Tom bizi ziyaret etmek için geldiğinden beri üç yıl oldu.It's been three years since Tom has been to visit us.
Sanırım biz ziyaret etmeye geldiğimizde Tom yiyecek bir şey yapmaya çalışıyordu.I think Tom was trying to make something to eat when we came to visit.
Sen bizim Tom hala bir ergenken onu ziyaret ettiğimiz zamanı hatırlar mısın?Can you remember the time we visited Tom when he was still a teenager?
Zil çalar çalmaz, Tom kapıya yöneldi.As soon as the bell rang, Tom headed for the door.
Tom hastanede Mary'yi ne zaman ziyaret etmişti?When was it that Tom visited Mary in the hospital?
Tom Pazar sabahı Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary on Sunday morning.
Tom 20 Ekimde Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary on October 20th.
Tom Boston'da Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary in Boston.
Tom Mary'yi bir zıpkınla yaraladı.Tom stabbed Mary with a spear.
Tom bir sonraki hafta sonu kesinlikle Mary'yi ziyarete gitmeli.Tom should definitely go visit Mary next weekend.
Tom Mary'yi bir zıpkınla vurdu.Tom shot Mary with a speargun.
Tom bugünlerde Boston'da Mary'yi ziyaret etmeyi planlıyor.Tom plans to go visit Mary in Boston one of these days.
Tom zaman zaman Mary'yi anne babasının evinde ziyaret eder.Tom occasionally visited Mary at her parents' house.
Tom Mary'yi hastanede hiç ziyaret etmedi.Tom never visited Mary in the hospital.
Tom Boston'u ziyaret ettiğinde Mary'yi görmüş olmalı.Tom must have seen Mary when he visited Boston.
Tom geçen hafta Boston'da Mary'yi ziyaret etmiş olabilir. Emin değilim.Tom might have visited Mary in Boston last week. I'm not sure.
Tom Boston'da iken Mary'yi ziyaret etmek için zaman ayırmış olabilir.Tom managed to make time to visit Mary while he was in Boston.
Tom Mary'yi yarın ziyaret edecek.Tom is going to visit Mary tomorrow.
Tom Mary'nin Boston'u ne zaman ziyaret edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know when Mary will visit Boston.
Tom ve Mary bu akşam ziyaretçi bekliyorlar.Tom and Mary are expecting visitors this evening.
Tom her zaman Mary'yi ziyaret etmek istedi, ama onun hiç şansı olmadı.Tom always wanted to visit Mary, but he never had the chance.
Tom onu son gördüğümde zil zurna sarhoştu.Tom was as drunk as a skunk that last time I saw him.
Zımbırtımı takside unuttum.I forgot my whatchamacallit in the taxi.
Dışarısı zifiri karanlık.It's pitch black outside.
Onun şarkılarının hepsi zirve oldu.All of her songs became hits.
Eğer şimdi Tom'u ziyaret ederseniz, o muhtemelen TV izliyor olacak.If you visit Tom now, he'll probably be watching TV.
Kuzey Kore'nin münzevi lideri enerji görüşmeleri için Rusya'yı ziyaret ediyor.North Korea’s reclusive leader visits Russia for talks on energy.
Yakın bir zamanda Paris'te bizi ziyaret etmeye gel.Come and visit us in Paris sometime soon.
Zifiri karanlıktı.It was pitch-black.
Zifiri karanlık bir geceydi.It was a pitch black night.
Bu zımbırtı nereye gidiyor?Where does this doodad go?
Tom'un en azından günde bir kez ziyaret ettiği tek web sitesi budur.The only website Tom visits at least once a day is this one.
Tom'u ziyaret etmek bir hataydı.Visiting Tom was a mistake.
Tom'u ziyaret etmek çok eğlenceliydi.Visiting Tom was a lot of fun.
Tom'u ziyaret etmek iyi bir fikirdi.Visiting Tom was a good idea.
Tom Güney Amerika'yı ziyaret etmek istedi.Tom wanted to visit South America.
Tom Kuzey Amerika'yı ziyaret etmek istedi.Tom wanted to visit North America.
Tom Orta Amerika'yı ziyaret etmek istedi.Tom wanted to visit Central America.
Tom Amerika'yı ziyaret etmek istedi.Tom wanted to visit America.
Tom Mary'nin amcasını ziyaret etmesi için Boston'a gitmesini istedi.Tom wanted Mary to go to Boston to visit her uncle.
Tom sanat müzesini en son ne zaman ziyaret ettiğini hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember the last time he had visited an art museum.
Tom bana ziyaret için bir ara uğramam gerektiğini söyledi.Tom told me that I should drop by sometime for a visit.
Tom şu anda Mary'yi ziyaret etmemenin daha iyi olacağını düşünüyor.Tom thinks it would be better not to visit Mary right now.
Tom Japonya'yı ziyaret ettiğinde her yerde otomatik satış makinaları gördü.Tom saw vending machines everywhere when he visited Japan.
Tom eline geçecek ilk fırsatta Mary'yi ziyaret etmeyi planlıyor.Tom planned to visit Mary the first chance he got.
Tom Mary'yi hastanede ziyaret etmeye çekiniyor.Tom is hesitant to visit Mary in the hospital.
Tom asla bir İslam ülkesini ziyaret etmedi.Tom has never visited an Islamic country.
Tom, kendi sınıfında zirveye yakın mezun oldu.Tom graduated near the top of his class.
Tom kendini sağlıklı, mutlu ve zinde hissetti.Tom felt like a million bucks.
Tom ziyaretini uzatıp bıktırmak istemiyor.Tom doesn't want to wear out his welcome.
Tom ayın sonundan önce Mary'yi ziyaret etmek zorunda kalacağına karar verdi.Tom decided that he would have to visit Mary before the end of the month.
Tom Mary'nin onu ziyaret etmek için niçin asla gelmediğini anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary never came to visit him.
Onu ziyaret etmeye gittiğimizde, Tom kesinlikle evde değildi.Tom certainly wasn't at home when we went to visit him.
Tom her ne zaman ziyarete gelse bize hediyeler getirir.Tom brings us gifts whenever he visits.
Birisi Tom'u bir buz kıracağı ile zımbaladı, fakat o şimdi iyi.Someone stabbed Tom with an ice pick, but he's OK now.
Zil çaldığında öğretmen dersi sonlandırdı.When the bell rang, the teacher ended the class.
Tom ve Mary daha geçen gün ziyarete geldiler.Just the other day, Tom and Mary came over for a visit.
Ziyaret ettiğinde sana söylerim.I will tell you when you visit.
Gelip bizi ziyaret etmelisin!You should come visit us!
Ben bir gün Fransa'yı ziyaret etmek isterim.I would like to visit France someday.