Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Assim, os golfinhos conseguem fazer cócegas uns aos outros à distância.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Deci delfinii se pot gâdila și zbârnâi de la distanță.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Delfine können also schnarren und sich aus der Entfernung kitzeln.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Delfiner kan summe og kilde hinanden på afstand.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Donc les dauphins peuvent s'appeler et se chatouiller les uns les autres à distance.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.I delfini possono stuzzicarsi e farsi il solletico a distanza.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.그래서 돌고래들은 멀리서도 서로 진동을 보내거나 간지럼을 태울 수 있습니다.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Takže delfíni mohou hučet a lechtat se na dálku.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Takže delfíny môžu jeden druhého na diaľku štuchnúť a štekliť.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Vì thế cá heo có thể gây ồn và chọc lét lẫn nhau mặc dù ở khoảng cách xa.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Zatem delfiny mogą brzęczęć i łaskotać się nawzajem na odległość.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Ze kunnen elkaar op afstand 'buzzen' en kietelen.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Έτσι τα δελφίνια μπορούν να δημιουργούν βόμβους και να γαργαλούν το ένα το άλλο από απόσταση.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.Тож дельфіни можуть гудіти один до одного на відстані.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.לכן הדולפינים יכולים לדגדג מרחוק אחד את השני באמצעות זמזום.
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.لذا يمكن للدلافين أن تصدر أزيزاً وطنيناً عن بعد
Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler.ある種の行動に伴う音の使い方については
Bütün zemin kırmızı renkte, ancak teknenin yanındaki yunusların sudan sıçrayarak yüzdüklerini anlayabiliyoruz.Není naznačen rozdíl. Delfíni se zdají být jakoby po obou stranách lodi. A vyskakují z vody.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.En die dolfijnstalen bevatten een enorme lading PCB's, dioxines en zware metalen.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.E quelle parti di delfino contenevano un tasso di PCB elevatissimo, diossine e metalli pesanti.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Et ces parties du dauphin contenaient des quantités importantes de PCB, et de toxines et de métaux lourds.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Iar acele bucăţi de delfin erau pline de bifenili policloruraţi, dioxine şi metale grele.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.그리고 이 돌고래 부분은 엄청난 PCB 축적물과 독소와 중금속을 가지고 있었습니다.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Und diese Delfinteile waren stark mit PCBs belastet, mit Dioxinen und Schwermetallen.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Và những phần đó của cá heo có một lượng lớn PCBs, đi-ô-xin và kim loại nặng.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.В этих частях дельфина содержалось огромное количество ПХБ, диоксинов и тяжелых металлов.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.И в тези части от делфини има огромно количество PCB-та, диоксини и тежки метали.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.וחלקי הדולפין האלה הכילו כמויות ענק של ביפניל רב-כלורי, דיוקסינים ומתכות כבדות.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.و أجزاء الدلفين هذه كان فيها كميات كبيرة من "البي سي بي" الديوكسين والمعادن الثقيلة.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.大量のPCBや ダイオキシンや重金属が含まれていました それら大量の汚染物は
Bu yunuslar SONAR.Zvuk může být cítit ve vodč, protože akustická impedance vody a tkáně jsou stejné.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.Bueno, CHAT está diseñado específicamente para darles a los delfines el poder para solicitarnos cosas.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.CHAT byl navržen obzvláště pro to, aby umožnil delfínům požadovat od nás věci.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.CHAT e proiectat expres pentru a le da posibilitatea delfinilor să ceară lucruri de la noi.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.CHAT is specifiek ontworpen om dolfijnen de mogelijkheid te geven om ons iets te verzoeken.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.CHAT je konkrétne navrhnutý nato, aby si pomocou neho mohli od nás delfíny niečo vypýtať.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.CHAT jest skonstuowany specjalnie dla delfinów, aby prosić rzeczy od nas.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.CHAT zielt spezifisch darauf ab, dass Delfine etwas von uns erbitten können.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.CHAT מתוכנן במיוחד לאפשר לדולפינים לבקש מאיתנו דברים.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.Eh bien, CHAT a été spécifiquement conçu pour donner aux dauphins les moyens de nous solliciter.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.Il CHAT è progettato specificamente per permettere ai delfini di chiederci le cose.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.Jamen, CHAT er designet specifikt til at tillade delfinerne at bede om ting fra os.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.챗은 특별히 돌고래들이 우리에게 무엇인가를 달라고 요구할 수 있도록 만들어졌어요.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.O CHAT foi concebido para permitir especificamente aos golfinhos pedirem-nos coisas.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.Το CHAT είναι σχεδιασμένο ειδικά για να ενθαρρύνει τα δελφίνια να ζητούν πράγματα από μας.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.СТТК створений зумисно для того, щоб дати дельфінам змогу просити у нас речі.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.حسناً، لقد صُمِّم نظام "تشات" (CHAT) خصيصاً لتمكين الدلافين من طلب أشياءٍ منّا.
CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı.イルカの能力を高めるよう設計されています 双方向的に設計されています
DR: Yunuslar için etkileşimli dokunmatik ekran geliştirmeye çalışıyoruz.다이아나: 돌고래를 위한 대화형 터치 스크린을 개발하려고 합니다.
DR: Yunuslar için etkileşimli dokunmatik ekran geliştirmeye çalışıyoruz.ד ר: אנחנו מנסים לפתח מסך מגע אינטראקטיבי לדולפינים.
DR: Yunuslar için etkileşimli dokunmatik ekran geliştirmeye çalışıyoruz.ديانا ريس: نحن نحاول تطوير شاشة لمس تفاعلية للدلافين.
DR: Yunuslar için etkileşimli dokunmatik ekran geliştirmeye çalışıyoruz.これは前の企画の 続きの様な物なんですが
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Ale rychle jsme přišli na to, že delfíni se prostě nebudou potulovat kolem naší lodi a mačkat klávesy.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Dar ne-am dat seama repede că delfinii pur și simplu nu vor urma barca pentru a folosi o tastatură.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.하지만 곧 우리는 돌고래들이 얌전하게 배 주변에 머무르며 키보드를 쓰지 않는다는 걸 발견했지요.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Maar we merkten snel dat dolfijnen niet blijven hangen rond een boot met een toetsenbord.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Mas depressa descobrimos que os golfinhos não permaneceriam junto do barco em volta do teclado.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Men vi fandt hurtigt ud af at delfinerne simpelthen ikke ville blive i nærheden af båden og bruge tastaturet.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Okazało się jednak, że delfiny nie mają zamiaru zabawiać się z łódką z klawiaturą.
Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı.Wir fanden aber schnell heraus, dass freie Delfine nicht einfach so an einem Boot bei einer Tastatur abhängen.