Burada yoluyla girer.وهي تدخل عن طريق هنا.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Auf diesen Routen wird das Kokain in Linienflugzeugen oder per Schiff transportiert.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.En tales rutas, la cocaína se introduce de contrabando a través de vuelos comerciales o por mar.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Kokainen smugles ad disse ruter via fly eller skibe.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Näillä reiteillä kokaiinia salakuljetetaan kaupallisilla lennoilla tai meritse.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Na těchto trasách je kokain pašován při komerčních letech nebo po moři.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Na teh poteh se kokain tihotapi na komercialnih letih ali po morju.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Na tych szlakach kokaina przemycana jest drogą powietrzną (liniami lotniczymi) lub morską.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Na týchto trasách sa kokaín pašuje prostredníctvom komerčných letov alebo po mori.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Nestas rotas, a cocaína é contrabandeada através de voos comerciais ou por via marítima.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Op deze routes wordt de cocaïne gesmokkeld via commerciële vluchten of per schip.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.På dessa rutter smugglas kokainet med hjälp av kommersiellt flyg eller fartyg.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Pe aceste rute, cocaina este introdusă clandestin prin zboruri comerciale sau pe cale maritimă.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Su queste rotte, il traffico di cocaina avviene tramite voli commerciali o via mare.
Bu rotalar üzerinde, kokain ticari uçaklar veya deniz yoluyla gizlice sokulmaktadır.Sur ces itinéraires, la cocaïne est introduite clandestinement sur des vols commerciaux ou par voie maritime.
Bu sistem yoluyla duyu yetisine sahip tüm varlıklarla bağlantı kurulabilir.여러 가지 다양한 의식을 가진 존재들이 이 시스템을 통해 서로 연결될 수 있습니다.
Bu sistem yoluyla duyu yetisine sahip tüm varlıklarla bağlantı kurulabilir.Tất cả các loài có tri giác có thể liên lạc với nhau nhờ hệ thống này,
Bu sistem yoluyla duyu yetisine sahip tüm varlıklarla bağlantı kurulabilir.Wszelkie rodzaje rozumnych istot mogą być ze sobą połączone za pomocą tego systemu.
Bu sistem yoluyla duyu yetisine sahip tüm varlıklarla bağlantı kurulabilir.כל מיני יצורים חשים אפשריים עשויים להיות מקושרים הדדית באמצעות מערכת זו,
Bu sistem yoluyla duyu yetisine sahip tüm varlıklarla bağlantı kurulabilir.قد يتم ربط كل الأنواع الممكنة من الكائنات الحية بواسطة هذا النظام.
Bu sistem yoluyla duyu yetisine sahip tüm varlıklarla bağlantı kurulabilir.このシステムでつながるかもしれません この実験がどのように 展開して行くか楽しみです
Bu sonuncusu teketek sohbetler veya mesaj panoları yoluyla uygulanabilir.Åtgärder för att behandla cannabisrelaterade störningar finns i Tyskland, Nederländerna och Storbritannien.
Bu sonuncusu teketek sohbetler veya mesaj panoları yoluyla uygulanabilir.In Deutschland wurde das internetbasierte Cannabis-
Bu sonuncusu teketek sohbetler veya mesaj panoları yoluyla uygulanabilir.Naostatok uvedený program sa môže realizovať prostredníctvom individuálnych rozhovorov alebo odkazov.
Bu, testler yoluyla edilinen kesin bir bilgi, ve bu iş otomasyon yoluyla yapılabilir.Sono informazioni ottenute facendo prove che possono essere automatizzate.
Bu, testler yoluyla edilinen kesin bir bilgi, ve bu iş otomasyon yoluyla yapılabilir.航空機の製作に、資本主義も共産主義もありません。
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Albowiem ja anim jej wziął, anim się jej nauczył od człowieka, ale przez objawienie Jezusa Chrystusa.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.car je ne l`ai ni reçu ni appris d`un homme, mais par une révélation de Jésus Christ.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Denn ich habe es von keinem Menschen empfangen noch gelernt, sondern durch die Offenbarung Jesu Christi.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.for heller ikke jeg har mottatt det eller lært det av noget menneske, men ved Jesu Kristi åpenbaring.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.infatti io non l'ho ricevuto né l'ho imparato da uomini, ma per rivelazione di Gesù Cristo
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.이는 내가 사람에게서 받은 것도 아니요 배운 것도 아니요 오직 예수 그리스도의 계시로 말미암은 것이라
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Mert én sem embertõl vettem azt, sem nem tanítottak arra, hanem a Jézus Krisztus kijelentése által.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Nebo aniž jsem já ho přijal od člověka, ani se naučil, ale skrze zjevení Ježíše Krista.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.pentrucă, n'am primit -o, nici n'am învăţat -o dela vreun om, ci prin descoperirea lui Isus Hristos.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.porque não o recebi de homem algum, nem me foi ensinado; mas o recebi por revelação de Jesus Cristo.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.porque yo no lo recibí, ni me fue enseñado de parte de ningún hombre, sino por revelación de Jesucristo
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.saj ga tudi jaz nisem prejel od človeka, niti se ga naučil, temuč po razodetju Jezusa Kristusa.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.διοτι ουδ' εγω παρελαβον αυτο παρα ανθρωπου ουτε εδιδαχθην, αλλα δι' αποκαλυψεως Ιησου Χριστου.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.(А за това, което ви пиша, ето, пред Бог ви уверявам, че не лъжа).
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.Анї бо від чоловіка не прийняв я його, анї не навчивсь, а через одкриттє Ісуса Христа.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.ибо и я принял его и научился не от человека, но через откровение Иисуса Христа.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.כי גם אנכי לא קבלתיה מאדם ולא למדוני אתה כי אם בחזיון ישוע המשיח׃
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.لاني لم اقبله من عند انسان ولا علّمته بل باعلان يسوع المسيح.
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.因 為 我 不 是 從 人 領 受 的 、 也 不 是 人 教 導 我 的 、 乃 是 從 耶 穌 基 督 啟 示 來 的
Çünkü ben onu insandan almadım, kimseden de öğrenmedim. Bunu bana İsa Mesih vahiy yoluyla açıkladı.因為 我 不 是 從人領 受 的 、 也 不 是 人教 導 我 的 、 乃是 從 耶穌基督 啟示 來的
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Bo nie wystarcza mi pomaganie tej dziewczynce za pomocą porad czy skierowania.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Denn mir ist nicht wirklich wohl dabei, dem Mädchen mit Beratung und Empfehlungen nur zu helfen.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Ik neem er geen genoegen mee het meisje enkel te helpen met psychologische begeleiding en verwijzing.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Karena Saya tidak begitu nyaman hanya menolong anak perempuan itu dengan penyuluhan dan pengarahan.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.여자애들에게 카운슬링을 해주거나 전문가들에게 의뢰하는 것 만으로는 만족스럽지 않기 때문입니다.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Mert nem érzem elegendőnek, hogy csak tanácsadással és eligazítással segítek annak a lánynak.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Parce que je ne suis pas très à l'aise en aidant cette fille avec de simple conseils et recommandations.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Pentru că nu sunt mulţumită doar să ajut acea fată cu consiliere şi trimiteri.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Perché non mi sento a mio agio solo ad aiutare quella ragazza con consigli e suggerimenti.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Porque não me sinto bem ao apenas ajudar aquela rapariga através de aconselhamento e encaminhamento.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Porque no me siento tranquila al ayudar a esa chica solo con consejos y recomendaciones.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Prav nič lagodno se ne počutim,ko tistemu dekletu pomagam zgolj s svetovanjem in napotitvijo naprej.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Pretože mne naozaj nestačí iba pomôcť tomu dievčaťu a poradiť mu.
Çünkü bu genç kızımıza öğüt ve yönlendirme yoluyla yardımcı olmak istemiyorum.Protože mně úplně nesedí pomoci té dívce jenom prostřednictvím konzultací a odkázáním na další služby.