Ana içeriğe geç
Sözlük

yosun ile cümle

yosun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dúlamán (İrlandaca "zostera otu"; bir tür yenilebilir deniz yosunu), bir İrlanda halk şarkısıdır.Dúlamán (Irish for "channel wrack", a type of edible seaweed), is an Irish folk song.
Sazlar ve Equisetum ile birlikte turba yosununda büyüyen D. rotundifoliaD. rotundifolia growing in sphagnum moss along with sedges and Equisetum
Topladığı yosunları ve likenleri geri getirmeyi başardı.He managed to bring back mosses and lichen.
Bir yosunun hücrelerindeki kloroplastlarChloroplasts in the cells of a moss
Yosunların gelişim tarihine katkı.Contribution to the developmental history of the moss plant.
Ardıç saçı yosunu, oldukça belirgin erkek ve dişi organlarına sahiptir.Juniper haircap moss have very obvious male and female parts.
Kaptan Yosun'u Brian Doyle-Murray seslendirmektedir.Ihr Arbeitgeber wird von Brian Doyle-Murray gespielt.
Japonya'da yaklaşık 20 yosun çeşidi yemeklerde kullanılmaktadır.Es befinden sich etwa 20 g Lebensmittel in einem Kinder Joy.
Yosunlar yaygın bir şekilde gübre olarak kullanılmaktadır.De plus en plus l'urine est utilisée comme engrais.
Tabii ki, halofilik (tuz seven) yosun ve bakterilerin enzimleri gibi istisnalar mevcuttur.Existen excepciones como las enzimas de las algas y bacterias halófilas.
Yosunlar yaygın bir şekilde gübre olarak kullanılmaktadır.La hidracina se utiliza a menudo como combustible.
Akdeniz, Ege ve Marmara'da taşlık ve yosunlu bölgelerde yaşar.Habita el norte de África en zonas semi áridas y rocosas.
Çiftlikler denizde yer alır ve yosunlar deniz yüzeyinden sarkıtılan ağlarda yetiştirilir.Él succiona las aguas fecundas que las nubes recogen del mar.
Psödo-igniarius), likenler ve İzlanda yosununda bulunur.Pseudo-igniarius), nei licheni e nella Cetraria islandica.
Genellikle yaşam doludur ve çok daha fazlası deniz bitki örtüsü, özellikle yosunlar vardır.Spesso brulica di vita e presenta una più folta vegetazione marina fatta specialmente alghe.
Kendisi glutamatın kombu deniz yosununun suyuna lezzet verdiğini belirlemiştir.Fu, come detto, lui a battezzare il liquido aquafaba.
Yaşayan yosun hayvancıkları, Linnean sınıflandırma sistemiyle uygun bir şekilde sınıflandırılmaktadır.Tradizionalmente, i gruppi animali sono classificati all'interno di un sistema basato sul rango di Linneo.
Su yosunları özellikle doğu Asya ülkelerinde önemli bir besin kaynağıdır.Tuttavia, la calligrafia è ancora un'arte fiorente nei paesi dell'Asia orientale.
Vahşi gri sakalı dallar ve yosunlardan yapılmış bir hasır gibiydi.Malvagie creature che sarebbero un misto degli elfi e degli orchi.
Ağaçların hep kuzeye bakan yanı yosun tutacak diye bir şey yok.Мох на деревьях не всегда растёт с северной стороны.
Japonya'da yaklaşık 20 yosun çeşidi yemeklerde kullanılmaktadır.В Средней Азии насчитывают также не менее 80 видов различных плодовых.
Yaz aylarında kıyılara kadar yaklaşıp, yumurtalarını taşların, yosunların arasına bırakırlar.Во второй половине лета и осенью дятел переключается на семена и плоды растений, в том числе орехи и ягоды.
Çin'de yaklaşık 70 çeşit su yosunu yenmektedir.يوجد في الصين قرابة الخمسين مصنعا لتوليد الطاقة من النفايات.
Tokyo Körfezi'inden büyük miktarlarda deniz yosunu toplanır.São também extraídas grandes quantidades de algas marinhas da Baía de Tóquio.
Kiraz karideslerin diyetinin büyük kısmını yosunlar oluşturur.Fruta e néctar compõem a maior parte da dieta deste lêmure.
Kayalar üzerindeki yosun tabakalarının içindeki küçük kabuklular, böcekleri de avlamayı severler.Fazem seus ninhos em topos de montanhas com neve e adoram carne humana.
Fikobilinler sadece su yosunlarında (algler) bulunurlar.Argilas se formam apenas na presença de água.
Bugün bu yosun ve likenler adanın büyük bir bölümünü kaplamış durumdadır.Na actualidade musgos e líquenes cobre a maior parte da superfície da ilha.
Çin'de yaklaşık 70 çeşit su yosunu yenmektedir.Existem na água do mar mais de 70 elementos químicos dissolvidos.
Tatlı su yosunları da denir.Esta ordem contem as chamadas hidras de água doce.
Şeffaf akrilik tabakası ise kiremiti kirliliğe ve yosunlaşma gibi kimyasal olaylara karşı korur.Dit maakt dat de buiswand resistent is tegen agressieve omgevingsfactoren zoals zwavelzuur.
Toyota gelecekte yosun yapılan araç olarak öngörülüyor.In de toekomst zullen auto's wellicht door middel van een joystick worden bestuurd.
Kara yosunu benzeri ilk bitkiler Ordovisyende ortaya çıkmıştı.Bij de planten verschenen de eerste zaadplanten in het Trias.
Yaz aylarında kıyılara kadar yaklaşıp, yumurtalarını taşların, yosunların arasına bırakırlar.Gojenie się owrzodzeń trwa miesiące i może prowadzić do przykurczy stawowych i powstawania bliznowców.
Bugün bu yosun ve likenler adanın büyük bir bölümünü kaplamış durumdadır.Mossor och lavar täcker nu stora delar av ön.
Taş, deniz yosununun doğurmamasını ister.Капусту не варто згодовувати вагітним морським свинкам.
Su yosunları ile mutualist bir şekilde yaşarlar.Живляться різними водними безхребетними.
Zigotun mayoz bölünmesi ile oluşan sporlardan da yeni su yosunu gelişir.На водосховищі Нове Млини (Nové Mlýny) розвиваються водні види спорту.
Nemli yosunlu bölgelerde Rubus chamaemorus görülür.Pe stema acesteia se află Rubus chamaemorus.
Yosun önleyici olarak yüzme havuzlarında kullanılmaktadır.La înot se folosesc de membrele anterioare.
Japonya'da yaklaşık 20 yosun çeşidi yemeklerde kullanılmaktadır.Legalább 80 különböző típusú szaké rizs van Japánban.
Bakteriler ve su yosunlarıyla beslenir.Baktériumokkal és élesztőgombákkal táplálkoznak.
Yuvanın içini yosun ve otla döşerler.Árvizek a Tiszán és a Zagyván.
Yosunlanmayı engellemek için ise balıklar yarı karanlık ortamda tutulur.Sellaisesta on hyötyä jos kalastetaan hämärässä.
Su yosunlarıyla beslenirler.Ne syövät vesikasveja.
Böcekler Mantarlar Yuvarlak solucanlar Yosunlar Cephaleuros virescens Cephalosporium spp.Έντομα Μύκητες Νηματώδη Φύκια Cephaleuros virescens Cephalosporium spp.
Yosunkafa: Elf.Aegukka (ελλ. μτφρ.
Son zamanlarda bazı şirketler yosun ekstresi içeren DHA takviyelerini piyasaya sürmüştür.Senest er nogle firmaer begyndt at markedsføre vegetariske DHA-supplementer indeholdende udtræk fra tang.
Yosun atabilir.Dog kan iflg.
Yosun kazı (Branta bernicla) Türkiye.Knortegås (Branta bernicla).
Kendisi glutamatın kombu deniz yosununun suyuna lezzet verdiğini belirlemiştir.Dia menemukan bahwa glutamat adalah penyebab lezatnya kaldu dari ganggang laut kombu .
Bugün bu yosun ve likenler adanın büyük bir bölümünü kaplamış durumdadır.Hiện tại, rêu và địa y phủ phần lớn hòn đảo.
2005 yılında Misi dizisinde Yosun karakterini canlandırdı.Năm 2005 ra mắt MV Move Your Heart .
Çin'de yaklaşık 70 çeşit su yosunu yenmektedir.熱帯アフリカには約70種が分布する。
Kaptan Yosun'a aşıktır fakat belli etmez.陽子に惚れられていたが気付いていない。
Taş, deniz yosununun doğurmamasını ister.沈み込み帯は必ずしも背弧海盆を形成するわけではない。
Ayrıca, çeşitli endüstri alanlarında kullanılan bazı hammaddeler yine bu su yosunlarından elde edilmektedir.なお、処理された水の一部は工業用水道の原水として再利用されている。
Yaşayan yosun hayvancıkları, Linnean sınıflandırma sistemiyle uygun bir şekilde sınıflandırılmaktadır.地域に棲息する主要な動植物を、リンネ式階層分類体系に準じた形で列挙する。
Agar su yosunlarından elde edilen bir tür jelatindir.為其與同屬香蒲屬的水燭分辨之特徵。
Kaptan Yosun'a aşıktır fakat belli etmez.被次郎丸暗戀,但完全沒注意到。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod