniz web sitemizi ziyaret edin.If you'd like to volunteer, please visit our website.
Şimdi Tom'u ziyaret etmek için çok geç oldu.It might be too late to visit Tom now.
Sarhoş turistler, ziyaretlerinden sonra otel odasını karmakarışık bir şekilde terk etti.The drunk tourists left the hotel room in shambles after their visit.
Emekli hakim, düzenli olarak fahişeleri ziyaret ederdi.The retired judge used to visit prostitutes regularly.
Biz Tom'un ziyareti için hazırlanıyoruz.We're getting ready for Tom's visit.
Tom'u yine ziyaret etmek için Boston'a dönmek istiyoruz.We want to go back to Boston to visit Tom again.
Tom'un keskin bir zihni var.Tom has a sharp mind.
Tom bizi ziyaret etmeye gelmeyi dört gözle beklediğini söyledi.Tom said he was looking forward to coming to visit us.
On dakika kadar sonra çay zili çaldı.About ten minutes later, the bell rang for tea.
Gözlerimin gördüğüne zihnim inanamıyordu.My mind could not believe what my eyes were seeing.
Guadalupe Zirvesi ne kadar yüksek?How high is Guadalupe Peak ?
Tom zihinsel engelli yetişkinlerle çalışır.Tom works with mentally handicapped adults.
Biz dişçiyi her ziyaret edişimizde eve yeni diş fırçaları ile geliriz.We come home with new toothbrushes every time we visit the dentist.
Tom hiç Avustralya'yı ziyaret etti mi?Has Tom ever visited Australia?
Tom sık sık beni ziyaret eder.Tom often visits me.
Senin damat onu ona verdi, zira onun ona çok ihtiyacı vardı.Your son-in-law gave it to him, for he needed it badly.
Tom geçen yaz Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary last summer.
Dün Tom'u ziyaret ettim.I visited Tom yesterday.
Çocuklar ziyaretçilerdir.The kids are visitors.
Geşecek hafta Tom'u ziyaret edeceğim.I'll visit Tom next week.
Biz Tom'u ziyaret ederken geçen ay bir kaç gün Boston'daydık.We were in Boston last month for a few days visiting Tom.
Geçen ay Tom'u ziyaret etmek için Boston'a gittik.We went to Boston last month to visit Tom.
Tom Mary'nin zihinsel olarak hasta olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is mentally ill.
Biz buralarda çok ziyaretçi almayız.We don't get many visitors around here.
Tom önümüzdeki hafta Mary'yi ziyaret edecek.Tom will visit Mary next week.
Tom, Boston'da Mary'yi ziyaret edecek.Tom will visit Mary in Boston.
Tom 2013 yılında Avustralya'yı ziyaret etti.Tom visited Australia in 2013.
Tom yılda iki kez bizi ziyaret eder.Tom visits us twice a year.
Berber dükkanını ziyaret ettim.I visited the barbershop.
Kızım beni ara sıra ziyaret eder.My daughter visits me now and then.
Avustralya ölmeden önce ziyaret etmek istediğim ülkelerden biriAustralia is one of the countries I want to visit before I die.
Ne zaman istersen bizi ziyaret etmeye gelebilirsin.You can come to visit us anytime you want.
Zamanın olduğunda beni ziyarete gelmelisin.You should come visit me when you have time.
Tom bizi sık sık ziyaret etmez.Tom doesn't often visit us.
Tom'u ziyaret etmek için Boston'a gittim.I went to Boston to visit Tom.
Tom daha önce Boston'u ziyaret etti.Tom has visited Boston before.
Boston ve Chicago'yu ziyaret ettik.We visited Boston and Chicago.
Zincir en zayıf halkasından daha güçlü değildir.The chain is no stronger than its weakest link.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod