Ziyaretçimiz var.We have a visitor.
Tom zili çaldı.Tom rang the bell.
Hiç kimse Tom'u ziyaret etmiyor.Nobody visits Tom.
Gerçekten Tom'un ziyaretini iple çekiyorum.I'm really looking forward to Tom's visit.
Tom'a hapiste olan babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father who was in prison.
Tom'un cezaevindeki babasını ziyaret etmesine izin verilmedi.Tom wasn't allowed to visit his father in prison.
Bu kadının zihinsel sorunları var.This woman is mentally challenged.
Özel bir ziyaret gerçekleştirmek istiyorum.I want to make a private visit.
Ben bugün dedemin mezarını ziyarete gittim.I went to visit my grandfather's grave today.
Kadınlar sık sık zihinsel olarak erkeklerden daha güçlüdür.Women are often mentally stronger than men.
Polis aracının zırh kaplaması apartman sakinlerinin hayatlarını kurtardı.The police vehicle's armor plating saved the lives of its occupants.
Polis aracının zırhı yolcularının hayatlarını kurtardı.The police vehicle's armor plating saved the lives of its occupants.
Biz Sao Paulo'nun en büyük müzesini ziyaret ettik.We visited Sao Paulo's largest museum.
O gün beni ziyarete geldi.She came to visit me that day.
Amca ve teyzesini ziyaret etti.She visited her aunt and uncle.
Facebook profilimi ziyaret edin.Visit my Facebook profile.
Bu Macar turist "Geceyarısı!" der. Eyfel Kulesini ziyaret zamanı.Midnight! -- says this Hungarian tourist. It's time to visit the Eiffel Tower.
Bu sabah ziyaret ettiğimde, Tom hâlâ pijamalarının içindeydi.When I stopped by this morning, Tom was still in his pajamas.
Mary ve erkek arkadaşı birlikte Boston'u ziyaret etmeyi planlıyor.Mary and her boyfriend are planning to visit Boston together.
Boston geçen yaz ziyaret ettiğim yerlerden biri.Boston is one of the places I visited last summer.
Tom'un annesi ona yatağının üzerinde zıplamayı bırakmasın söyledi.Tom's mother told him to quit jumping on his bed.
Tom ve Mary zıt yönlerde yürüyerek uzaklaştı.Tom and Mary walked away in opposite directions.
Tom ve Mary koltuğun zıt uçlarında oturdular.Tom and Mary sat at opposite ends of the couch.
Tom kapıya doğru yürüdü ve zili çaldı.Tom walked up to the door and rang the bell.
Boston'u ziyaret etmek için güzel bir zaman seçtin.You've chosen a good time to visit Boston.
Tom muhtemelen pek fazla ziyaretçi almaz.Tom probably doesn't get many visitors.
Ziyaret etmek için geldiğini bilmiyordum.I didn't know you were coming to visit.
Tom zil çaldığında uyuyordu.Tom was asleep when the doorbell rang.
Hâlâ Tom'u ziyaret etmemize izin verilmiyor.We're still not allowed to visit Tom.
Tom, üç gün önce bizi ziyarete geldi.Tom came to visit us three days ago.
Tom geçtiğimiz hafta sonu bizi ziyaret etti.Tom visited us this past weekend.
Tom kapıyı zincirle kilitledi.Tom chain-locked the door.
Tom'un çok ziyaretçisi var mıydı?Has Tom had many visitors?
Tom'un hiç ziyaretçisi var mıydı?Has Tom had any visitors?
Alternatiflerin yokluğu zihni hayret verici bir şekilde temizler.The absence of alternatives clears the mind marvelously.
Akşam 11'de kapı zillerini çaldığında onlar yatmaya hazırlanıyorlardı.They were getting ready to go to bed when I rang their doorbell at 11pm.
Zihnimizi sorunlarımızdan almamız için bir şeyler yapmamız gerekiyor.We need to do something to take our minds off our problems.
Tom dört tane ülkeyi ziyaret etti.Tom visited four countries.
Tom Amsterdam'da iken Ulusal Müze'yi ziyaret etti.Tom visited the National Museum when he was in Amsterdam.
Ziller çalmaya başladı.The bells started to ring.
Bir sirk, kenti ziyaret ediyor.A circus is visiting the town.
Amcasını ziyaret etmeyi düşünüyor.He's considering visiting his uncle.
O, amcasını ziyaret etmek niyetinde.He intends to visit his uncle.
Ben bugüne kadar dokuz ülkeden fazla fazlasını ziyaret ettim.I have visited more than nine countries so far.
Bugüne kadar dokuz ülkeden daha fazlasını ziyaret ettim.I have visited more than nine countries to date.
Onlar manastır bahçelerini ziyaret etti.They visited the monastery gardens.
Tom artık Mary'yi asla ziyaret etmez.Tom never visits Mary anymore.
Tom artık Mary'yi ziyaret etmez.Tom never visits Mary anymore.
Zıplamadan sonra topa vur.Hit the ball after the bounce.
Birini ziyaret etmek için sabahleyin hâlâ çok erken.It's still too early in the morning to visit anybody.
Önümüzdeki ay Bostan'daki amcamı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next month.
Önümüzdeki ay Bostan'daki dayımı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next month.
Önümüzdeki ay Bostan'daki eniştemi ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next month.
Bu akşam Tom'u ziyaret ediyor olacağım.I'll be seeing Tom this evening.
Bu öğleden sonra Tom'u ziyaret edeceğim.I'm seeing Tom this afternoon.
Bugün Tom'u ziyaret edeceğim.I'm going to see Tom today.
Tom zil zurna sarhoş.Tom is drunk as a skunk.
Hastanede onu ziyaret ettim.I visited him in the hospital.
Gece zifiri karanlıktı.The night was pitch black.
O onu hiç ziyaret etmedi.He never visited him.