Yunus, ‹‹İbraniyim›› diye karşılık verdi, ‹‹Denizi ve karayı yaratan Göklerin Tanrısı RABbe taparım.››فقال لهم انا عبراني وانا خائف من الرب اله السماء الذي صنع البحر والبر.
Yunus, ‹‹İbraniyim›› diye karşılık verdi, ‹‹Denizi ve karayı yaratan Göklerin Tanrısı RABbe taparım.››他 說 、 我 是 希 伯 來 人 . 我 敬 畏 耶 和 華 、 那 創 造 滄 海 旱 地 之 天 上 的 神
Yunus, ‹‹İbraniyim›› diye karşılık verdi, ‹‹Denizi ve karayı yaratan Göklerin Tanrısı RABbe taparım.››他 說 、 我 是 希伯來人 . 我 敬畏 耶和華 、 那創 造 滄海 旱地 之 天上 的 神
Yunus ilk bölümün son ayet -요나의 첫 번째 챕터의 마지막 구절 -
Yunus ilk bölümün son ayet -Posledný verš prvej kapitoly Jonáša -
Yunus ilk bölümün son ayet -בפסוק האחרון של הפרק הראשון של יונה -
Yunus ilk bölümün son ayet -مشاركة آية من الفصل الأول من جونا --
Yunus ilk bölümün son ayet -"そして、神はヨナを飲み込む大きな魚を準備していた。"
- Yunus.- Iona.
- Yunus, it's Yunus.- Yunus, ez Yunus.
Yunus ıslıklarının karmaşıklık oranı, insan dillerine dahi kıyaslandığında çok daha yüksek.Dabei werden die Pfeiftöne als hoch eingestuft, selbst im Vergleich zu menschlichen Sprachen.
Yunus ıslıklarının karmaşıklık oranı, insan dillerine dahi kıyaslandığında çok daha yüksek.돌고래 휘파람의 복잡성은 인간의 언어에 비교해도 매우 높습니다.
Yunus ıslıklarının karmaşıklık oranı, insan dillerine dahi kıyaslandığında çok daha yüksek.Os assobios ficam muito bem classificados relativamente às linguagens humanas.
Yunus ıslıklarının karmaşıklık oranı, insan dillerine dahi kıyaslandığında çok daha yüksek.Свисти вважаються дуже високими, навіть порівняно з людськими мовами.
Yunus ıslıklarının karmaşıklık oranı, insan dillerine dahi kıyaslandığında çok daha yüksek.ושריקות מדורגות גבוה מאוד יחסית אפילו לשפת אדם.
Yunus ıslıklarının karmaşıklık oranı, insan dillerine dahi kıyaslandığında çok daha yüksek.فدرجة تعقيد الصافرات عالية جداً، إلى درجة أنَّها تقارب حتى لغات البشر
Yunus ıslıklarının karmaşıklık oranı, insan dillerine dahi kıyaslandığında çok daha yüksek.ですが バーストパルス音は少々謎です
- Yunus.- Jona.
- Yunus.- Jonah.
- Yunus.- Jona.
- Yunus.- Jonáš.
- Yunus.- Jonas.
- Yunus.- Jonás.
- Yunus.- Jonas.
- Yunus.- Jónás.
- Yunus.- Jona.
- Yunus.- Jonas.
- Yunus.- Jonáš.
- Yunus.- Jona.
- Yunus.- Jonasz.
- Yunus.- Joona.
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.És kezde Jónás bemenni a városba egy napi járóra, és kiálta és monda: Még negyven nap, és elpusztul Ninive!
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.In Jona je šel v mesto en dan hoda in je klical, govoreč: Še štirideset dni, in Ninive bodo razdejane!
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.I rzekł Pan: A dobrzeż to, że się tak gniewasz?
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.요나가 그 성에 들어가며 곧 하룻길을 행하며 외쳐 가로되 사십 일이 지나면 니느웨가 무너지리라 하였더니
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.Og Jonas gikk en dagsreise inn i byen og ropte: Om firti dager skal Ninive bli omstyrtet.
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.ויחל יונה לבוא בעיר מהלך יום אחד ויקרא ויאמר עוד ארבעים יום ונינוה נהפכת׃
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.فابتدأ يونان يدخل المدينة مسيرة يوم واحد ونادى وقال بعد اربعين يوما تنقلب نينوى
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.約 拿 進 城 走 了 一 日 、 宣 告 說 、 再 等 四 十 日 、 尼 尼 微 必 傾 覆 了
Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, ‹‹Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!›› diye ilan etti.約拿進 城 走 了 一 日 、 宣告 說 、 再 等 四十日 、 尼尼微 必 傾覆了
Yunus klavyenin başında.Chú cá heo này đã ở chỗ bàn phím.
Yunus klavyenin başında.De dolfijn is bij het toetsenbord.
Yunus klavyenin başında.Delfinen er ved tastaturet.
Yunus klavyenin başında.Delfín je pri klávesnici.
Yunus klavyenin başında.Delfin jest przy klawiaturze.
Yunus klavyenin başında.Delfín je u klávesnice.
Yunus klavyenin başında.Delfinul e la taste.
Yunus klavyenin başında.Der Delfin ist an der Tastatur.
Yunus klavyenin başında. Dikkatle izleyin.Она уже подплыла к клавиатуре, и все затаили дыхание.
Yunus klavyenin başında.El delfín está en el teclado.
Yunus klavyenin başında.돌고래가 키보드 앞에 있고
Yunus klavyenin başında.Le dauphin est au clavier.
Yunus klavyenin başında.O golfinho está no teclado.
Yunus klavyenin başında.Το δελφίνι είναι στο πληκτρολόγιο.
Yunus klavyenin başında.Дельфін біля клавіатури.
Yunus klavyenin başında.הדולפין ליד המקלדת.
Yunus klavyenin başında.الدلافين تقف عند لوحة المفاتيح
Yunus klavyenin başında.人の動作に集中します
- Yunus.- 요한.
Yunuslar aynı zamanda politik hayvanlardır. Dolayısıyla anlaşmazlıkları çözmeleri gerekir.Cá heo cũng là loài vật có tư tưởng chính trị, vì chúng cũng có khuynh hướng giải quyết các xung đột.