(halkın yuvasını yıkmayın!)(Não destruam as casas das pessoas!)
(halkın yuvasını yıkmayın!)Ne détruisez pas les maisons des gens!
(halkın yuvasını yıkmayın!)(¡No destruyáis nuestros hogares!)
(halkın yuvasını yıkmayın!)Non distruggete le nostre case!
(halkın yuvasını yıkmayın!)(Nu distrugeți casele oamenilor!)
(halkın yuvasını yıkmayın!)لا تدمروا بيوت الناس!
Hayal edilebilecek en garip canlıların yuvasıCăminul celor mai ciudate vietăţi imaginabile.
Hayal edilebilecek en garip canlıların yuvasıDomov nejpodivnějších představitelných forem života.
Hayal edilebilecek en garip canlıların yuvasıNgôi nhà của những sinh vật lạ lùng nhất mà bạn có thể tưởng tượng.
Hayal edilebilecek en garip canlıların yuvasıΤο σπίτι των πιο παράξενων μορφών ζωής που μπορείς να φανταστείς.
Hayal edilebilecek en garip canlıların yuvasıМесто, где можно встретить невообразимые формы жизни.
Hayal edilebilecek en garip canlıların yuvasıעולמם של היצורים המוזרים ביותר .שניתן להעלות על הדעת
Hayal edilebilecek en garip canlıların yuvasıبيت إلى أغرب حياة قابلة للتخيل
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.Ðức Chúa Jêsus đáp rằng: Con cáo có hang, chim trời có ổ; song Con người không có chỗ mà gối đầu.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.Ðức_Chúa_Jêsus đáp rằng : Con cáo có hang , chim trời có ổ ; song Con_người không có chỗ mà gối_đầu .
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.I dí mu Ježíš: Lišky doupata mají, a ptactvo nebeské hnízda, ale Syn člověka nemá, kde by hlavu sklonil.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.I řekl jemu Ježíš: Lišky doupata mají a ptáci nebeští hnízda, ale Syn člověka nemá, kde by hlavu sklonil.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.Jezus antwoordde: "Vossen hebben een hol en vogels een nest, maar Ik heb geen plaats om uit te rusten."
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.예수께서 이르시되 여우도 굴이 있고 공중의 새도 거처가 있으되 오직 인자는 머리 둘 곳이 없다 하시더라
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.예수께서 가라사대 여우도 굴이 있고 공중의 새도 집이 있으되 인자는 머리 둘 곳이 없도다 하시고
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.Исус му каза: Лисиците си имат леговища, и небесните птици гнезда; а Човешкият Син няма где глава да подслони.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.І рече йому Ісус: Лисицї нори мають, і птицї небесні гнізда; Син же чоловічий не має, де голови прихилити.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.ויאמר אליו ישוע לשועלים יש חורי עפר ולעוף השמים קנים ובן האדם אין לו מקום להניח שם את ראשו׃
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.فقال له يسوع للثعالب اوجرة ولطيور السماء اوكار. واما ابن الانسان فليس له اين يسند راسه.
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.耶 穌 說 、 狐 狸 有 洞 、 天 空 的 飛 鳥 有 窩 、 人 子 卻 沒 有 枕 頭 的 地 方
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.耶穌說 、 狐狸 有洞 、 天空 的 飛鳥 有 窩 、 人子 卻沒 有 枕頭 的 地方
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.耶 穌 說 、 狐 狸 有 洞 、 天 空 的 飛 鳥 有 窩 、 只 是 人 子 沒 有 枕 頭 的 地 方
İsa ona, ‹‹Tilkilerin ini, kuşların yuvası var, ama İnsanoğlunun başını yaslayacak bir yeri yok›› dedi.耶穌說 、 狐狸 有洞 、 天空 的 飛鳥 有 窩 、 只是 人子 沒 有 枕頭 的 地方
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.Bohater zostawia normalny, bezpieczny dom, i wkracza do szczególnego świata i przygody.
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.Der Held überschreitet die Grenze seiner normalen, sicheren Welt und tritt in eine besondere Welt ein.
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.El héroe cruza el umbral de su hogar normal, seguro, y entra al mundo especial y a la aventura.
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.영웅은 평범하고 안전한 집에서 나와 경계를 넘어서 특별한 세계와 모험속으로 들어갑니다.
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.Le héros sort de sa vie normale, sûre, et pénètre dans un monde et une aventure spéciaux.
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.L'eroe varca la soglia che dalla sua esistenza sicura e normale ed entra nel mondo speciale e nell'avventura.
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.Người anh hùng vượt qua ra khỏi vùng đất của mình và bước vào thế giới bí ẩn để bắt đầu cuộc phiêu lưu.
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.Герой переступает порог родного и уютного мира и попадает в мир чужой, полный опасностей и приключений.
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.Герой переступає поріг свого звичайного та безпечного дому, і входить в особливий світ пригод.
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.הגיבור חוצה את הסף מהבית הנורמלי, הבטוח שלו, ונכנס לעולם מיוחד ולהרפתקה.
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.البطل يعبر العتبة من منزله وعالمه الطبيعي والآمن ويدخل العالم الخاص المليء بالمغامرة.
Kahraman; normal, güvenli yuvasının eşiğini geçer ve özel bir dünyaya ve maceraya adım atar.非日常の冒険の世界へ踏み出します 故郷に別れを告げるのです
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?( 39 : 30 ) Có phải theo lịnh ngươi mà chim ưng cất lên , Và đóng ổ nó tại nơi cao ?
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?(39:30) Có phải theo lịnh ngươi mà chim ưng cất lên, Và đóng ổ nó tại nơi cao?
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?(39:30) Est-ce par ton ordre que l`aigle s`élève, Et qu`il place son nid sur les hauteurs?
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Či na tvoj rozkaz vznáša sa orol a že na vysokom mieste kladie svoje hniezdo?
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?den sluger Vejen med gungrende Vildskab, den tøjler sig ikke, når Hornet lyder;
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?¿Es por tu mandato que el águila se eleva y pone en lo alto su nido
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Fliegt der Adler auf deinen Befehl so hoch, daß er sein Nest in der Höhe macht?
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Han skakas och rasar och uppslukar marken, han kan icke styra sig, när basunen har ljudit.
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?In zleti li orel visoko na tvoje povelje in postavi v višavi gnezdo svoje?
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Izali na twoje rozkazanie wzbija się orzeł w górę, i składa na wysokich miejscach gniazdo swoje?
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Käy jyrinä ja jytinä, kun se laukaten taivalta ahmii; ei mikään sitä pidätä sotatorven pauhatessa.
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?독수리가 공중에 떠서 높은 곳에 보금자리를 만드는 것이 어찌 네 명령을 의지함이냐
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Med styr og ståk river den jorden op, og den lar sig ikke stagge når krigsluren lyder.
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?O al tuo comando l'aquila s'innalza e pone il suo nido sulle alture
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Oare din porunca ta se înalţă vulturul, şi îşi aşează cuibul pe înălţimi?
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Opgewonden stormt hij over het veld en is niet meer te houden wanneer het trompetgeschal klinkt.
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Ou se remonta a águia ao teu mandado, e põe no alto o seu ninho?
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Perintahmukah yang diikuti burung rajawali sebelum ia membuat sarangnya di gunung yang tinggi
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Tombolva, nyihogva kapálja a földet, és nem áll veszteg, ha trombita zeng.
Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?Zdali k rozkazu tvému zhůru se vznáší orlice, a vysoko se hnízdí?