Ana içeriğe geç
Sözlük

zül ile cümle

zül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
13
ORT. KELİME
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Kẻ bắt_bớ và kẻ hà_hiếp tôi thật nhiều lắm ; Nhưng tôi không xây bỏ chứng_cớ Chúa .
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.나를 핍박하는 자와 나의 대적이 많으나 나는 주의 증거에서 떠나지 아니하였나이다
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mange er mine forfølgere og mine motstandere; jeg er ikke avveket fra dine vidnesbyrd.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mange forfølger mig og er mig fjendske, fra dine Vidnesbyrd veg jeg ikke.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Meiner Verfolger und Widersacher sind viele; ich weiche aber nicht von deinen Zeugnissen.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mes persécuteurs et mes adversaires sont nombreux; Je ne m`écarte point de tes préceptes,
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mina förföljare och ovänner äro många, men jag viker icke ifrån dina vittnesbörd.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mnoho je mojich prenasledovníkov a protivníkov; ale neodklonil som sa od tvojich svedoctiev.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Monta on minulla vainoojaa ja vihamiestä, mutta sinun todistuksistasi minä en poikkea.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Muchos son mis perseguidores y mis enemigos, pero de tus testimonios no me he apartado
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Muitos são os meus perseguidores e os meus adversários, mas não me desvio dos teus testemunhos.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Mulţi sînt prigonitorii şi protivnicii mei, dar nu mă depărtez de învăţăturile Tale.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Sono molti i persecutori che mi assalgono, ma io non abbandono le tue leggi
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Wieleć jest prześladowców moich i nieprzyjaciół moich; wszakże od świadectw twoich nie uchylam się.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Πολλοι ειναι οι καταδιωκοντες με και οι θλιβοντες με αλλ' απο των μαρτυριων σου δεν εξεκλινα.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.Мнозина са моите гонители и противници; Но аз не се отклоних от свидетелствата Ти.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.רבים רדפי וצרי מעדותיך לא נטיתי׃
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.‎كثيرون مضطهديّ ومضايقيّ. اما شهاداتك فلم امل عنها‎.
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.逼 迫 我 的 、 抵 擋 我 的 很 多 . 我 卻 沒 有 偏 離 你 的 法 度
Bana zulmedenler, düşmanlarım çok, Yine de sapmadım senin öğütlerinden.逼迫 我 的 、 抵擋 我 的 很多 . 我 卻沒 有 偏離 你 的 法度
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.Chúng cơ bản là tạo ra một nơi ấn giấu vũ khí cho hệ thống miễn dịch cái mà bạn có thể dàn trận khi cần thiết
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.그들은 기본적으로 필요시에 작동시킬 수 있는 면역 체계에 대한 무기의 은닉처를 만듭니다.
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.Otóż tworzą one zapas "broni" który jest używany przez system odpornościowy, kiedy zajdzie taka potrzeba.
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.Practic, ele creeză un depozit de arme pentru sistemul imunitar care pot fi lansate la nevoie.
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.Sie schaffen im Grunde ein Waffenlager für Ihr Immunsystem, das Sie einsetzen können, wenn Sie es brauchen.
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.V telesu ustvarijo nekakšno skladišče orožja za vaš imunski sistem, ki ga lahko uporabite, ko je to potrebno.
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.Вони створюють запас озброєння для вашої імунної системи, що його можна задіяти при необхідності.
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.Они создают запас вооружения для вашей иммунной системы, который можно задействовать при необходимости.
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.По същество те създават таен склад от оръжия за имунната ти система, които можеш да разгърнеш при нужда.
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.באופן בסיסי החיסון יוצר מאגר תחמושת בשביל מערכת החיסון אשר ניתן לשימוש בעת הצורך.
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.هو يقوم في الأساس بتخزين الأسلحة لجهاز المناعة بحيث يمكنك إخراجها وقت الحاجة.
Basit olarak bağışıklık sisteminizde gerektiğinde aktive olacak bir silah zulası yaratırlar.免疫系が使うための 秘密兵器を作っておくのです 普通は ウイルス感染してから
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.A jam rzekł: Ktoś jest, Panie? A on rzekł: Jam jest Jezus, którego ty prześladujesz.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.A já řekl: I kdo jsi, Pane? A on řekl: Já jsem Ježíš, kterémuž ty se protivíš.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.A ja som povedal: Kto si, Pane? A Pán povedal: Ja som Ježiš, ktorého ty prenasleduješ.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.,Cine eşti, Doamne?` am răspuns eu. Şi Domnul a zis: ,Eu sînt Isus, pe care -L prigoneşti.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Då sade jag: 'Vem är du, Herre?' Herren svarade: 'Jag är Jesus, den som du förföljer.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Disse eu: Quem és, Senhor? Respondeu o Senhor: Eu sou Jesus, a quem tu persegues;
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.E io dissi: Chi sei, o Signore? E il Signore rispose: Io sono Gesù, che tu perseguiti
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Én pedig mondék: Kicsoda vagy, Uram? És az monda: Én vagyok Jézus, a kit te kergetsz.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Entonces yo dije: "¿Quién eres, Señor?" Y el Señor dijo: "Yo soy Jesús, a quien tú persigues
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Jaz sem pa rekel: Kdo si, Gospod? Gospod pa veli: Jaz sem Jezus, ki ga ti preganjaš.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Jeg sa da: Hvem er du, Herre? Og Herren sa: Jeg er Jesus, han som du forfølger.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Je répondis: Qui es-tu, Seigneur? Et le Seigneur dit: Je suis Jésus que tu persécutes.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.내가 대답하되 주여 뉘시니이까 주께서 가라사대 나는 네가 핍박하는 예수라
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Maka saya berkata, 'Siapakah Engkau, Tuan?' Dan Tuhan menjawab, 'Akulah Yesus yang engkau aniaya
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Niin minä sanoin: `Kuka olet, herra?` Ja Herra sanoi: `Minä olen Jeesus, jota sinä vainoat.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Og jeg sagde: Hvem er du, Herre? Men Herren sagde: Jeg er Jesus, som du forfølger.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Tôi thưa : Lạy_Chúa , Chúa là ai ? Chúa đáp rằng : Ta là Jêsus mà ngươi đường bắt_bớ .
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Tôi thưa: Lạy Chúa, Chúa là ai? Chúa đáp rằng: Ta là Jêsus mà ngươi đường bắt bớ.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.'Wie bent U, Here?' vroeg ik. En de Here antwoordde: 'Ik ben Jezus, Die u vervolgt.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Εγω δε ειπον Τις εισαι, Κυριε; Και εκεινος ειπεν Εγω ειμαι ο Ιησους, τον οποιον συ διωκεις.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.като те избавям от юдейския народ и от езичниците, между които те пращам,
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Я ж сказав: Хто єси, Господи? Він же рече: Я, Ісус, котрого ти гониш.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.Я сказал: кто Ты, Господи? Он сказал: „Я Иисус, Которого ты гонишь.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.ואמר מי אתה אדני ויאמר אנכי ישוע אשר אתה רדף׃
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.‎فقلت انا من انت يا سيد فقال انا يسوع الذي انت تضطهده‎.
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.我 說 、 主 阿 、 你 是 誰 。 主 說 、 我 就 是 你 所 逼 迫 的 耶 穌
‹‹Ben de, ‹Ey Efendim, sen kimsin?› dedim. ‹‹ ‹Ben senin zulmettiğin İsayım› diye yanıt verdi Rab.我說 、 主阿 、 你 是 誰 。 主說 、 我 就是 你 所 逼迫 的 耶穌
Ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrının kilisesine zulmettiğim için elçi olarak anılmaya bile layık değilim.나는 사도 중에 지극히 작은 자라 내가 하나님의 교회를 핍박하였으므로 사도라 칭함을 받기에 감당치 못할 자로라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod