Ana içeriğe geç
Sözlük

zül ile cümle

zül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Benne volt egy csomó harag, egy adag feketehumor, egy csomó odafigyelés és felháborodás.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Bolo to množstvo hnevu, šialeného humoru, mnoho pozornosti, potupy.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Byla to spousta vzteku, choromyslný humor, hodně pozornosti, rozhořčení.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.C"était beaucoup de colère, un humour fou, beaucoup d'attention, indignation.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Det var en massa ilska, galen humor, mycket uppmärksamhet, illgärningar.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Era moltissima rabbia, un umore instabile, un sacco di attenzione, di indignazione.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Era o grămadă de furie, umor dement, multă atenţie, indignare.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Es war viel Zorn, verrückter Humor, viel Aufmerksamkeit, Empörung.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Foi muita raiva, um humor insano muita atenção, insultos.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Fue un montón de ira, humor insano, un montón de atención e indignación.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Het was een heleboel woede, krankzinnige humor, een heleboel aandacht, verontwaardiging.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Itu adalah kumpulan kemarahan, humor yang gila, kumpulan perhatian, kemurkaan.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.이것은 분노와 미친 유머와 많은 관심과 격분이었습니다.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Nó là nhiều lắm sự giận dữ, những sự hài hước điên cuồng, nhiều sự chú ý và tổn thương.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.To wiele złości, szalonego humoru, wiele uwagi, oburzenia.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Ήταν πολύς θυμός, παράλογο χιούμορ, πολύ προσοχή, οργή.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Това бе много гняв, луд хумор, много внимание, възмущение.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Це злість, божевільний гумор, багато уваги, образ.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.Это злость, безумный юмор, много внимания и оскорбления.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.היה זה הרבה כעס, הומור מטורף, תשומת לב רבה, שערורייה.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.كان هناك الكثير من الغضب فكاهة مجنونة ، الكثير من الاهتمام ، والغضب.
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.ばかげたユーモアと たくさんの注目と暴動がありました それはエネルギーであり 愛情であり 喜びでした
Çokça öfke, çılgın neşe, çokça dikkat, zulümdü.系好多好多怒火, 瘋狂嘅幽默, 好多好多關注,憤慨。
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.(68:27) ибо, кого Ты поразил, они еще преследуют, и страдания уязвленных Тобоюумножают.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.(69:27) Car ils persécutent celui que tu frappes, Ils racontent les souffrances de ceux que tu blesses.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Budiž příbytek jejich pustý, v staních jejich kdo by obýval, ať není žádného.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Căci ei prigonesc pe cel lovit de Tine, povestesc suferinţele celor răniţi de Tine.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Denn sie verfolgen, den du geschlagen hast, und rühmen, daß du die Deinen übel schlagest.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Deras gård blive öde, ingen må finnas, som bor i deras hyddor,
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Deres bolig bli øde, ei være der nogen som bor i deres telt!
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Ich príbytok nech je pustý a nech nie je nikoho, kto by býval v ich stánoch;
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Joutukoon heidän leiripaikkansa autioksi, älköön heidän majoissansa asukasta olko.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Kajti preganjajo njega, ki si ga ti udaril, in spletajo pripovedke o bolečini prebodencev tvojih.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.대저 저희가 주의 치신 자를 핍박하며 주께서 상케 하신 자의 슬픔을 말하였사오니
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.La loro casa sia desolata, senza abitanti la loro tenda
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Legyen az õ palotájok puszta, és az õ hajlékukban ne legyen lakos;
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Niech będzie mieszkanie ich puste, w namiotach ich niech nikt nie mieszka.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Pois perseguem a quem afligiste, e aumentam a dor daqueles a quem feriste.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Porque persiguieron a quien tú heriste, y comentan el dolor de los que tú llagaste
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Sebab mereka menganiaya orang yang Kauhukum, dan membicarakan orang-orang yang Kausiksa
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Thi de forfølger den, du slog, og øger Smerten for dem, du såred.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Verander hun kampement in een woestijn en maak hun tenten onbewoond.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Vì chúng nó bắt bớ kẻ Chúa đã đánh, Và thuật lại sự đau đớn của người mà Chúa đã làm cho bị thương.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Vì chúng_nó bắt_bớ kẻ Chúa đã đánh , Và thuật lại sự đau_đớn của người mà Chúa đã làm cho bị_thương .
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.Защото те гонят онзи, когото Ти си поразил, И говорят за болката на ония, които Ти си наранил.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.כי אתה אשר הכית רדפו ואל מכאוב חלליך יספרו׃
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.‎لان الذي ضربته انت هم طردوه وبوجع الذين جرحتهم يتحدثون‎.
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.因 為 你 所 擊 打 的 、 他 們 就 逼 迫 . 你 所 擊 傷 的 、 他 們 戲 說 他 的 愁 苦
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.因為 你 所 擊 打的 、 他 們 就 逼迫 . 你 所擊傷 的 、 他們戲說 他 的 愁苦
Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?(118:84) Сколько дней раба Твоего? Когда произведешь суд над гонителями моими?
Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?Care este numărul zilelor robului Tău? Cînd vei pedepsi pe cei ce mă prigonesc?
Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?¿Cuántos son los días de tu siervo? ¿Cuándo harás juicio contra los que me persiguen
Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?Hoe lang laat U mij nog in leven? Wanneer gaat U nu eens wraak nemen op mijn vijanden?
Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?Huru få äro icke din tjänares dagar! När vill du hålla dom över mina förföljare?
Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?Hvor langt er vel din Tjeners Liv? Når vil du dømme dem, der forfølger mig?
Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?Hvor mange er vel din tjeners dager? Når vil du holde dom over mine forfølgere?
Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?주의 종의 날이 얼마나 되나이까 나를 핍박하는 자를 주께서 언제나 국문하시리이까
Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?Koliko bode dni hlapca tvojega? Kdaj boš sodil nje, ki me preganjajo?
Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?Koľkože je dní tvojho služobníka?! A tak kedyže už vykonáš súd nad tými, ktorí ma prenasledujú?
Daha ne kadar bekleyecek kulun? Ne zaman yargılayacaksın bana zulmedenleri?Kuinka harvat ovat palvelijasi päivät! Milloin sinä tuomitset minun vainoojani?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod