yoz ile cümle

yoz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.Nem a Rod Blagojevich- féle korrpciót értem.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.Nemyslím korupciu v zmysle Roda Blagojevicha.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.Nie mam na myśli korupcji w formie kupowania stanowisk.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.No digo corrupción en el sentido de Rod Blagojevich.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.Non intendo il tipo di corruzione di Rod Blagojevich.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.Nu corupție în sens Rod Blagojevich.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.Tôi không có ý nói Rad Blagojevich là tham nhũng
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.Ούτε και διαφθορά τύπου Ροντ Μπλαγκόγιεβιτς.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.И не взяточничество имени Рода Благоевича.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.Нямам предвид корупция в смисъла на думата на Род Благоевич.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.אינני מתכוון לשחיתות בסגנון רוד בלגוייביץ'.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.أنا لا اقصد الفساد على طريقة رود بلاجوفيتش.
Rod Blagojevich'in anladığı gibi bir yozlaşmadan da bahsetmiyorum.犯罪行為でもありません
Seni savunan avukat da yozlaşmış.Jika dia jujur, dia berkata kepada pengacara lain:
Seni savunan avukat da yozlaşmış.Wäre er ehrlich würde er sagen:
Seni savunan avukat da yozlaşmış.Ако адвокатът беше честен, щеше да каже на своя опонент:
Seni savunan avukat da yozlaşmış.あなたの方が正しいが
Sistem bireyleri yozlaştıran durumları yaratıyor, ve sistem adli, politik, ekonomik, kültürel arka plandır.Demoralizujące sytuacje generuje system czyli środowisko prawne, polityczne, ekonomiczne i kulturalne.
Sistem bireyleri yozlaştıran durumları yaratıyor, ve sistem adli, politik, ekonomik, kültürel arka plandır.체계가 개인을 타락시키는 상황을 만드는 겁니다. 체계란 바로 법과 정치, 경제, 문화적 배경을 말하죠.
Sistem bireyleri yozlaştıran durumları yaratıyor, ve sistem adli, politik, ekonomik, kültürel arka plandır.המערכת יוצרת את הנסיבות שמשחיתות את היחיד, והמערכת היא הרקע החוקי, המדיני, הכלכלי והתרבותי,
Sistem bireyleri yozlaştıran durumları yaratıyor, ve sistem adli, politik, ekonomik, kültürel arka plandır.النظامُ يخلق الظرفَ الذي يُفسد الأفراد، والنظام هو الخلفية القانونية، والسياسية، والاقتصادية، والثقافية.
Sistem bireyleri yozlaştıran durumları yaratıyor, ve sistem adli, politik, ekonomik, kültürel arka plandır.そのシステムとは 法や政治 経済や文化的背景です 権力は システムの中で腐った樽を作ってしまいます
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.Đất nước các ông nói về dân chủ, nhưng các ông ủng hộ các chính quyền sụp đổ như của chúng tôi.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.Ihr Land spricht von Demokratie, aber Sie unterstützen korrupte Regierungen wie meine.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.당신 나라는 민주주의를 주장하면서도 우리나라처럼 부패한 정부를 지지하죠.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.Nel vostro paese si parla di democrazia, ma sostenete governi corrotti come il mio.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.Su país habla de democracia, pero apoyan a gobiernos corruptos como el mío.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.Ţara dv. vorbeşte despre democraţie, dar susţineţi guverne corupte ca al nostru.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.Uw land praat over democratie, Maar u steunt corrupte regimes als deze.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.Votre pays parle de démocratie. mais il soutient des gouvernements corrompus comme le mien.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.Wasz kraj mówi o demokracji, ale wspieracie skorumpowane władze jak nasza.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.Ваша страна говорит о демократии, но поддерживает такие коррумпированные страны, как моя.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.Вашата страна говори за демокрация, но в същото време подкрепя корумпирано правителство, като моето.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.המדינה שלך מדברת על דמוקרטיה, אבל אתם תומכים בממשלות מושחתות כמו שלי.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.بلدكم تتحدث عن الديموقراطية، لكنكم تدعمون الحكومات الفاسدة كحكومتي.
Sizin ülkeniz demokrasiden bahsediyor, ama benimki gibi yozlaşmış hükümetleri destekliyorsunuz.僕の国の政府の腐敗を支えているんだ そんなにダイヤモンドが欲しいのか
Sokaklara Dökülen Iraklılar Yozlaşmış Hükümeti ve Temel Hizmetlerin Yokluğunu Protesto EdiyorIraq: proteste contro la corruzione del governo e la mancanza di servizi base
Sokaklara Dökülen Iraklılar Yozlaşmış Hükümeti ve Temel Hizmetlerin Yokluğunu Protesto EdiyorIraquíes protestan en las calles por corrupción en el gobierno y falta de servicios básicos
Sokaklara Dökülen Iraklılar Yozlaşmış Hükümeti ve Temel Hizmetlerin Yokluğunu Protesto EdiyorLes Irakiens manifestent contre la corruption et le manque de services de base
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.A nakoniec sú tu aj takí, ktorí veria, že korupcii sa nedá vyhnúť.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.E infine, ci sono coloro che credono che la corruzione sia inevitabile.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Et pour finir, il y a ceux qui croient que la corruption est inévitable.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.마지막으로 부패는 그저 피할 수 없다고 믿는 사람들이 있습니다.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Og til sidst, der er dem som tror at korruption er uundgåelig.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Por fim, existem aqueles que acreditam que a corrupção é inevitável.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Por último, hay quienes creen que la corrupción es inevitable.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Și, în sfârșit, există și cei care cred că existența corupției e inevitabilă.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Slutligen så finns det dom som tror att det inte går att undvika korruption.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Tenslotte zijn er mensen die geloven dat corruptie niet te vermijden is.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Và cuối cùng thì, có những người tin rằng tham nhũng là điều khó tránh khỏi.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Végül pedig vannak, akik azt vallják, hogy a korrupció elkerülhetetlen.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Wreszcie są ludzie, którzy wierzą, że korupcja jest nieunikniona.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Zu guter Letzt gibt es solche, die glauben, Korruption sei unvermeidbar.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Τέλος, υπάρχουν αυτοί που πιστεύουν πως η διαφθορά είναι αναπόφευκτη.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.И, наконец, остаются те, кто считает, что коррупция неизбежна.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.І, нарешті, є й такі, які вірять, що корупція неминуча.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.Накрая, има такива, които смятат, че корупцията е неизбежна.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.ולבסוף, יש מי שמאמינים שהשחיתות היא בלתי-נמנעת.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.وأخيراً، حسنا، هناك أولئك الذين يعتقدون أن الفساد أمر لا مفر منه.
Sonuç olarak, yozlaşmanın önlenemez... ...olduğuna inanan kişiler de var.避けられないと考える人もいます ビジネスのやり方に過ぎない

İlgili Sayfalar