Bu giriş yoluyla tanımlanmış ögeler bu gruba ait olacaktırOs elementos definidos por este item pertencem a este grupo
Bu giriş yoluyla tanımlanmış ögeler bu gruba ait olacaktırTässämääritellyt elementit kuuluvat tähän ryhmään
Bu giriş yoluyla tanımlanmış ögeler bu gruba ait olacaktırΤα στοιχεία που αναγνωρίζονται από αυτή την καταχώρηση θα ανήκουν σε αυτή την ομάδα
Bu giriş yoluyla tanımlanmış ögeler bu gruba ait olacaktırЕлементи з цим записом будуть належати до цієї групи
Bu giriş yoluyla tanımlanmış ögeler bu gruba ait olacaktırОпределените тук елементи ще принадлежат на тази група
Bu giriş yoluyla tanımlanmış ögeler bu gruba ait olacaktırЭлементы с этой записью будут принадлежать группе
Bu giriş yoluyla tanımlanmış ögeler bu gruba ait olacaktırالعناصر أداء خانة إلى المجموعة
Bu giriş yoluyla tanımlanmış ögeler bu gruba ait olacaktırこのエントリで指定された要素は、このグループに属します
Buna, erken müdahale yoluyla uzun vadeli iyileştirme maliyetlerinin azaltılması da dâhildir.Aceasta include reducerea costurilor de remediere pe termen lung printr-o acţiune din vreme.
Buna, erken müdahale yoluyla uzun vadeli iyileştirme maliyetlerinin azaltılması da dâhildir.Dazu gehört auch die Verringerung langfristiger Sanierungskosten durch rechtzeitiges Handeln.
Buna, erken müdahale yoluyla uzun vadeli iyileştirme maliyetlerinin azaltılması da dâhildir.Lesprémicespourdefuturesactionsexistent:latâcheestdelesaideràfructifier.
Buna, erken müdahale yoluyla uzun vadeli iyileştirme maliyetlerinin azaltılması da dâhildir.Това включва намаляване на дългосрочните разходи за възстановяване чрез действията на ранен етап.
Bu nedenle, TED gibi mekanizmalar yoluyla veya Obama dönemindeki Beyaz Saray,그래서 저는 이 사진을 가지고 TED와 같은 매커니즘이나 오바마의 백악관이나
Bu nedenle, TED gibi mekanizmalar yoluyla veya Obama dönemindeki Beyaz Saray,ואני מרגיש אחריות רבה דרך מנגנונים כמו TED, וכמו יחסינו עם ממשל אובמה בבית הלבן,
Bu nedenle, TED gibi mekanizmalar yoluyla veya Obama dönemindeki Beyaz Saray,وأحس بالكثير من المسؤولية عبر تقنيات مثل تيد , ومثل علاقتنا مع أوباما بالبيت الأبيض ,
Bu nedenle, TED gibi mekanizmalar yoluyla veya Obama dönemindeki Beyaz Saray,オバマ政権や、議会や、ジョン・ケリーのオフィスとの 関係を通じて、これらの写真で政策に
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Adquirí esto en un intercambio local, pero realmente no siento ganas de lidiar con alambres y todo eso",
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Am luat asta de la un târg de pe-aici, dar nu simt cine ştie ce imbold să umblu la fire şi alte rahaturi."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Egy helybélivel üzletelve szereztem, mégsem érzem, hogy szívesen vacakolnék a huzalozással."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Ik heb dit op een rommelmarkt gekocht, maar ik heb geen zin in klooien met draden en rommel."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""J'ai eu cela d'un commerce local, mais je me sens pas d'humeur à bricoler."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""난 이걸 근처에서 샀는데, 쓰레기 같은 배선 때문에 화내고 싶지 않아."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Kupiłem to w okolicy, ale naprawdę nie czuję się na siłach, żeby to naprawiać."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""L'ho preso a un mercatino locale, ma non ho proprio voglia di stare a impazzire con fili e altra roba".
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Mới mua được cái này gần nhà nhưng thật sự không muốn động vào đống dây dợ lằng nhằng."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Tohle jsem dostal z místního obchodu, ale nemám pocit že by to byl šmejd."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Το πήρα από κάποιο τοπικό κατάστημα, αλλά δεν νιώθω την όρεξη να ασχοληθώ με καλώδια και βλακείες."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Сдобих се с това от една местна търговия, но наистина не ми харесва да се занимавам с кабели и глупости. "
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""Я купил это на местных торгах, но на самом деле, не чувствую себя расположенным возиться с проводами".
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""השגתי את זה על-ידיי מסחר מקומי, אבל ממש לא בא לי להתעסק עם החיווט וכל השטויות."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor.""حصلت على هذه من بعض التجارة المحلية، و لكن في الحقيقة لا أشعر مثل لولبة الخيط و القماش."
"Bunu buralardan değiş tokuş yoluyla aldım ama hiç de kablo veya oyle zirvalarla ugrasacagim gibi gelmiyor."配線やくだらないことに時間をかけたくない気分だ」 さらに いくつかの感情には 写真がブログの投稿に含まれていることがあり
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Ce n'est pas une personne qu'on analyse en autopsie.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Das ist keine Person, die bei einer Autopsie untersucht wird.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Dit is geen persoon die wordt bestudeerd bij een autopsie.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Đó không phải một thi thể đang bị nghiên cứu.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Ese no es el estudio de una autopsia.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Ez nem egy boncolás közben vizsgált ember.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Itu bukan seorang yang sedang diautopsi
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.죽어서 부검을 받고 있는 사람의 영상이 아니에요.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Não é uma pessoa que está a ser estudada numa autópsia.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Nie je to osoba, ktorá je študovaná pri pitve.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Nie ktoś badany podczas sekcji.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Nu e o persoană studiată la autopsie.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Δεν είναι ένας άνθρωπος που μελετάται στη νεκροψία.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.Това не е човек, който се изучава по време на аутопсия.
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.זה אינו מחקר שנערך ע"י נתיחת גוויה
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.هذا ليس شخصا تتم دراسته تشريحيا
Bu otopsi yoluyla incelenen bir kişi değil.映像ではありません さらに
Burada yoluyla girer.Ele entra aqui.
Burada yoluyla girer.Entra por aquí.
Burada yoluyla girer.Ini masuk lewat sini.
Burada yoluyla girer.Intră pe aici.
Burada yoluyla girer.여길 통과해서
Burada yoluyla girer.Krew wpływa tędy.
Burada yoluyla girer.Vstupují tady.
Burada yoluyla girer.Вена входит в предсердие в этом месте.
Burada yoluyla girer.Вена входить в передсердя в цьому місці.
Burada yoluyla girer.Кръвна навлиза от тук.
Burada yoluyla girer.זה הוריד החלול התחתון.