Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Pada suatu hari Petrus dan Yohanes pergi ke Rumah Tuhan pada pukul tiga sore, yaitu pada waktu untuk berdoa
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Pedro e João subiam ao templo � hora da oração, a nona.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Pedro y Juan subían al templo a la hora de la oración, la hora novena
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Péter és János pedig együtt mennek vala fel a templomba az imádkozásnak órájára, kilenczre.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Peter in Janez pa sta šla gori v tempelj ob uri molitve, ob devetih.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Petr pak a Jan spolu vstupovali do chrámu v hodinu modlitebnou devátou.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Petrus aber und Johannes gingen miteinander hinauf in den Tempel um die neunte Stunde, da man pflegt zu beten.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Petru şi Ioan se suiau împreună la Templu, la ceasul rugăciunii: era ceasul al nouălea.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Pierre et Jean montaient ensemble au temple, à l`heure de la prière: c`était la neuvième heure.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Un giorno Pietro e Giovanni salivano al tempio per la preghiera verso le tre del pomeriggio
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Ανεβαινον δε ομου ο Πετρος και Ιωαννης εις το ιερον κατα την ωραν της προσευχης την εννατην.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Петр и Иоанн шли вместе в храм в час молитвы девятый.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Петр та Йоан ійшли вкупі до церкви на молитву о девятій годинї.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.ופטרוס ויוחנן עלים יחדו אל המקדש לעת התפלה בשעה התשיעית׃
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.وصعد بطرس ويوحنا معا الى الهيكل في ساعة الصلاة التاسعة.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.申 初 禱 告 的 時 候 、 彼 得 、 約 翰 、 上 聖 殿 去
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.申初 禱告 的 時候 、 彼得 、 約翰 、 上聖 殿 去
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.All'udire questo, gli altri dieci si sdegnarono con Giacomo e Giovanni
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.A uslyšavše to jiných deset, počali se hněvati na Jakuba a na Jana.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.A usłyszawszy to oni dziesięciu, poczęli się gniewać na Jakóba i na Jana.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Cei zece, cînd au auzit lucrul acesta, au început să se mînie pe Iacov şi pe Ioan.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Cuando lo oyeron los diez, comenzaron a enojarse con Jacobo y Juan
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.E ouvindo isso os dez, começaram a indignar-se contra Tiago e João.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.És hallván ezt a tíz tanítvány, haragudni kezdének Jakabra és Jánosra.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.In ko slišijo to deseteri, se začno jeziti nad Jakobom in Janezom.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Keď to počuli tí desiati, začali sa mrzieť na Jakoba a na Jána.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Ketika sepuluh pengikut Yesus yang lainnya itu mendengar hal itu, mereka marah kepada Yakobus dan Yohanes
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.열 제자가 듣고 야고보와 요한에 대하여 분히 여기거늘
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Kun ne kymmenen sen kuulivat, alkoivat he närkästyä Jaakobiin ja Johannekseen.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Les dix, ayant entendu cela, commencèrent à s`indigner contre Jacques et Jean.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Mười sứ đồ kia nghe sự xin đó , thì giận Gia-cơ và Giăng .
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Mười sứ đồ kia nghe sự xin đó, thì giận Gia-cơ và Giăng.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.När de tio andra hörde detta, blevo de misslynta på Jakob och Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Og da de ti hørte det, begyndte de at blive, vrede på Jakob og Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Og da de ti hørte dette, begynte de å harmes på Jakob og Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Toen de tien andere discipelen hoorden wat Jakobus en Johannes hadden gevraagd, namen zij het hen erg kwalijk.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Und da das die Zehn hörten, wurden sie unwillig über Jakobus und Johannes.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.Και ακουσαντες οι δεκα ηρχισαν να αγανακτωσι περι Ιακωβου και Ιωαννου.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.А десетимата, като чуха това, захванаха да негодуват против Якова и Йоана.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.И, услышав, десять начали негодовать на Иакова и Иоанна.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.І почувши десять, почали ремствувати на Якова та Иоана.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.ויהי כשמע זאת העשרה ויחלו לכעוס על יעקב ויוחנן׃
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.ولما سمع العشرة ابتدأوا يغتاظون من اجل يعقوب ويوحنا.
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.那 十 個 門 徒 聽 見 、 就 惱 怒 雅 各 、 約 翰
Bunu işiten on öğrenci Yakupla Yuhannaya kızmaya başladılar.那 十 個 門徒 聽見 、 就 惱怒 雅各 、 約翰
Burada gördüğümüz düzen, aslında Aziz Yuhanna'nın yazmakta olduğu kitabın konusu ile tam ters.ولكن هذا يتعارض مع ما كنا نأمل ان يتحقق
Burada harabelerin gösterilmesinin sebebi, Aziz Yuhanna'nın Vahiy kitabında da belirtildiği gibiTo, co se nám obraz snaží říci, je to, že přichází nový křesťanský řád, který bude věčný.
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.A pošed odtud maličko, uzřel Jakuba Zebedeova, a Jana bratra jeho, kteříž také byli na lodí tvrdíce síti své;
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.Ði một đỗi xa xa, Ngài thấy Gia-cơ, con Xê-bê-đê, với em là Giăng, đương vá lưới trong thuyền.
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.Ði một đỗi xa_xa , Ngài thấy Gia-cơ , con Xê-bê-đê , với em là Giăng , đương vá lưới trong thuyền .
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.조금 더 가시다가 세베대의 아들 야고보와 그 형제 요한을 보시 니 저희도 배에 있어 그물을 깁는데
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.И, пройдя оттуда немного, Он увидел Иакова Зеведеева и Иоанна, брата его, также в лодке починивающих сети;
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.И те веднага оставиха мрежите и отидоха след Него.
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.ויהי כעברו מעט משם וירא את יעקב בן זבדי ואת יוחנן אחיו וגם המה באניה מתקנים את המכמרות׃
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.ثم اجتاز من هناك قليلا فرأى يعقوب بن زبدي ويوحنا اخاه وهما في السفينة يصلحان الشباك.
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.耶 穌 稍 往 前 走 、 又 見 西 庇 太 的 兒 子 雅 各 、 和 雅 各 的 兄 弟 約 翰 、 在 船 上 補 網
İsa biraz ileri gidince Zebedinin oğulları Yakupla Yuhannayı gördü. Teknede ağlarını onarıyorlardı.耶穌 稍 往前 走 、 又 見 西庇太 的 兒子 雅各 、 和 雅各 的 兄弟 約翰 、 在 船上 補網
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.A hneď, keď vyšli zo synagógy, prišli do domu Šimonovho a Andrejovho s Jakobom a Jánom.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.A hned vyšedše ze školy, přišli do domu Šimonova a Ondřejova s Jakubem a s Janem.
İsa havradan çıkar çıkmaz, Yakup ve Yuhanna ile birlikte Simun ve Andreasın evine gitti.A wyszedłszy zaraz z bóżnicy, przyszli do domu Szymonowego i Andrzejowego z Jakóbem i z Janem.