yoz ile cümle
yoz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca yozlaşmasının da zor olduğundan emin olmalısınız, şeffaf olduğundan.You also have to make sure that it is very difficult to corrupt -- that it's transparent.
- Yozlaşma, politik liderlerimizi seçtiğimiz insan grubundaki ahlaki çöküş...- The decadence, the moral decay of the pool of people that we choose our political leaders from.
Malevich devrim taraftarıydı, çünkü Rusya o dönemde, yozlaşmış bir Çarlıktı.Russia was this deeply corrupt culture that had had a tzar.
Yozlaşmayla ilgili konuşacağım fakat iki farklı şeyi yan yana getirmek istiyorum.I am going to speak about corruption, but I would like to juxtapose two different things.
Bunların nedeni, büyük ölçüde büyük yozlaşmadır.The cause of this is, to a large extent, grand corruption.
Hükümetimiz yozlaşmıştı.Our government was corrupt.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.Your country talks about democracy, but you support corrupt governments like my own.
Yozlaşma hakkında konuştuğumuzda, aklımıza gelen tipik insan türleri vardır.When we talk about corruption, there are typical types of individuals that spring to mind.
Yozlaşmayla ilişkim aslında böyle başladı.And that's how my relationship with corruption really began.
Dünya Bankası'nın yeni bir araştırması... ...200 yozlaşma dosyasını inceledi.A recent study by the World Bank looked at 200 cases of corruption.
Bu sektördeki yozlaşma hiç de sürpriz değil.Corruption in that sector, no surprise.
Her yerde yozlaşma var, öyleyse neden bu sektöre odaklanalım?There's corruption everywhere, so why focus on that sector?
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.And finally, well, there are those who believe that corruption is unavoidable.
Çünkü, bu aslında orada bir yerde olan... ...yozlaşmayla ilgili değil, değil mi?Because it really isn't about corruption somewhere over there, is it?
Kriz haritaları, seçim haritaları, yozlaşma haritaları, hatta çevresel gözetim insan haritaları.There are crisis maps, election maps, corruption maps, and even environmental monitoring crowd maps.
Kıymetsiz ve yoz bir halde dünyaya geldin.You were born worthless, corrupt.
19. yüzyılda, "doodle" yozlaşmış bir politikacı için kullanılıyordu.In the 19th century, it was a corrupt politician.
Paşhuroğullarından: Elyoenay, Maaseya, İsmail, Netanel, Yozavat, Elasa.Of the sons of Pashhur: Elioenai, Maaseiah, Ishmael, Nethanel, Jozabad, and Elasah.
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Woe to her who is rebellious and polluted, the oppressing city!
Şirk ve yozlaşmadan uzak bir biçimde, İbrahim milletinden olalım. O, şirke bulaşanlardan değildi."We follow the way of Abraham the upright, who was not an idolater."
Yozgatturkey. kgmYozgat
Sokaklara Dökülen Iraklılar Yozlaşmış Hükümeti ve Temel Hizmetlerin Yokluğunu Protesto EdiyorIraqis on the Streets to Protest Corrupt Government and Lack of Basic Services · Global Voices
Hükümetin tavrı meclisi yozlaştırdı." dedi.The government's attitude has deteriorated the assembly," Konjufca said.
Daha sonra Yozgat'a tayin edildi ve Sultan II.He was later appointed to Yozgat and succeeded by Sultan II.
Kendisi yozlaşmış, verimsiz yönetimin bir sembolü haline geldi.Mzhavanadze himself became a symbol of corrupt, inefficient governance.
Marx'ın ekonomisinin yozlaşmasını detaylandıran Monthly Review makalesi.Monthly Review article detailing the degeneration of Marxian economics.
2018 Total War: Warhammer II Alith Anar [1] 2020 Kingdom Hearts III Yozora [2]2018 Total War: Warhammer II Alith Anar [41] 2020 Kingdom Hearts III Yozora [42]
Jeong-yeong, yozlaşmış polis memurları tarafından her zaman ezilen dürüst bir dedektiftir.Jeong-yeong is an upright detective who is always overpowered by her corrupt fellow police officers.
Osetler : Bu etnik grup Kars ve Yozgat illerinde bulunur.Ossetians: This ethnic group is found in provinces Kars and Yozgat.
Başka bir deyişle mem, yalnızca kopyalanabilme yeteneğini içeren yozlaşmış bir göstergedir.In other words, meme is a degenerate sign, which includes only its ability of being copied.
İslam tarih geleneğinin, aktarımda büyük ölçüde yozlaştığını savundular.They argued that the Islamic historical tradition had been greatly corrupted in transmission.
Yozlaşmaya dair motivasyonlar/açıklamalarMotivations/explanations for corruption
Yeni Yozgatspor 2. Lig'deki ilk sezonunda büyük maddi sorunlar yaşadı.Yeni Yozgatspor geriet in seiner ersten Saison in der 2. Lig in finanzielle Schwierigkeiten.
Bu beyler Yozgat Beyleri tarafından fazla sevilmezmiş.Diese Saison lief nicht so erfreulich für die Yiğits aus Yozgat.
Emevî saltanatı her türlü yozluğun merkeziydi.Die Mine ist offenbar der Schlüssel allen Übels.
1945'te Ahlat kaymakamı, 1948'de Yozgat, 1950'de Antalya, 1953'te Çanakkale, 1954'te Sivas valisi oldu.1948 war Çağlayangil Gouverneur Yozgats, 1950 Antalyas, 1953 Çanakkales und 1954 von Sivas.
Bu sırada II. Yozef öldü ve kardeşi II. Leopold yerine imparator olarak geçti.Zwischenzeitlich war Joseph II. gestorben und sein Bruder folgte ihm als Leopold II. auf den Thron.
Nasuh Akar (10 Mayıs 1925, Yozgat - 18 Mayıs 1984),Ankara Türk güreşçi.Nasuh Akar (* 10. Mai 1925 in Boğazlıyan, Yozgat; † 18. Mai 1984 in Seydişehir) war ein türkischer Ringer.
Köyde ilköğretim okulu olmadığından Yozgat'a tasimali egitim yapilmaktadir.In der Schule angekommen, hören die Probleme für Akko nicht auf.
Köyde her yerde olduğu gibi bir kültür yozlaşması vardır.Wie in allen ländlichen Gebieten findet zurzeit ein Bevölkerungsschwund statt.
Şarkışla - Akdağmadeni (Yozgat) güzergahı üzerinde bulunan köy Kızılırmak deltasında yer almaktadır.Die Brücke soll die Ortschaft Komarna auf dem Festland mit der Halbinsel Pelješac (bei Brijesta) verbinden.
1934 yılında Yozgat milletvekili oldu.Orsi wurde 1934 Senator.
Kurbağalı köyü yozgat .Die Lachsfischer vom Yukon.
"Yozgat" adının menşei konusunda ise, değişik söylentiler ileri sürülmektedir.Um die Benennung des „KZ Wöbbelin“ gibt es einige Irritationen.
Elisabeth Noelle – Neumann’a göre ise; 1968’den beri devam eden bir değer yozlaşması söz konusudur.Andererseits gibt es nach Elisabeth Noelle-Neumann seit 1968 einen kontinuierlichen Werteverfall.
Diğer taraftan bir dil diğer dillerin etkisi altında kalarak yozlaşabilir.Eine andere Möglichkeit ist das Aufgeben einer der Sprachen.
MÖ 54 yazının başlarında, siyasi bir yozlaşma ve sertlik dalgası Roma'yı sürükledi.Amorcée durant l’été de 54 av. J.-C., une vague de corruption politique et de violence balaie Rome.
Köktendincilik toplumda, bu yozlaşmaya karşı tepki olarak ortaya çıkmıştır.La société quant à elle, se complait dans une forme d’inertie.
Keskin’in (Yozgat-Ası Yozgat) köyünde oturmaktadır.Il est situé dans le village de Jukak à Seungju.
Damaya ulaşamamış taşlar "yoz" olarak adlandırılır.Au contraire, des pierres qui sont impossibles à capturer sont dites vivantes.
Yozgatspor'da büyük bir performans sergiledi.Il y eut aussi des scènes incroyablement comiques à Ouessant.
Gece hanamisi yozokura (夜桜, "gece sakurası") olarak adlandırılır.El hanami continua en la noche y es llamado yozakura (夜桜, cerezos de noche?).
Zamanla hanedanlıklar ahlaki olarak yozlaşır ve zayıflar.Con el tiempo, la dinastía deviene moralmente corrupta y disoluta.
Kate, Ted'in yozlaştığını anlar.Ted dice que está deprimido.
Dini kişisel bir mesele haline getirmek toplumsal yozlaşmayı beraberinde getirir.Verla convertirse en prostituta le produce un dilema moral.
Köktendincilik toplumda, bu yozlaşmaya karşı tepki olarak ortaya çıkmıştır.La unión bancaria se ideó como una respuesta política para romper este círculo vicioso.
Hikâye, cezai hukuk etkisi altında siyasal yozlaşma ve "şöhret suçlu" konsepti üzerine bir hicivdir.La historia es una crítica a la corrupción del sistema judicial y al concepto de criminales estrellas.
Şirketteki yozlaşmayı ortaya çıkarmaya çalışan Tom'un artık kendi hayatı da tehlike altındadır.La noticia afecta grandemente a Nick, quien vuelve a sentirse mal por poner en peligro la vida de su amigo.
Bu sırada II. Yozef öldü ve kardeşi II. Leopold yerine imparator olarak geçti.Ese mismo año murió José II y fue sucedido por su hermano menor Leopoldo II.
Çalapverdi, Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesine bağlı bir beldedir.Ellas crecieron con un sueño que pone boca abajo la vida de Yūsuke.