yoz ile cümle

yoz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
En sıkıntılı olan en iyinin yozlaşmasıdır.What is most troublesome is the corruption of the best.
Konuşmacı siyasi dünyadaki yozlaşmayı ima etti.The speaker hinted at corruption in the political world.
Şehir yönetimindeki yozlaşmayı ortaya çıkardı.He exposed corruption in the city government.
Timuçin Yozgat'ın bir yerlisidir.Timuçin is a native of Yozgat.
Timuçin, Yozgat'tan Varşova'ya Ryan Air ile uçtu.Timuçin flew from Yozgat to Warszawa with Ryan Air.
Bu hükümet yozlaşmış.This government is corrupt.
Onların hepsi yozlaşmış.They're all corrupt.
Sence bütün yetkililer yozlaşmış mı?Do you think all officials are corrupt?
Birçok insan ülkemiz politikacılarının yozlaşmış olduğuna inanıyor.Many people believe that our country's politicians are corrupt.
Para Tom'u yozlaştırıyordu.Money was corrupting Tom.
İnsanın kalbi yozlaşmış.The heart of man is corrupt.
Ey Allah, onlar topraklarda zorbalığı ve yozlaşmayı yaydı.O Allah, they have spread much tyranny and corruption in the land.
Yozgat ili, tahminen 5000 yıllık bir geçmişe sahiptir.Yozgat, presumably has a history of 5000 years.
Nazi Almanyasında, Vincent van Gogh tabloları "yozlaşmış sanat" eserlerinden sayılmaktaydı.In Nazi Germany, Vincent van Gogh paintings were among those labelled "degenerate art".
Gece hanamisi yozokura (夜桜, "gece sakurası") olarak adlandırılır.Hanami at night is called yozakura (夜桜, "night sakura").
O zaman bunlara yozlaşmış enerji seviyeleri denir.They are then called degenerate energy levels.
MÖ 54 yazının başlarında, siyasi bir yozlaşma ve sertlik dalgası Roma'yı sürükledi.Beginning in the summer of 54, a wave of political corruption and violence swept Rome.
Yahvist geleneğin üçüncü teması insanın artan yozlaşmasıdır.A third theme in the Jahwist is the increase of human corruption.
Rodwell ile diğerleri, bu kuralın rüşvetçiliği ve polis yozlaşmasını teşvik ettiğini öne sürdüler.Rodwell and the others argued that the rule furthered bribery and corruption of the police.
Bir dönem Yozgat İstiklâl Mahkemesi üyeliği yaptı.He had been a member of the Yozgat Independence Court for a period of time.
Yozgat'ta doğdu.He was born in Yozgat.
Ueno Parkı gibi yerlerde yozakurada özel olarak geçici kâğıt fenerler asılır.In many places such as Ueno Park, temporary paper lanterns are hung to have yozakura.
Zamanla hanedanlıklar ahlaki olarak yozlaşır ve zayıflar.Over time, the dynasty becomes morally corrupt and dissolute.
Çandır, Yozgat ilinin bir ilçesidir.Jamoon is an example of a rant.
Muğla, Yozgat.Puri, Yogesh.
Çalapverdi, Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesine bağlı bir beldedir.Later, he almost has his back broken by Yujiro.
Ankara–Sivas karayolu ile Samsun-Kayseri-Mersin karayolları Yozgat'tan geçmektedir.Samsun-Ankara-Sivas highway and Kayseri and Mersin highways pass through Yozgat.
351-2'de, yozlaşmış Roma valisine karşı Yahudiler tekrar ayaklandı.In 351–2, there was another Jewish revolt against a corrupt Roman governor.
Bu eserlerde Doğu egzotik ve yozlaşmış, şehvet düşkünü gösterilmektedir.This is stolen and hidden in the future by the wanderer, Mad Hettie.
Berg filmi bir "yozlaştırma" olarak da nitelendirdi.Berg even called the film a "bastardization".
1969'da Yozgat Milletvekilliği'ne seçildi.In 1969 he was elected to the Yirrkala town council.
1983-1985 yıllarında Sorgun (Yozgat) Müftüsü olarak hizmet verdi.During 1983-1985, he served as the Mufti of Sorgun, Yozgat.
Yozgat-Kayseri yolu üzerine kurulmuştur.A bitumen road is under construction.
1800'lü yıllara doğru bu ismin yanı sıra "Yozgat" adı da telaffuz edilmiştir."Bozok" was referred to by name towards the 1800s as well as the name "Yozgat" was pronounced.
Sonuç olarak J kaynağında insanın yozlaşmasıyla toprak arasındaki ilişki yer alır.In the end, J repeatedly shows a connection between human corruption and the soil.
Kate, Ted'in yozlaştığını anlar.Ted realizes he truly has been cursed with The Blitz.
Alembey, Yozgat ilinin Sarıkaya ilçesine bağlı bir köydür.Ashwini or Ash is an orphan closely counselled by Gunjan.
Kürtler ise Yozgat'tan gelmişlerdir.The Ogri originate from Ogros.
Yozgat'ın Sorgun ilçesinde doğdu.Yuzon’s career started early, though.
Sorgun ilçesine 20 km. olan köy, Yozgat iline ise 55 km. mesafededir.The distance to the nearest major population center, Teófilo Otoni is 94 km.
Steril toprak, en az bir düşük kara yozlaşmanın karşı kanıtı olurdu.The sterile soil would at least have been proof against a low-land degeneracy.
Dolayısıyla, avukatların sadece buna bakarak ne kadar yozlaşmış oldukarını anlamaları lazım.So attorneys must understand by man alone they are corrupt.
Ama Rospil adlı bu websitesi bir anti-yozlaşma sayfasıdır.But this is a website called Rospil that's an anti-corruption site.
Gördüğümüz telif hakları ve patent fikrinin yozlaşmasıdır.What we're seeing is a complete corruption of the idea of patents and copyright.
Ýţe yaramaz araţtýrmalardan ibaret yozlaţmýţ bir sistem.So it was a very corrupt system of funding, you know, vanity research.
Belki de bu durumdan faydalanıyorlardı. Ya bu parti yozlaşmışsa?What means are there to do anything if they are misallocating things?
Onlara bu yetki verilmese yozlaşma olurdu.Without that mandate, they would be corrupt.
Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.I mistook happiness for a lot of other things, like numbness or decadence or selfishness.
Çünkü bu bölgedeki yozlaşmış seçkinler insanları ayartma gücünü bile yitirmişler.Because this corrupt elite in that region has lost even the power of deception.
Yozlaşmış hakimi durdursun.From isolating me from it with prison bars
Polisin yozlaşması.Police corruption.
Fakat sonra ülkemin durumunu keşfettim, o zamanlarda çok fazla yozlaşma vardı.But then when I discovered the situation in my country, at that time there was so much corruption.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.That realization is extraordinarily corrosive, extraordinarily corrupting.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.I don't mean Rod Blagojevich sense of corruption.
Bahsini ettiğim bu yozlaşma son derece yasal.The corruption I'm talking about is perfectly legal.
Bu cumhuriyetin kurucularının dayanağı açısından bir yozlaşmadır.It's a corruption relative to the framers' baseline for this republic.
Bu bir yozlaşmadır.This is a corruption.
Ama bu yozlaşmayı daha fazla yok sayamayız.But we cannot ignore this corruption anymore.
Bütün bunlar bu yozlaşmayı, destekleyen etkisini hepimize yayarak ortadan kaldırabilir.Each of these would fix this corruption by spreading out the influence of funders to all of us.
Düzensizlik ve yozlaşmanın gerçekliğiThe truth of social entropy.

İlgili Sayfalar