Kavşut beldesi; Fatih ve Yunus Emre olmak üzere iki mahalleden oluşmaktadır.Pasquale y Giuseppe se reúnen con él, que les ofrece dos mantas para vender.
Bazı yunuslar yanlışlıkla ağlara takılabilmektedir.Dejaba caer de rato en rato unas lágrimas.
İbn-i Yunus Mısırlı astronomi ve matematik bilgini.Ibn Yunus, matemático y astrónomo egipcio.
Her grubun başında olgun bir erkek yunus bulunur.Todo grupo tiene al menos un macho adulto.
İki çeşittir: Yunuslar ve Şahinler.Los hay de dos tipos: los conos y los bastones.
Ayrıca bir yunus akvaryumu bulunmaktadır.El Mall of America cuenta con un acuario.
Ancak İbn-i Yunus diye tanındı.Y desde entonces me decían Iván.
Yunuslar, erkek cinsel organlarını birbirlerine sürterler.Ambos sexos practican el tatuaje corporal.
20. yüzyılın başlarında Şili yunusu daha çok kara yunus adıyla tanınıyordu.A principios del siglo XX el delfín chileno era comúnmente conocido como delfín negro.
O, ilk defa Yunus Emre şiir örneklerinden Özbekçe'ye çeviri Özbek mütercimi oldu.Se traduce por primera vez el Nuevo Testamento al sueco.
Ne var ki, Yunus RAB’bin huzurundan Tarşiş (Tarsus)’e kaçmaya kalkıştı.Pero Jonás partió para huir a Tarsis, lejos de la presencia del Señor.
Yunus Aran Birlikteliği.Urópodos unirrámeos.
Yunus, Yafa'ya gidip orada Tarşiş (Tarsus)'e gitmekte olan bir gemiye biner.Bajó a Yoppe y encontró una nave que iba a zarpar hacia Tarsis.
Bu yunusların oksijen eksikliği nedeniyle öldüğü söylenmiştir.Falleció debido a la falta de oxígeno del lugar.
Benguela yunusunun bilinen maksimum yaşı yirmi yıldır.La longevidad máxima conocida de un delfín de Heaviside es de 20 años.
Çok az sayıda (20 kadar) yunus Nepal'in Karnali Nehri'nde bulunur.Pochissimi individui (forse 20) sono presenti in Nepal nel fiume Karnali.
İnsan aktiviteleri nedeniyle bu sayı 2007 yılında 47 yunusa düşmüştür.A causa delle attività antropogeniche questo numero si è ridotto a 47 delfini nel 2007.
Yunus Han'ın ölümünde sonra onun bölgeleri onun oğullarına bölünür.Dopo la morte di Yunus Khan i territori furono divisi fra i suoi figli.
Yunus üç gün üç gece bu balığın (erkek) karnında kaldı.I piemontesi ebbero poi la loro rivincita nelle tre annate successive.
Bu tür yunus Meksika Körfezi'nde de bulunmaktadır ama Atlantiğin başka bölgelerinde çok görülmemişlerdir.La specie è relativamente comune anche nel golfo del Messico, ma manca nel resto dell'oceano Atlantico.
Yunusun üst çenesinde 28-34 çift diş, alt çenesinde de 29-33 çift diş bulunur.Il delfino ha 28-34 paia di denti nella mascella superiore e 29-33 in quella inferiore.
Bu şekilde büyük bir ihtimalle doğu dönücü yunus popülasyonunun yarısı öldürülmüştür.La popolazione dello Yemen sud-occidentale è stata probabilmente introdotta.
Giresun ilinin Bulancak ilçesine bağlı Yunuslu köyünde doğmuştur.Nel territorio del comune nasce l'Avre, affluente della Eure.
Kara liman yunusu (Phocoena spinipinnis), Güney Amerika'ya kıyılarına endemik bir musurgil türü.La focena spinipinne (Phocoena spinipinnis) è una specie di focena endemica delle coste del Sudamerica.
Bu şekilde yakalanan Yunusların hepsi ölmüştür.Tutti coloro i quali assunsero il preparato morirono.
Gerçek balina liman yunusunun hatta hiç sırt yüzgeci yoktur.A valle di Forno il corso del torrente non presenta affluenti di particolare rilievo.
Diğer ılık denizlerden de bu yunus türünün bulunduğuna dair bilgiler gelmektedir.È curioso notare come in questo luogo siano stati ritrovati solo esemplari giovani di questo squalo.
Yunusgiller familyasının bir üyesidir (Delphinidae).Fanno parte della famiglia Delphinidae.
Yunusun bilimsel adı olan Latince cruciger "haç taşıyan" anlamına gelir.Il nome scientifico cruciger in latino significa "portatore di croce".
Tüm nehir yunuslarının karakteristik özelliği olan uzun ve sivri bir ağza sahiptir.Hanno il muso lungo e appuntito caratteristico di tutti i delfini di fiume.
Pasifik beyaz yanlı yunusu 1865 yılında Theodore Gill tarafından adlandırılmıştır.Il lagenorinco dai denti obliqui è stato descritto da Theodore Gill nel 1865.
Yeni Zelanda yunusu ya da Hector yunusu olarak da bilinir.Era noto anche come il Gigante di Bristol o il gigante irlandese.
Yaklaşık yirmi yıl kadar önce Bahamalar'da 80 civarında Atlantik benekli yunusu vardı.Visse 130 milioni di anni fa, nel Cretacico inferiore, in Australia.
Yunuslama uçağın hücum açısının değişmesidir.La capacità di cambiare vhost al volo.
Benguela yunusları hareketli ve sosyal hayvanlardır.I cefalorinchi di Heaviside sono animali attivi e sociali.
Haliç yunuslarının diğer nehir yunuslarıyla birlikte beslendikleri görülmüştür.Le sotalie sono state viste nutrirsi con altri delfini di fiume.
Genç erkek yunuslar ayrı gruplar oluştururlar.I maschi formano gruppi separati.
Yunusun bilimsel adı onun anısına verilmiştir.Il circolo di Genova è intitolato alla sua memoria.
Çin ekonomik olarak geliştikçe nehir yunusları üzerindeki baskı da giderek arttı.Tuttavia, il cinese sta diventando sempre più prevalente a causa dell'apertura della RPC.
Oysa Yunus familyasının asıl örnek türü tırtak (Delphinus delphis) dır.Viene classificato, invece, nella famiglia dei delfini (Delphinidae).
Atlantik beyaz yanlı yunusu 1828'de Gray tarafından adlandırıldı.Il lagenorinco acuto venne descritto da Gray nel 1828.
Yunusun kıyıya yakın yaşaması balık ağlarına takılarak ölmesine neden olmaktadır.Il suo corpo è compresso sul dorso perché questo pesce ama nuotare vicino alla superficie.
Bu yunuslar sık sık teknelere yaklaşıp tekne yanında yüzerler.Spesso i banchi seguono le imbarcazioni tenendosi vicino al timone.
Yunuslar ve balinalar balık değildir.Дельфины и киты не рыбы.
Delfinaryum; yunuslar için akvaryumdur.Дельфинарий — это аквариум для дельфинов.
Yunusun üst çenesinde 28-34 çift diş, alt çenesinde de 29-33 çift diş bulunur.На верхней челюсти 28-34 пары зубов, на нижней — только 29-33 пары.
Yunus tekrar kavmine döndürülür ve 100 bin kişi O’na inanır.Храм вмещает около ста верующих.
Yunusobod - Eylül 2001'de, yeni bir üçüncü metro hattı faaliyete başladı.В сентябре 2001 года стала действовать новая, третья линия метро — Юнусабадская.
Yunus (peygamber), bir peygamber.Беновша Кадыр кызы Расулова (азерб.
Kura çektiler, kura Yunus’a düştü.Бросили жребий, и пал жребий на Ионафана.
Çekilen kur'a Yunus peygambere çıkmış ve Onu denize atmışlar.Однажды иудей-богослов Мухайрик, желавший принять ислам, подарил Пророку свое имущество.
Yunusun bilimsel adı olan Latince cruciger "haç taşıyan" anlamına gelir.Научное название cruciger в переводе с латинского означает «крестоносец».
Bu tür yunusların göz merceği yoktur.Эти черви не имеют глаз.
Han Yunus valiliği (Arapça: محافظة خان يونس), Filistin Ulusal Yönetimi'nin valiliklerinden biridir.Хан-Юнис — одна из провинций Палестинской автономии.
Yunus Emre (1240-1321), Türk halk şairi ve düşünür.Юнус Эмре (1240—1321) — турецкий поэт, суфий.
Amazon nehir yunusları doğrudan hiçbir zaman avlanmamıştır.До Северной Америки гигантские олени никогда не добирались.
Bu şekilde yakalanan Yunusların hepsi ölmüştür.Все найденные клещи были мертвы.
Etrafındaki beş köy yunuslu köyünden yüksektir.На них занято до 500 человек из крестьян ближайших селений.
İki çeşittir: Yunuslar ve Şahinler.В двух коротких главах говорится о зайцах и оленях.
Üç gün ve üç gece Yunus, yaratığın midesinde yaşar.Иона пребыл во чреве кита три дня и три ночи — три дня и три ночи был Иисус в сердце земли.