Ana içeriğe geç
Sözlük

zı ile cümle

zı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Gelecek hafta sonu Tom'u Boston'da ziyaret etmeyi planlıyorum.I plan to visit Tom in Boston next weekend.
Bu tür şeyler kötülükten daha ziyade kazaradır.Such things are often accidental rather than malicious.
Bu tür şeyler çoğunlukla kötülükten daha ziyade bir kaza sonucudur.Such things are often a result of accident rather than malice.
Daha önce onun üniversitesini ziyaret ettim.I've already visited his university.
Ev sahibesi bugünlerde onu çok nadiren ziyaret ettiğimden şikayet etti.The hostess complained that I visit her so rarely these days.
Tom Boston'da Mary'yi ziyaret ediyor.Tom is visiting Mary in Boston.
Sen ara sıra ziyaret edeceğiz.We will visit you occasionally.
Bir ara seni ziyaret edeceğiz.We will visit you sometime.
Eşim ve ben çiftçiyi ziyaret ediyorduk.My spouse and I were visiting the farmer.
Birçok turist her yıl Old City'yi ziyaret eder.Many tourists visit the Old City every year.
Birçok turist her yıl Boston'u ziyaret eder.Many tourists visit Boston every year.
İmparatoriçe, Avustralya'yı ziyaret ediyor.The empress is visiting Australia.
Bonn'a giderken Köln Katedrali'ni ziyaret ettik.On the way to Bonn, we took in the Cologne Cathedral.
Semtinizi ziyaret edin.Visit your neighbourhood.
Ne zaman beni tekrar ziyaret edeceksin?When will you visit me again?
Ekim ayında Japonya'yı ziyaret etmek bizim alışkanlığımızdır.It is our custom to visit Japan in October.
Bu, yaz tatili sezonunun zirvesidir.It's the peak of the summer holiday season.
Yüksek bir dağın zirvesinde hava çok incedir.The air is very thin at the top of a high mountain.
Tüm ziyaretçiler denetimine tabidir.All visitors are subject to inspection.
Bu öğleden sonra bir ziyaretçimiz var.We have a visitor this afternoon.
Turistler müzeyi ziyaret ediyorlar.The tourists visit the museum.
Biz nihayet zirveye ulaştık.We've finally reached the summit.
Bir sanat galerisini ziyaret edebilir miyim?Can I visit an art gallery?
Yaşlı kadın doksan yaşında ama onun zihinsel yetenekleri etkileyici.The old woman is ninety years old, but her cognitive abilities are impressive.
Onun konuşma biçimi sinirlerimi zıplatıyor.The way she speaks gets on my nerves.
Aldi bir Alman indirim süpermarketleri zinciridir.Aldi is a German discount supermarket chain.
Tom, sadece zihin gücüyle nesneleri hareket ettirebildiğini söylüyor.Tom says that he can move objects using only the power of his mind.
Şu zırvayı keser misin? Oyun ve eğlence için havamda değilim.Would you cut that crap out? I'm not in the mood for fun and games.
"Zıt anlamlı" sözcüğü "eş anlamlı" sözcüğünün zıt anlamlısıdır.The word ‘antonym’ is antonymous to ‘synonym’.
Halam ve eniştemi ziyaret ettiğimde tekerlekli karyolada uyurdum.I used to sleep in a trundle bed when I would visit my aunt and uncle.
Bazen oğlum beni ziyaret etmeye gelir.Sometimes my son comes to visit me.
Ne zaman istersen bana ziyarete gelebilirsin.You can come visit me whenever you like.
Şu an seni ziyaret etmeyi gözüm kesmezdi.I wouldn't dare come and visit you now.
Her ne zaman onu ziyaret etmek için gelsem, o önceden gitmiş oluyor.Every time that I came to visit her, she had already left.
"Ziyaretinizin amacı nedir?" "Ben bir turistim.""What's the purpose of your visit?" "I'm a tourist."
Sizi ziyaret edeceğiz.We'll visit you.
O bir tel zımba mı?Is that a stapler?
Mary ziyarete geldiğinde, Tom odasını temizlemeye henüz başlamıştı.Tom had just started to clean his room when Mary came over to visit.
Tom hala Mary'yi ziyaret etmek için her gün hastaneye geliyor.Tom still comes to the hospital every day to visit Mary.
Tom muhtemelen önümüzdeki yaz bizi ziyarete gelecek.Tom will likely come to visit us next summer.
Tom ziyarete geldiğinde ikimiz de dışarıdaydık.We were both out when Tom came to visit.
Tom her yıl ziyaret etmeye gelir.Tom comes to visit every year.
Gelecek yıl yine bizi ziyaret etmeye gel.Come visit us again next year.
Boston'u ziyaret ettiğinde ne yaparsın?What do you do when you visit Boston?
Ben her zaman Tom'u ziyaret etmeyi severim.I always enjoy visiting Tom.
Tom ziyaretçi beklemiyordu.Tom wasn't expecting visitors.
Boston'a gitmenin ve Tom'u ziyaret etmenin eğlenceli olabileceğini düşünüyorum.I've been thinking that it might be fun to go to Boston and visit Tom.
Onu ziyarete gitmeden önce Tom'u telefonla aramam gerekirdi.I should've phoned Tom before I went over to visit him.
Önümüzdeki yaz Tom'u ziyaret etmek için Boston'a gideceğim.I'll go to Boston next summer to visit Tom.
Boston ziyaret etmek için harika bir yerdir ama orada yaşamak istemem.Boston is a great place to visit, but I wouldn't want to live there.
Tom'u ziyaret ettim.I visited Tom.
Tom geçen bahar Boston'da Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary in Boston last spring.
Boston ziyaret etmek için harika bir yer.Boston is a great place to visit.
Tom, o ve Mary'nin önümüzdeki yıl Avustralya'yı ziyaret etmeyi planladıklarını söyledi.Tom said that he and Mary were planning to visit Australia next year.
Tom, Mary'yle önümüzdeki yıl Avustralya'yı ziyaret etmeyi planladıklarını söyledi.Tom said that he and Mary were planning to visit Australia next year.
Ziller çalıyordu.The bells were ringing.
Ziller çalıyor.The bells are ringing.
Kim zili çaldı?Who rang the bell?
Tom Boston'u ziyaret ettiğinde Mary ve John'la birlikte kaldı.Tom stayed with Mary and John when he visited Boston.
En sevdiğiniz market zinciri nedir?What's your favorite convenience store chain?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod