Biz onu hastanede ziyaret ettiğimizde Tom çok acı içindeydi.Tom was in a lot of pain when we visited him in the hospital.
Tom hastanedeyken sadece birkaç ziyaretçisi vardı.Tom only had a few visitors when he was in the hospital.
Sen Boston'da iken Tom'u ziyaret etmeliydin.You should've visited Tom while you were in Boston.
Yarın Boston'u ziyaret edeceğiz.We'll visit Boston tomorrow.
Tom Avustralya'yı ziyaret ediyor.Tom is visiting Australia.
Tüm ziyaretçilere açığız.All visitors are welcome.
Tom ilk olarak Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary first.
Tom Avustralya'yı ziyaret etti.Tom visited Australia.
Sen Tom'u ziyaret etmelisiniz.You should visit Tom.
Yakında sizi ziyaret edeceğiz.We'll visit you soon.
Biz Tom'u ziyaret ettik.We visited Tom.
Misafirlerin çoğu ziyareti uzatıp bıktırdı.Many of the guests overstayed their welcome.
Mağazaya hızlı bir ziyaret yaptım.I made a quick visit to the home depot.
Sonuçta, muhtemelen Boston'u ziyaret edeceğim.Sooner or later, I'll probably visit Boston.
Tom Boston'u daha sık ziyaret edebilmeyi diledi.Tom wished he were able to visit Boston more often.
Daha fazla bilgi için sitemizi ziyaret edin.Visit our website for additional information.
Yarın öğleden sonra Tom'u ziyaret etmeyi planlıyoruz.We plan to visit Tom tomorrow afternoon.
Önümüzdeki bahar Boston'u ziyaret etmeyi planlıyoruz.We plan to visit Boston next spring.
Tom artık Boston'u nadiren ziyaret ediyor.Tom seldom visits Boston anymore.
Sen Japonca öğrenmek istiyorsun bu yüzden Japonya'yı ziyaret etmeni öneriyorum.You want to learn Japanese, so I suggest you visit Japan.
Halkanın biri kopuksa, tüm zincir kopuktur.One link broken, the whole chain is broken.
Ziyafeti kaçırdığım için bir bahane uydurdum.I invented an excuse for missing the banquet.
Anneannemin evini ziyaret edeceğim.I will visit my grandmother's house.
Gönlüm serseri olabilir, ama zihnim asla!My feelings may seem random but my thoughts are never!
Avrupada ziyaret etmek istediğin bir yer var mı?Is there somewhere in Europe you'd like to visit?
Avrupa'da nereyi ziyaret etmek istiyorsun?Where in Europe would you like to visit?
Mary'nin Avusturya'lı arkadaşı Noel zamanında onu ziyaret edecek.Mary's friend from Austria will visit her at Christmas time.
Onu daha sık ziyaret etmeliydim.I should've visited her more often.
Tom, Mary'ye sürpriz bir ziyarette bulundu.Tom paid a surprise visit to Mary.
Mary, Tom'un kızını ziyaret etmesini reddetti.Mary denied Tom to visit his daughter.
Babasının mezarını ziyaret etmek Tom için çok önemlidir.It's very important for Tom to visit his father's grave.
Tom ve Ken zıt hayatlar yaşayan en iyi arkadaşlardı.Tom and Ken were best friends living opposite lives.
Tom, Mary'yi Boston'daki evinde ziyaret etti.Tom visited Mary in her Boston home.
Savaş insanları sadece fiziksel olarak değil aynı zamanda zihinsel olarak da sakatlar.War maims people, not only physically but also mentally.
Bu öğleden sonra Tom'u hastanede ziyaret etmeyi düşündüm.I thought I'd visit Tom in the hospital this afternoon.
Tom ziyafete katılamadı.Tom was unable to attend the banquet.
Bizi daha sık ziyaret etmen gerekir.You should visit us more often.
Jacksonları ziyarete gidelim.Let's go visit the Jacksons.
Kampı ziyaret ettin mi?Did you visit the camp?
Ben Paris'in dünyada nasıl en çok ziyaret edilen şehir olduğunu bilmiyorum.I don't know how Paris is the most visited city in the world.
Dünyada en çok ziyaret edilen ikinci kent nedir?What's the second most visited city in the world?
Dünyada ikinci en çok ziyaret edilen kent nedir?What's the second most visited city in the world?
Haftaya kız kardeşimi ziyaret etmek için Vancouver'a gideceğim.Next week I'm going to Vancouver to visit my sister.
Tom dün bizi ziyaret etti.Tom visited us yesterday.
Egoizmin zıddı kominizmdir.The opposite of egoism is communism.
O bir Kuzey Amerika şehrini ziyaret edebilseydi, o, San Francisco, California olurdu.If he could visit any North American city, it'd be San Francisco, California.
Tom ziyarete geldi ve bizimle akşam yemeği yedi.Tom came over and had dinner with us.
Kolayın zıddı zordur.The opposite of easy is difficult.
Tom arada bir ziyaretime gelir.Tom comes and sees me once in a while.
Tom arada bir bizi ziyaret etmeye gelir.Tom comes to visit us once in a while.
O zımbırtı işe yaramaz.That thingamajig does not work.
Vücudun yanı sıra zihnin de egzersize ihtiyacı var.The mind needs exercise as well as the body.
Tom ara sıra bizi ziyarete gelir.Tom comes to visit us every now and then.
Tom zihinsel olarak değil fiziksel olarak oradaydı.Tom was there physically, but not mentally.
Hayatınızı anlamsız şeylerle ziyan etmeyin.Don't waste your life on meaningless things.
Her zaman Türkiye'yi ziyaret etmek istedim.I've always wanted to visit Turkey.
Her zaman Türkiye'yi ziyaret etmek istemişimdir.I've always wanted to visit Turkey.
Ben her zaman Avustralya'yı ziyaret etmek istedim.I've always wanted to visit Australia.
Neden Avustralya'yı ziyaret ediyorsunuz?Why are you visiting Australia?
Boston'u ziyaret etmeyi seviyorum.I love visiting Boston.