Onları Kaliforniya'daki kelp yosunları ormanına kamp yapmaya götürdüm.Я отправлял их в поход в лес водорослей в Калифорнии.
Onları Kaliforniya'daki kelp yosunları ormanına kamp yapmaya götürdüm.לקחתי אותם לקמפינג ביערות האצות בקליפורניה.
Onları Kaliforniya'daki kelp yosunları ormanına kamp yapmaya götürdüm.وأخذتهم مرة للتخيم في غابات كيلب في كاليفورنيا
Onları Kaliforniya'daki kelp yosunları ormanına kamp yapmaya götürdüm.次に 海洋生物統計のために
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipAllí compran esos bocadillos a base de algas
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipHọ mua những bữa ăn nhẹ với rong biển được gọi là Veggie Booty với súp lơ,
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelip엄마들은 거기서 케일이 들어있는 '베지 부티'라는 해초를 기본으로 하는 스낵을 구입합니다.
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipKupują tam te przekąski z wodorostów z kapustą włoską, Warzywne Tyłeczki.
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipNakoupí krekry z mořských řas značky Veggie Booty, pro děti, které přijdou domů a řeknou:
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipהן קונות שם את חטיפי האצות האלה בשם "וג'י בוטי" עם קייל,
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelipفيشترين هذه المقرمشات المصنوعة من الطحالب التي تدعى "فيجي بوتي" مع نبات الكيل،
Oradan Veggie Booty denilen lahanalı deniz yosunu içerikli atıştırmalıklardan eve gelip「ケール入りべジー・ブーティー」 子供たちは言います
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Alors pourquoi une algue unicellulaire a-t-elle besoin de produire de la lumière?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Așadar, de ce ar avea nevoie o algă unicelulară de abilitatea de a produce lumină?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?De miért kéne egy egysejtű algának ilyesmit tudnia?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Dlaczego jednak jednokomórkowy glon potrzebuje umiejętności produkowania światła?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Então, porque haveria uma alga unicelular de precisar de ser capaz de produzir luz?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Jadi mengapa ganggang bersel satu harus dapat menghasilkan cahaya?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?이 단세포 조류는 왜 빛을 만들어냈을까요?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Ma perché un'alga monocellulare avrebbe bisogno di emettere luce?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?¿Para qué un alga unicelular necesitaría producir luz?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Prečo by jednobunková riasa mala byť schopná vytvoriť svetlo?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Proč by jednobuněčná řasa měla být schopná produkovat světlo?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Så hvorfor skal en encellet alge være i stand til at producere lys?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Tại sao tảo đơn bào cần có khả năng tạo ra ánh sáng?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Waarom zou een eencellige alg in staat moeten zijn om licht te produceren?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Warum muss eine einzellige Alge in der Lage sein Licht zu produzieren?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?А зачем одноклеточной водоросли излучать свет?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?И така, защо едноклетъчно водорасло трябва да може да произвежда светлина?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?Навіщо одноклітинній водорості виробляти світло?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?אבל למה שאצה חד-תאית תהיה זקוקה לייצור אור?
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?ولكن لماذا تحتاج طحالب وحيدة الخلية لاصدار الضوء ؟
Peki neden tek hücreli bir su yosunu ışık üretme ihtiyacı duysun?光を放つ必要があるのでしょうか まず捕食者から身を守ることが考えられます
"rhizocarpon geographicum" veya harita yosunu 3,000 yaş civarında ve'리조카폰 지오그라피큠' 또는 지도이끼라고 불리는데요 나이는 약 3000년 정도이고
"rhizocarpon geographicum" veya harita yosunu 3,000 yaş civarında ve3,000年ほど生きています グリーンランドに生えていますが
"rhizocarpon geographicum" veya harita yosunu 3,000 yaş civarında velà rhizocarpon geographicum, là 1 loài địa y, và nó khoản 3000 tuổi tọa lạc ở Greenland,
"rhizocarpon geographicum" veya harita yosunu 3,000 yaş civarında veNa tym zdjęciu widać porost o nazwie wzorzec geograficzny, który ma około 3000 lat i rośnie na Grenlandii.
"rhizocarpon geographicum" veya harita yosunu 3,000 yaş civarında veRhizocarpon geographicum, oder Landkartenflechte, mit einem Alter von etwa 3000 Jahren, die in Grönland lebt.
"rhizocarpon geographicum" veya harita yosunu 3,000 yaş civarında veהוא הריזוקרפון גאוגרפיקום, או חזזית, והיא בת 3,000 שנה לערך
"rhizocarpon geographicum" veya harita yosunu 3,000 yaş civarında veهو رايزوكاربون جيوقرافيكيوم أو الأشنة الخريطية و هي تبلغ من العمر حوالي 3000 آلاف عام
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.Apanhamo-lo e temos um jogo!
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.A quel punto noi lo raccogliamo e giochiamo.
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.Atunci prindem alga și intrăm în joc.
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.그럼 우리는 그 해초를 줍고, 돌고래들과 놀이를 하는 겁니다.
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.laten het vallen, en dan pakken wij het weer op.
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.Potom ju zdvihneme a hráme sa.
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.Wtedy my je podnosimy, no i gramy.
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.Вони кидають їх нам, немов своїм дітям, і тоді ми піднімаємо траву і бавимося з дельфінами.
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.Мы поднимаем водоросль, и игра продолжается.
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.ואחר-כך מרימים אותה להמשך המשחק.
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.وعندها سنلتقطها ونلعب معهم.
Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz.これを見て思いついたのが
Sonrasında yosun saklamaca oynuyoruz.Aveam astfel un mic joc de-a prins alga.
Sonrasında yosun saklamaca oynuyoruz.그렇게 서로에게 해초를 패스하는 놀이를 하게 됩니다.
Sonrasında yosun saklamaca oynuyoruz.Potom máme my malú zábavku s riasami.
Sonrasında yosun saklamaca oynuyoruz.ואז שנשחק את המשחק של לשמור אותה אצלנו.
Sonrasında yosun saklamaca oynuyoruz.ومن ثم سيكون لدينا القليل من أعشاب البحر.
Sonrasında yosun saklamaca oynuyoruz.私たちが潜って海藻を取りに行かないと
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.(2:6) Les eaux m`ont couvert jusqu`à m`ôter la vie, L`abîme m`a enveloppé, Les roseaux ont entouré ma tête.
Sular boğacak kadar kuşattı beni, Çevremi enginler sardı, Yosunlar dolaştı başıma.( 2 : 6 ) Nước bao_phủ lấy tôi , cho_đến linh_hồn tôi ; Vực sâu vây lấy tôi tư bề ; Rong_rêu vấn_vít đầu tôi .