Ana içeriğe geç
Sözlük

yumurta ile cümle

yumurta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yumurtalarından burada , Hindistan'da çıktılar.They hatched out in India.
Şimdi yumurtalarını bırakacaklar.When those guys, they'll lay their eggs now.
6 haftada yumurtalar çatlayacak.They'll hatch out in six weeks.
Şimdi tırtıllar 15 gün önce yumurtadan çıkıyor ama yavru kuşlar yumurtadan çıkmış olmuyor.The caterpillars are now hatching earlier, but the birds' chicks are not.
"Yumurta çırpıcısı Sentrifüjü" (Gülüşmeler) ve yolladık, ve iade mektubu olarak geri geldi.(Laughter) And we sent it off, and by return mail it came back.
Çok uzak mesafeler katetmezler. En iyi yaptıkları şey otostopçuluktur, özellikle de yumurtaları.What they're very good at doing is hitchhiking, particularly the eggs.
Sivrisinek yumurtalarını gönderdikWe've sent mosquito eggs.
Ya da, tereyağ ya da yumurta satıcısı değildir, beni borca sokanI hope that it isn't that butter and egg man, who writes out those checks?
Milyonlarca yumurta yığınından geldim ve sadece birkaçımız yaşayabildi.I came from a batch of a million eggs, and only a few of us survived.
Gun, sen çok güzel sahanda yumurta yapıyorsun değil mi?You're the one who makes beautiful egg rolls. You're Geon, right?
Hepsi yumurtadan çıktı.They're all birthed from egg shells, you know.
Döllenen yumurta[Egg Inseminated]
Döllenmiş yumurta birleşmeden bir kaç saat sonra bölünüyor...[The fertilized ovum divides a few hours after fusion...]
Adı: Loy'un Yumurta Teorisi.I call it The Loy's Theory of Eggs.
Bu derin teoriye göre biz insanlar yumurtalar gibiyiz.As for this profound theory, we human beings are like eggs.
Biz yumurtalar hepimiz eşitiz.All of us eggs are equal.
Ne diyordum, biz yumurtalar hepimiz eşitiz.So as I was saying, we all eggs are equal.
Bir yumurtayı kırın.Break an egg.
Küçük bir çocuğa farklı renklerde bir düzine yumurta verin.Give this small child a dozen eggs, different colors.
O çocuk için yumurta yumurtadır.For that child an egg is just an egg.
Çikolata yumurtadan çıkmış bir Altaylı adam.Altai man that came in a chocolate egg.
Kek tozundan, yumurta ve sütü çıkardılar.They took the eggs and milk out of the powder.
Size birkaç yumurta haşlayayım mı?Shall I boil you a couple of eggs?
En üstede hafif pişmi bir yumurta koyun."Place a sunny side up fried egg on top."
Püf noktası; eti yumurta sarısına batırmaktır."The point is to dip the meat in the yolk."
Yumurtayı nasıl bu kadar yumuşak pişirdin?How did you cook the egg so it's so soft?
Böylece, -sadece beni eğlendirdiği için- adı "Her Yumurta Önem Taşır" olan bir kampanya başlattık.So we launched a campaign -- because it just amuses me -- called Every Egg Matters.
Ve yaptığımız şey, bir yumurta haritasına insanları yerleştirmekti.And what we did was we put people on our egg map.
Çiftleştikten sonra yumurtaya tıklıyoruz.Now, once we mate, we click on the egg.
Sokaklar süt ile çalışmaz; ne bahar-zaman da onlara açmıştı. taze yumurta.The streets do not run with milk; nor in the spring-time do they pave them with fresh eggs.
Pastırma ve yumurta hıçkırdı olabilir.I could have sobbed into the bacon and eggs.
"Bir yumurta veya bir şey var mı?"Won't you have an egg or something?
O bir anti-sosis veya toplumun bir lig aitti sanki O konuştu yumurta bastırılması.She spoke as if she belonged to an anti- sausage society or a league for the suppression of eggs.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.I sat down and dallied in a dazed sort of way with a poached egg.
Ben biraz benim yumurta champed.I champed my egg for a bit.
BÖLÜM 3 Jeeves VE SERT haşlanmış yumurtaCHAPTER 3 JEEVES AND THE HARD-BOlLED EGG
O Amerikan chappies dediğiniz oldu haşlanmış yumurta.He was what American chappies would call a hard-boiled egg.
Yirmi beş, yedi yumurta satmak sent.You sell the eggs seven for twenty-five cents.
Kar hemen hemen yirmi beş sent her yedi yumurta.Profit practically twenty-five cents on every seven eggs.
Ya da başka bir şekilde bakmak olduğunu varsayalım bir düzine yumurta.Or look at it another way: Suppose you have a dozen eggs.
Amerika'da yumurta gibi bir şey alabilirsiniz.You can get anything you like for eggs in America.
Yumurtayı ve sütü karışımdan çıkardılar.They took the eggs and the milk out of the powder.
Artık yumurtaları kırıp eklemeniz gerekiyordu. Sütü ölçüp, ekleyip karıştırmanız gerekiyordu.Now you had to break the eggs and add them, you had to measure the milk and add it, mixing it.
Ama kafana vurmadan öncede kafan yumurta gibi miydi.like an egg before she hit you?
Yumurta resminden kurtulmak için bilgisayarın kamerasından bir fotoğraf çekmekle başlayalım.Let's start by taking a photo with his computer's camera to get rid of that egg.
Ekmek, prinç, baharatlı etli erişte, Börek, çörek... ve sahanda yumurta.Wheat congee, steamed rice, spicy beef noodles, buns, dumplings... and fried eggs.
Erkek gametine sperm, kadın gametine ise yumurta denir.For men, that's sperm and for women it's eggs.
"Balıklarımızın ve balık yumurtalarımızın yüzde 20'sini kuşlar yüzünden kaybettik."We lose 20 percent of our fish and fish eggs to birds.
Anneyi görüyorsunuz iki kızın arasında, muhtemelen sağ ve soldaki, ve sağ tarafta tek yumurta.And then you see what kind of damage it can inflict.
Bu dişi sadece üç-dört gün yaşayabilir ve yaklaşık 400 yumurta yapması gerek.This female can live only three to four days, and she needs to give rise to around 400 eggs.
Ve yumurta sarısı.And egg yolk too.
Tek yumurta ikiziyim; niye hepimizin benzer olduğumuzla ilgileniyorum.I'm an identical twin; I am interested in why we're all alike.
Bu pişmemiş yumurta gibi çok hassas objeleri tutabilir veya bu durumda bir ampülü.It can pick up very delicate objects like a raw egg, or in this case, a lightbulb.
Ton balıklı salatalı sandviçler varmış ve yumurta salatalı sandviçler, ve somon salatalı sandviçler.There was tuna salad sandwiches and egg salad sandwiches and salmon salad sandwiches.
Evet, bu bir çırpılmış yumurta.Yes, it is a scrambled egg.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Because you may notice that what's actually happening is that the egg is unscrambling itself.
Şimdi yumurtanın sarısı ile beyazının ayrıldığını görüyorsunuz.And you'll now see the yolk and the white have separated.
Şimdi yumurtanın içine geri girecekler.And now they're going to be poured back into the egg.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.A scrambled egg is mush -- tasty mush -- but it's mush.
Yumurta kabuklarını atmayacak mısın?Are you going to just take the egg shells?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod