Kaya yamaçtan aşağıya yuvarlandı.The rock rolled down the hillside.
Yuvamızı sevgi ve mutluluk dolu yapacağımızı umuyoruz.We hope we will make our home full of love and happiness.
Belki bir kadınla yuva kuracağım.Maybe I will settle down with a woman.
Top yerde bana doğru yuvarlandı.The ball rolled on the ground towards me.
Toplar yuvarlaktır.Balls are round.
Top, yolun karşısına yuvarlandı.The ball rolled across the road.
Bunu yuvaya geri koy.Put it back in the nest.
Kuş yuvasında.The bird is in its nest.
Kayalık yolun üzerine yuvarlanır.The cliff hangs over the road.
Topu bana yuvarla.Roll the ball to me.
Derhal kuşlar yuvalarını terk ettiler.At once the birds left their nests.
Columbus dünyanın yuvarlak olduğunu savundu.Columbus argued that the earth was round.
Columbus dünyanın yuvarlak olduğuna inanıyordu.Columbus believed that the earth was round.
Açıkçası dünya yuvarlak değil.Strictly speaking, the earth is not round.
Sel suları evimi nehre yuvarladı.The flood waters tumbled my house into the river.
Masanın altına madeni para yuvarlandı.A coin rolled under the desk.
Dün bir araba kayalıklara yuvarlandı.Yesterday a car fell over the cliff.
Çocuk merdivenlerden aşağıya yuvarlandı.The child tumbled down the stairs.
Biz bir yuvarlak masa aldık.We bought a round table.
Araba korkuluğa çarptı ve tepeden aşağıya yuvarlandı.The car crashed into the guard-rail and rolled down the hill.
Bir kızın yuvarlandığını gördüm ve elimde olmadan ona doğru koştum.I saw a girl tumble and ran to her in spite of myself.
Öğretmen onlara dünyanın yuvarlak olduğunu öğretti.The teacher taught them that the earth is round.
İnsanlar bir zamanlar dünyanın yuvarlak olduğu fikriyle alay ettiler.People once mocked the idea that the earth is round.
Dünyanın yuvarlak olduğu doğrudur.It is true that the earth is round.
Dünyanın yuvarlak olduğu gerçeğini kimse inkar edemez.No one can deny the fact that the earth is round.
Dünya yuvarlak.The earth is round.
Kuşlar her zaman yuvalarına dönerler.Birds always return to their nests.
Kuşlar yuva yapar.Birds build nests.
Kuşlar, yuvalarını ağaçlara yaparlar.Birds make their nests in trees.
Yuvarlanan taş yosun tutmaz.A rolling stone gathers no moss.
O günlerde insanlar zaten dünyanın yuvarlak olduğunu biliyorlardı.People in those days already knew that the earth is round.
Kafamda yuvarlak kel bir nokta var.I have a round bald spot on my head.
Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.Birds of a feather flock together.
Onun ikinci oğlu evlendi ve yuva kurdu.His second son married and settled down.
O, yataktan yuvarlandı.He rolled off the bed.
O, merdivenlerden yuvarlandı.He tumbled down the stairs.
O, Dünyanın yuvarlak olduğuna inanıyordu.He believed that the earth was round.
Onun yuvarlak bir yüzü var.She has a round face.
O şimdi evli ve yuvasını kurdu.She's married and settled down now.
Yuvadaki kuşu dikkatle izledi.She carefully watched the bird in the nest.
Erkekler ev yapar, kadınlar yuva yapar.Men make houses, women make homes.
Göz yaşları onun yanaklarından aşağı yuvarlandı.Tears rolled down his cheeks.
Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu.He believed the Earth round.
Bütün çocuklar bir gün yuvadan ayrılır.Children all leave the nest one day.
Julien, John Lennon gibi, yuvarlak gözlükler takıyor.Julien wears round glasses, like John Lennon.
Çocuklar tepeden aşağıya yuvarlandılar.The children rolled down the hill.
Dünya yuvarlaktır, düz değil.The earth is round, not flat.
Kase mükemmel bir şekilde yuvarlaktı.The bowl was perfectly round.
Mary bebeğinin sevimli, yuvarlak yüzünü çok seviyor.Mary adores her baby's cute, round face.
Rüzgar kuş yuvasını ağaçtan düşürdü.The wind knocked the birdhouse out of the tree.
Teksas'ta bir çocuk yuvasını ziyaret etti.He visited a children's home in Texas.
Turnalar yuvalarını kilisenin çan kulelerine yapmaya eğilimliler.The cranes tend to make their nests in the bell towers of churches.
Julian, John Lennon'unki gibi yuvarlak gözlük takıyor.Julian wears round glasses like John Lennon's.
Bütün kuşlar yuva kurmaz.Not all birds build nests.
Tom yatakta yuvarlandı.Tom rolled over in bed.
Kuşlar dalın üzerine bir yuva yerleştirdiler.The birds placed a nest on a branch.
Korku dağlar için köstebek yuvaları alır.Fear takes molehills for mountains.
Görünüşe göre, onlar evin önündeki bir ağaca yuva yaptılar.Apparently, they nest in a tree in front of the house.
Takımımız büyük bir zaferden sonra yuvaya döndü.Our team returned home after a huge victory.
Martılar koloniler halinde yuva yaparlar.Seagulls nest in colonies.