Yunus Suresi, Kur'an'da bir sure.그러나 윤치호는 그가 학식이 없음을 들어 그를 조롱하였다.
Yunus`un RAB'den uzaklaşmak için kaçtığını biliyorlardı.유희가 다은을 살리기 위해 떠난 줄 모르고 한강수를 따라 집을 나간 것으로 오해한다.
Çin ekonomik olarak geliştikçe nehir yunusları üzerindeki baskı da giderek arttı.יחד עם התפתחותה הכלכלית של סין, הלחץ על דולפין הנהרות הלך וגדל.
Han Yunus valiliği (Arapça: محافظة خان يونس), Filistin Ulusal Yönetimi'nin valiliklerinden biridir.נפת ח'אן יונס (בערבית: محافظة خان يونس) היא אחת מנפות הרשות הפלסטינית.
Yunusun üst çenesinde 28-34 çift diş, alt çenesinde de 29-33 çift diş bulunur.לתנינאים 28–32 שיניים בלסת התחתונה ו-30–40 שיניים בלסת העליונה.
Bu yunuslar sık sık teknelere yaklaşıp tekne yanında yüzerler.יסעורים אלה מצויים לעיתים ליד ספינות והם דואים בקרבתם.
(Erişim: 03 Ocak 2006) ^ "Nehir yunusunun soyu tükendi".6 בספטמבר 2005. "Why The Colorado River Stopped Flowing".
Bu tür 19. yüzyıldan bu yana keşfedilen üçüncü yunus türüdür.זהו מין הקוף החדש הראשון שנמצא מאז שנת 1984.
Yunuseli – Haliç arasında hafta içi her gün karşılıklı iki sefer olarak yapılacak.קרם ביפונאזול (bifonazole, agispor): מריחה פעמים ביום למשך שבועיים.
(Keneotunun kuruması Yunus’u öfkelendirdi.)(Жуженето на насекомите ме изнервя!)
Bu yunus türünün belirgin özelliği konik kafası ve dar burnudur.Характерна особеност на този делфин е неговата конусовидна глава и прав нос.
Yunus kitabının ana teması Tanrı'nın merhametidir.Основната му тема е божията милост.
Genç erkek yunuslar ayrı gruplar oluştururlar.Младите самци образуват отделни ергенски стада.
Yunuslama uçağın hücum açısının değişmesidir.Междуосието се променя с натовареността на самолета.
Gerçek balina liman yunusunun hatta hiç sırt yüzgeci yoktur.Опорна стена Зидарията не притежава никаква здравина на опън.
Sousa yunus cinsinin taksonomisi karmaşık ve tartışmalıdır.Борбата за наследството на Евлоги Георгиев е безмилостна и продължителна.
Pürüzlü dişli yunusun nüfusu ve dağılımı çok iyi bilinmemektedir.Разстоянието и размерите на мъглявината не са добре познати.
Bu yunusların oksijen eksikliği nedeniyle öldüğü söylenmiştir.Posljedica toga bila je da se Plinije ugušio zbog pomanjkanja kisika.
Japonya en az 1940'lardan beri Batı Pasifik'te çizgili yunusları avlamaktadır.Japanci love prugastog dupina u zapadnom Pacifiku barem od 1940.
Yunus Han'ın ölümünde sonra onun bölgeleri onun oğullarına bölünür.Nakon smrti Janus kana čini njegov teritorij je podijeljen među njegovim sinovima.
Çizgili yunus kıyıdan uzak, ılıman ve tropik suları sever.Prugasti dupin voli umjerene ili tropske vode daleko od obale.
Gerçek balina liman yunusu bazı ırmaklarda da, örneğin Yangtsekiang nehrinde yaşar.Glatka pliskavica se može sresti i u nekim rijekama, primjerice u Jangceu.
Yunusgiller familyasının bir üyesidir (Delphinidae).Član je porodice Delphinidae.
Sarawak yunusları genellikle 100 ile 1000 yunustan oluşan gruplar halinde hızlıca yüzerler.Fraserovi dupini plivaju brzo u velikim čvrsto povezanim skupina od oko 100 do 1000 dupina.
1980'lerden beri avlanmaya konulan kotalarla birlikte bu sayı yılda 1.000 yunusa düşmüştür.Od 1980.-ih, nakon uvođenja kvota, taj broj je pao na oko 1,000 ubijenih godišnje.
Yunus, Yafa'ya gidip orada Tarşiş (Tarsus)'e gitmekte olan bir gemiye biner.Ale Jonáš utiekol do Joppy a tam nasadol na loď plaviacu sa do Taršíša.
Mansur Han, 1502-1543; Moghulistan hanı Yunus Han'ın bir torunu.Mansur-chán, 1502 – 1543; Junus-chánov vnuk, vládca Mogulistanu.
Balina ve yunusları balıklardan ayırmanın bir başka yolu da kuyruklarının şeklidir.Ďalším znakom odlišujúcim veľryby od ryby je tvar chvosta.
Sultan Mahmud Han, 1486-1508; Yunus Han'ın bir oğlu.Sultán Mahmud-chán, 1486 – 1508; Junus-chánov syn.
Yavru yunuslar annelerinden ilk önce kuyrukları ile çıkar.Mláďatá sa spočiatku vozia matkám na chrbte.
Yunus Han, 1462-1481; Üveys Han'ın diğer bir oğlu.Junus-chán, 1462 – 1481; Üvejs-chánov ďalší syn.
Aynı zamanda bayağı yunuslarla da birlikte yüzebilirler.Z njimi lahko tudi plavajo.
Yunus'a, “Denizin dinmesi için sana ne yapalım?” diye sordular.Ali vas potem lahko vsaj prosim, da me odpeljete na celino?”
Yunus Han yaklaşık 1415 yılında doğmuştur.Brat Jurij je bil rojen okoli leta 1504.
Bilinen en yaşlı alaca yunus 18 yaşında ölmüştür.Seniausias žinomas Komersono delfinas mirė sulaukęs 18 metų.
Ayrıca Yunus Emre çeşmesi de bu parkta bulunmaktadır.Tribulation iškyšulys taip pat yra šiame parke.
Şili Denizi bir gölgeli yunusJūrinės šarkos jauniklis Vikiteka
İki çeşittir: Yunuslar ve Şahinler.Yra dvi pelkės – Lininių ir Čūskų.
Doğal yaşam alanında yaklaşık 100 kadar Maui yunusu kaldığı söylenmektedir.Madeira saarel leidub umbes 100 endeemilist taimeliiki.
Bu yunuslar sık sık pasifik beyaz yanlı yunusları ile bir araya gelirler.Selleaegseid kveene seostatakse sageli Põhja-Rootsi pirkalastega.
Yunus kitabının ana teması Tanrı'nın merhametidir.Peetruse esimese kirja põhisõnumiks on Jeesus Kristuse kannatused.
Mahallede sonbahahar aylarında Yunus Emre anma günleri yapılır ve her yerden insanlar bu günlere katılır.Peaaegu kõiki pidustusi korraldavad Jaapanis kohalikud šinto pühamud ning need pidustused on kõigile avatud.
15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar. Bu gördüğünüz anne yunus Mugsy.Y por la edad de 15 años, están completamente manchados de blanco y negro.
30 yıldır yunusların zekasının doğasını anlamaya çok ilgi duydum.저는 지난 30년 동안 돌고래의 지능 상태를 파악하는데 많은 관심을 가져왔습니다.
30 yıldır yunusların zekasının doğasını anlamaya çok ilgi duydum.30年間研究してきました 人とはとても異なるこの動物の知性の
30 yıldır yunusların zekasının doğasını anlamaya çok ilgi duydum.Am fost foarte interesată în înțelegerea inteligenței delfinilor, în ultimii 30 de ani.
30 yıldır yunusların zekasının doğasını anlamaya çok ilgi duydum.L'intelligenza dei delfini è un argomento che mi interessa molto da circa 30 anni.
30 yıldır yunusların zekasının doğasını anlamaya çok ilgi duydum.Me ha interesado mucho entender la naturaleza de la inteligencia de los delfines en los últimos 30 años.
30 yıldır yunusların zekasının doğasını anlamaya çok ilgi duydum.Seit 30 Jahren interessiere ich mich sehr für die Intelligenz von Delphinen.
30 yıldır yunusların zekasının doğasını anlamaya çok ilgi duydum.Tôi đã rất quan tâm tìm hiểu bản chất của sự thông minh ở những chú cá heo từ 30 năm qua.
30 yıldır yunusların zekasının doğasını anlamaya çok ilgi duydum.Zajmuję się badaniem natury inteligencji delfinów od przeszło 30 lat.
30 yıldır yunusların zekasının doğasını anlamaya çok ilgi duydum.Я уже 30 лет активно пытаюсь понять природу интеллекта дельфинов.
30 yıldır yunusların zekasının doğasını anlamaya çok ilgi duydum.הייתי מאד מעונינת להבין את טבע האינטליגנציה של דולפינים ב-30 השנים האחרונות.
30 yıldır yunusların zekasının doğasını anlamaya çok ilgi duydum.خلال 30 سنة الماضية كنت جد متحمسة لفهم طبيعة ذكاء الدلفينات.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.30 kalastusvuotensa aikana hän ei ollut koskaan nähnyt delfiinin tekevän näin.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.그는 30년 동안 낚시를 하면서 돌고래가 그런 행동을 하는 것을 처음 봤다고 했습니다.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Anh nói trong 30 năm làm nghề câu cá anh chưa bao giờ thấy 1 con cá heo làm như thế.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Azt mondta, hogy 30 éve horgászik, de még sosem látott delfint így viselkedni.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Der Fischer sagte, dass er soetwas in dreissig Jahren Fischerei noch nie von einem Delfin gesehen hat.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Dia berkata dalam 30 tahun memancing dia tidak pernah melihat lumba-lumba