Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.по ревности – гонитель Церкви Божией, по правде законной – непорочный.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.пускам се към прицелната точка за наградата на горното от Бога признание в Хриса Исуса
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.לפי התורה פרוש בקנאתי רדף את העדה ולפי צדקת התורה בלי שמץ׃
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.من جهة الغيرة مضطهد الكنيسة. من جهة البر الذي في الناموس بلا لوم.
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.就 熱 心 說 、 我 是 逼 迫 教 會 的 . 就 律 法 上 的 義 說 、 我 是 無 可 指 摘 的
Gayret derseniz, kiliseye zulmeden biriydim. Yasaya dayanan doğruluk derseniz, kusursuzdum.就熱 心說 、 我 是 逼迫 教會 的 . 就 律法 上 的 義說 、 我 是 無可 指摘 的
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Anche la stella più vicina, il Sole, le sue emissioni soffrono della tirannia della velocità della luce.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Aún, nuestra estrella más cercana, el Sol, sus emisiones sufren de la tiranía de la velocidad de la luz.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.우리와 가장 가까운 별 태양의 방사물이 엄청난 빛의 속도에 달하더라도
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Még a legközelebbi csillag, a Nap sugárzását is a fénysebesség uralja.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Même notre étoile la plus proche, le Soleil, ses émissions subissent la loi de la vitesse de la lumière.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Mesmo a estrela mais próxima, o Sol — as suas emissões sofrem a tirania da velocidade da luz.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Naša najbližšia hviezda, Slnko, aj jeho emisie trpia tyraniou rýchlosti svetla.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Ngay cả ngôi sao gần nhất với chúng ta, Mặt Trời -- sự tỏa nhiệt của nó cũng bị cản trở bởi vận tốc ánh sáng.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Până și cea mai apropiată stea, Soarele, emisiile sale suferă de tirania limitei vitezei luminii.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Selbst unser nähester Stern, die Sonne: Ihre Emissionen leiden unter der Tyrannei der Lichtgeschwindigkeit.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Zelfs de uitstraling van onze meest nabije ster, de zon, wordt gedicteerd door de snelheid van licht.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Даже ближайшая к нам звезда, Солнце испытывает на себе непререкаемый закон скорости света.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.Дори най-близката ни звезда, Слънцето, неговите емисии страдат от тиранията на светлинната скорост.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.אפילו הכוכב הקרוב ביותר לנו, השמש, הקרינה שלה כפופה לרודנות של מהירות האור.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.حتى أقرب نجم لنا ، الشمس ، تُعاني إشعاعاتها من استبداد حدود سرعة الضوء.
Güneşin, yani bize en yakın yıldızın, bile yaydıkları ışık hızının zulmüne uğruyor.放射光を光の速度で地球に届けるのに苦労しています 太陽光が地球に到達するまで8分を要します
Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.Africa de Sud, atrocități teribile care s-au întâmplat în societate.
Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.Nam Phi, các tội ác khủng khiếp đã xảy ra trong xã hội đó.
Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.RPA, kraj dotknięty straszliwym okrucieństwem.
Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.Sudafrica, terra di terribili atrocita'.
Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.Sud África terribles atrocidades sucedieron en la sociedad.
Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.Südafrika, in dieser Gesellschaft passierten schreckliche Verbrechen.
Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.Zuid-Afrika, verschrikkelijke wreedheden hadden plaatsgevonden in de maatschappij.
Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.Νότια Αφρική, αποτρόπαια γεγονότα είχαν συμβεί στην κοινωνία.
Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.Южна Африка, ужасни зверства са се случили в обществото.
Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.Южная Африка, общество, в котором лишь недавно происходили ужасные зверства.
Haberin olsun. Sen zuladan bana destek çýkarsýn, abim!Виж го, продължава да се закача!
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.Am prigonit pînă la moarte această Cale, am legat şi am pus în temniţă bărbaţi şi femei:
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.E persegui este Caminho até a morte, algemando e metendo em prisões tanto a homens como a mulheres,
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.És ezt a tudományt üldöztem mind halálig, megkötözvén és tömlöczbe vetvén mind férfiakat, mind asszonyokat.
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.Io perseguitai a morte questa nuova dottrina, arrestando e gettando in prigione uomini e donne
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.Jag förföljde 'den vägen' ända till döds, och både män och kvinnor lät jag binda och sätta i fängelse;
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.J`ai persécuté à mort cette doctrine, liant et mettant en prison hommes et femmes.
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.Ja minä vainosin tätä tietä aina kuolemaan asti, sitoen ja heittäen vankeuteen sekä miehiä että naisia,
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.jeg forfulgte Guds vei til døden, bandt og kastet i fengsel både menn og kvinner,
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.ki sem preganjal ta pot celó do smrti, ko sem može in žene vezal in v ječo izročal,
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.내가 이 도를 핍박하여 사람을 죽이기까지 하고 남녀를 결박하여 옥에 넘겼노니
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.Kterýž jsem se této cestě protivil až k smrti, svazuje a dávaje do žaláře i muže i ženy,
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.Którym prześladował tę drogę aż na śmierć, wiążąc i podawając do więzienia i męże, i niewiasty,
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.ktorý som prenasledoval túto cestu až po smrť a pútal som a dával do žalára mužov a ženy,
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.Tôi từng bắt bớ phe nầy cho đến chết, bất kỳ đờn ông đờn bà, đều xiềng lại bỏ và bỏ tù:
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.Tôi từng bắt_bớ phe nầy cho_đến chết , bất_kỳ đờn ông đờn bà , đều xiềng lại bỏ và bỏ_tù :
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.οστις κατετρεξα μεχρι θανατου ταυτην την οδον, δεσμευων και παραδιδων εις φυλακας ανδρας τε και γυναικας,
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.Я даже до смерти гнал последователей сего учения, связывая и предавая в темницу и мужчин и женщин,
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.Я сей путь гонив до смерте, вяжучи та віддаючи в темниці чоловіків і жінок;
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.וארדף את הדרך הזאת עד מות ואהי אסר ומסגיר לכלא אנשים ונשים׃
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.واضطهدت هذا الطريق حتى الموت مقيدا ومسلما الى السجون رجالا ونساء.
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.我 也 曾 逼 迫 奉 這 道 的 人 、 直 到 死 地 、 無 論 男 女 都 鎖 拿 下 監
İsanın yolundan gidenlere öldüresiye zulmeder, kadın erkek demeden onları bağlayıp hapse atardım.我 也 曾 逼迫 奉這道 的 人 、 直 到 死地 、 無論 男女 都 鎖 拿下 監
isiZulu Zulu (Güney Afrika)isiZulu (Sydafrika)
isiZulu Zulu (Güney Afrika)isiZulu Zulu (Jižní Afrika)
isiZulu Zulu (Güney Afrika)isiZulu Zulu (Sudáfrica)
isiZulu Zulu (Güney Afrika)isiZulu Zulu (Sud Africa)
isiZulu Zulu (Güney Afrika)isiZulu Zulu (Südafrika)