Buraya yakın bir öğrenci yurdu var mı?Is there a youth hostel near here?
O hem yurdunda hem de yurtdışında ünlüdür.He is famous both at home and abroad.
O, yurdunu özlemiş olmalı.He must be homesick.
Buralarda bir gençlik yurdu var mı?Is there a youth hostel around here?
Tom bir yetiştirme yurdunda büyüdü.Tom grew up in a foster home.
Tom, yurdunun dışında kilitli kaldı.Tom got locked out of his dormitory.
Tom görülmeden yurdun dışına çıkamadı.Tom couldn't sneak out of the dorm without being seen.
Benim üniversitenin bir yurdu var.My college has a dorm.
Benim üniversitemin bir yurdu vardır.My university has a dormitory.
Bizim yurdun ısıtma sistemi düzgün çalışmıyor.Our dorm's heating system isn't working properly.
Biz onlarla gençlik yurdunda tanıştık.We met them at the youth hostel.
Yurdumu özledim.I got homesick.
Tom yurduna geri döndü.Tom went back to his dorm.
Tom yurdunu özlemiş olmalı.Tom must be homesick.
Bazen yurdumu özlerim.I get homesick sometimes.
Tom yurdunu özlediğini söylüyor.Tom says he's homesick.
Boston benim ikinci yurdum gibidir.Boston is like my second home.
Almanya benim ikinci yurdum gibidir.Germany is like my second home.
Burada gençlik yurdu var mı?Is there a youth hostel here?
Öğrenci yurdundan Tom'un ofisine doğru yürüdüm.I walked down the hall to Tom's office.
Tom biraz yurdunu özlemiş.Tom is a little homesick.
Üç buçuk yıldır bu öğrenci yurdunda yaşıyorum.I've been living in this dorm for three and a half years.
Tom'un öğrenci yurdunda kaldığını bilmiyordum.I didn't know Tom lives in the hall of residence.
“Lisanların inkişaf ve tekâmülünde Akademilerin rolü”, Türk Yurdu, sayı 12, sahife 525.“Lisanların inkişaf ve tekâmülünde Akademilerin rolü”, Türk Yurdu, sayı 12, sahife 525.
Yeryüzünde biz ancak yurdumuzun kuluyuz.The Earth Only Endures: On Reconnecting With Nature and Our Place in It.
“Türk Birliği”, Türk Yurdu, sayı 11, sahife 396.“Türk Birliği”, Türk Yurdu, sayı 11, sahife 396.
“Türk tarihinin telkinatı”, Türk Yurdu, sayı 14, sahife 377.“Türk tarihinin telkinatı”, Türk Yurdu, sayı 14, sahife 377.
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.He answers to the Elders of the Heavens, and is in command of the united armies.
O ise Kırgıs (yani Kırgız) Kağanlığı'nın eski yurdudur .Lost in Paradise (Týnd í Paradís) is Torfason's latest book.
İlk yaylamız Çökercük(Sameyil yurdu)'e çıkmakla başlamıştır.We will die first, before enemy reaches you.
Yurduma helal olsun."Welcome home."
“Büyük milli Emeller”, Türk Yurdu, sayı 2, sahife 33. Maksudi, S. (1924).“Büyük milli Emeller”, Türk Yurdu, sayı 2, sahife 33.
"Niçin başka güneş başka toprak ararsın, yurdundan kaçmakla kendinden kaçar mısın?""Why do I freeze out of doors while you sleep on a rug?"
Hikmet Yurdu.Humans of Science (HoS).
Yeryüzü Alt-Dünya (Alsó világ): Ölüler ve Şeytanlar yurdu.Hell Upon Earth, or The Town in an Uproar; And Satan's Harvest Home.
“Büyük milli Emeller”, Türk Yurdu, sayı 1, sahife 8. Maksudi, S. (1911).“Büyük milli Emeller”, Türk Yurdu, sayı 1, sahife 8.
Sözleşmesi bitince tekrar Mersin İdman Yurdu'na döndü.Once finished, they will return to colonize Earth.
Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş.Even before that there were inhabitants here.
"Mersin İdman Yurdu 2-5 Beşiktaş"."St Mirren 2–5 Forfar".
Yedi aylık bir çalışmanın ardından yurduna döndü.He was there for seven months before returning home.
Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) yaptık.So we wound up recording them in the flooded house that we used to live in.
Ve onlar burayı atalarının yurdu olarak kabul ediyorlardı.They consider it the home of their ancestors.
Yurtsever şu anlamlara gelebilir: Yurtseverlik: Bir bireyin yurduna duyduğu sevgi ve bağlılık.In-group It is a social group toward which a member feels respect and loyalty.
1846-7 yıllarında yurduna, Huntly-Aberdeenshire'a yanında üç Çinli öğrenciyle birlikte döndü.He returned home to Huntly, Aberdeenshire, in 1846–7, taking with him three Chinese students.
Aynı zamanda 2 kaşer lokanta, birer tane yaşlılar yurdu ve mezarlıkları vardır.It has two kosher restaurants, an old-age home and a cemetery.
Mersin İdman Yurdu'ya kiralandı.Mersin İdman Yurdu’nda görev dağılımı yapıldı.
Sevgili Anneciğim, Sayın Müdürüm, Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın!O parents, parents, a warning take, Don't chide your children, for heaven's sake!
2012'de ise Mersin İdman Yurdu'na transfer olmuştur.In 2012, the property was transferred to the North Shore Land Alliance.
Biz onları ahiret yurdunu düşünen samimi kimseler kıldık.Verily We did choose them for a special (purpose)- proclaiming the Message of the Hereafter.
Yurdun her yerinde barış kutlanmaktadır.There will be peaceful demonstrations all over Korea.
Sonradan Springfield Emekliler Yurdu'na gönderilen bir II. Dünya Savaşı gazisidir.He is a World War II veteran who was later sent to the Springfield Retirement Castle by Homer.
Karadoğan futbola Mersin İdman Yurdu'nda başladı.The Dawn of Football at Valley Parade.
BAHÇEKÖY satır etin ana yurdudur bölgedeki en önemli restaurantlar sınırları içerisindedir.Franschhoek is notable for having some of the top restaurants in the country within its borders.
Orta-Dünya (Középső világ): İnsanların yurdu.The Earth - the middle world, home of mortals.
Çocuk evin şenliği, Yurdun egemenliği.Bedroom for guests or the children's governess.
"Türküm, doğruyum. İlkem; yurdumu canımdan çok sevmektir."I am Turkish and I am proud, and I love my nation more than my own essence.
Evi yurdu yoktur. Otellerde kalýr. Oyun kurar...He stays at hotels he prepares traps and play with people
Yeri yok, yurdu yok.He doesn't have a house...
[GÝZEMLÝ MÜZÝK BÝTER] Bu adamýn evi, yurdu yoksa...If this guy doesn't have a house how about his car?
Bütün bunlardan kaçabildim ve senin fikirlerinin yurdunda ilerleyebildim."I've been able to get away from it all and walk through the land of your ideas."