Kapalı bir yumruk stres gösterebilir.A closed fist can indicate stress.
Biri kapıyı yumrukluyor.Someone is battering at the door.
Bir insanın kalbi yaklaşık yumruğu kadar büyüktür.A man's heart is about as large as his fist.
Benim mememde bir yumru var.I have a lump in my breast.
Adam onun yüzüne yumruk attığında o, özür dilemek üzereydi.He was about to apologize when the man punched him in the face.
Ben ona bir yumruk attım.I took a swing at him.
Yumruğunu masaya vurdu.He struck his fist on the table.
O, yumruğunu masaya vurdu.He banged his fist on the table.
O ilk rauntta bir yumrukla nakavt edildi.He was knocked out by a punch in the first round.
O yüzüme bir yumruk attı.He dealt me a blow in the face.
Yumruğu ile masaya vurdu.She banged the table with her fist.
Ooo! Yukiko! O acıtıyor! Bana yumruklarınla vurmaktan vazgeç!Ow! Yukiko! That hurts! Quit hitting me with your fists!
Bir yüz çıbanım var.Bir burun deliğinin arkasında acılı bir yumru var.I have a facial boil. There's a painful lump at the back of one nostril.
Bir yumruk sadece bir yumruktur. Bir tekme sadece bir tekmedir.A punch is just a punch. A kick is just a kick.
Bir insanın kalbi, yaklaşık olarak yumruğuyla aynı boyuttadır.A person's heart is approximately the same size as their fist.
Tom yumruğu ile duvara vurdu.Tom struck the wall with his fist.
Çocuğun başında büyük bir yumru var. O kadar çok ağlamasına şaşmamalı.The boy has a huge bump on his head. No wonder he cried so much!
O, yumruklarıyla ona saldırdı.She attacked him with her fists.
Ben sadece mideye yumruk atılmasının nasıl hissedileceğini merak ediyordum.I was just wondering how it would feel to be punched in the stomach.
Tom onun boğazında bir yumru hissetti.Tom felt a lump in his throat.
Keşke Tom'un burnuna yumruk atmasaydım.I wish I hadn't punched Tom in the nose.
Tom Mary'nin yumruğunu bloke etti, sonra sağ eliyle ona tokat attı.Tom blocked Mary's punch, then slapped her with his right hand.
Tom Mary'nin yüzüne yumruk attı.Tom punched Mary in the face.
Onun çenesine yumruk attım.I punched him in the chin.
Sözler yumruklardan daha fazla incitir.Words hurt more than fists.
Bir kız gibi yumruk atıyorsun.You punch like a girl.
Sıkılmış bir yumrukla kimsenin elini sıkamazsın.You can't shake someone's hand with a clenched fist.
Tom onun yüzüne yumruk attı.Tom punched him in the face.
Tom yumruklu bir kavgaya karıştı.Tom was involved in a fistfight.
Tom kıllı yumruğunu kaldırdı.Tom raised his hairy fist.
Tom'un kafasına yumruk atmak istiyorum.I would like to punch Tom in the head.
O onun suratına yumruk attı.I punched him in the face.
O, suratıma yumruk attı.She punched me in the face.
Onun yüzüne yumruk attı.She punched him in the face.
Suratına bir yumruk attı.He punched her in the face.
Tom Mary'nin yumruğunu bloke etti ve ona tekrar tekme attı.Tom blocked Mary's punch and kicked her again.
Bu yumrulu yatak üzerinde uyuyamam.I can't sleep on this lumpy mattress.
İlk yumruğu kimin attığını bilmek istiyorum.I want to know who threw the first punch.
Tekrar asla yapmak istemediğim tek şey bir puantöre yumruk atmaktır.One thing I don't ever want to do again is punch a time clock.
Yüzüne yumruk atmak istiyorum.I want to punch you in your face.
Onun yüzüne yumruk atmak istedim.I wanted to punch him in the face.
Tom birine yumruk attı.Tom punched somebody.
Yumruğunu kullan.Use your fist.
Kim seni yumrukladı?Who punched you?
Onu söylediğin için seni yumruklamalıyım.I ought to punch you for saying that.
Tom'un yüzüne yumruk attım.I punched Tom in the face.
Tyson bir sol kroşe ile yumruk izledi.Tyson followed up the jab with a left hook.
Tom ellerini yumruk yaptı.Tom balled his hands into fists.
Tom yumruğunu masaya vurdu.Tom banged his fist on the table.
Tom, Mary'nin midesine yumruk attı.Tom punched Mary in the stomach.
Tom Mary'ye yumruk attı.Tom punched Mary.
Tom yumruklarını sıktı.Tom clenched his fists.
Tom Mary'ye yumruk indirdi.Tom slugged Mary.
Tom bir yumruk yaptı.Tom made a fist.
Tom masasını yumrukladı.Tom pounded his fists on the desk.
Ben yumruğumla duvara vurdum.I struck the wall with my fist.
Yumruğunla duvara vurdun, değil mi?You struck the wall with your fist, didn't you?
Sen yumruğunla duvara vurdun, değil mi?You struck the wall with your fists, didn't you?
O, yumruğuyla duvara vurdu.He struck the wall with his fist.
O, yumruğu ile duvara vurdu.She struck the wall with her fist.