Ama bu denklemlerin güzel yanı, onları çözmenin birden fazla yolunun olması. .Det interessante er, at der er mere end én måde at løse dem på.
Ama bu denklemlerin güzel yanı, onları çözmenin birden fazla yolunun olması. .하지만 이런 문제를 풀 때, 재밌는 점은 여러가지 풀이 방법이 있다는 거지요
Ama bu denklemlerin güzel yanı, onları çözmenin birden fazla yolunun olması. .Maar het leuke is dat er meerdere mogelijkheden zijn om deze op te lossen.
Ama bu denklemlerin güzel yanı, onları çözmenin birden fazla yolunun olması. .Mas a diversão coisa sobre estes é que há mais de um maneira de fazer isso.
Ama bu denklemlerin güzel yanı, onları çözmenin birden fazla yolunun olması. .Pero la diversión cosa acerca de estos es que hay más de uno forma de hacerlo.
Ama bu denklemlerin güzel yanı, onları çözmenin birden fazla yolunun olması. .Zábavné na nich je, že existuje viac spôsobov riešenia.
Ama bu denklemlerin güzel yanı, onları çözmenin birden fazla yolunun olması. .Zábavné na nich je, že existuje více způsobů řešení.
Ama bu denklemlerin güzel yanı, onları çözmenin birden fazla yolunun olması. .Забавното в уравненията, е това че има повече от един верен начин за решаване.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.하지만 여러분이 9번 블록에 다다르면 여러분은 호흡기 세포융합 바이러스를 보는 겁니다.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.Ale gdy dochodzi się do dziewiątego słupka widać wirusa RSV.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.Dar până ajungi la blocul nouă, vezi virusul respirator sincitial.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.Maar als je aan blok negen komt, zie je dat respiratoir syncytieel virus.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.Mais quand on arrive au bloc numéro neuf, on voit ce virus syncytial respiratoire.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.Ma quando arrivate al nono blocco, notate il virus respiratorio sinciziale.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.Mas quando chegarem ao bloco nove, encontram o vírus sincicial respiratório.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.RSウイルスが発見できます 家に小さなお子さんが いるのかもしれません
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.Wenn Sie bei Block 9 angekommen sind, sehen Sie den Respiratory-Synctial-Virus.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.Но докато стигнеш до девети блок, виждаш този дихателен синкитиален вирус.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.Но достигнув девятого участка, вы увидите этот синцитиальный респираторный вирус.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.אך כשמגיעים ללבנה תשע, רואים את הוירוס הסינסיציאלי של דרכי-הנשימה.
Ama zamanda dokuzunca bloğa geldiğinizde, şu solunum yolunun sinsityal virüsünü görüyorsunuz.عندما تصل إلى الكتلة التاسعة ستلاحظ وجود فيروس المِخْلَوِيّ التَّنَفُّسِيّ
Batı Afrika kokain ticaret yolunun büyümesi birkaç faktöre bağlanabilir.A nyugatafrikai kokainkereskedelmi útvonal szerepének megnövekedése több tényezőnek tulajdonítható.
Batı Afrika kokain ticaret yolunun büyümesi birkaç faktöre bağlanabilir.Dezvoltarea rutei vest-africane a traficului de cocaină a fost atribuită mai multor factori.
Batı Afrika kokain ticaret yolunun büyümesi birkaç faktöre bağlanabilir.Die Zahl der Sicherstellungen von Kokain in Europa hat in den letzten 20 Jahren kontinuierlich zugenommen.
Batı Afrika kokain ticaret yolunun büyümesi birkaç faktöre bağlanabilir.El creciente uso de la ruta de tráfico de cocaína por África Occidental se ha atribuido a varios factores.
Batı Afrika kokain ticaret yolunun büyümesi birkaç faktöre bağlanabilir.Länsi-Afrikan kokaiinisalakuljetusreitin vahvistumisen syynä ovat monet seikat.
Batı Afrika kokain ticaret yolunun büyümesi birkaç faktöre bağlanabilir.O crescimento da rota de tráfico de cocaína da África Ocidental tem sido atribuído a vários factores.
Batı Afrika kokain ticaret yolunun büyümesi birkaç faktöre bağlanabilir.Rast zahodnoafriške trgovske poti za kokain je bila pripisana več dejavnikom.
Batı Afrika kokain ticaret yolunun büyümesi birkaç faktöre bağlanabilir.Rozšíření západoafrické kokainové cesty se připisuje několika faktorům.
Batı Afrika kokain ticaret yolunun büyümesi birkaç faktöre bağlanabilir.Количеството иззет кокаин също се е увеличавало през последното десетилетие, но с чести колебания.
Bazæ Ÿlkelerde AÎY dava yolunun gerîek anlamda bir alternatifidir.Za tak̅to priestupok mo™no ulo™iン pokutu do 1 000 alebo do 3 000 Sk.
Birer yetişkin olarak, oyun oynamanın doğru ya da yanlış bir yolunun olmadığını öğrenmeye ihtiyacımız var.Als volwassenen moeten we leren dat elke manier van spelen goed is.
Birer yetişkin olarak, oyun oynamanın doğru ya da yanlış bir yolunun olmadığını öğrenmeye ihtiyacımız var.우리에겐 그걸로 충분합니다. 어른이 된 지금 우리가 알아야 할 건 노는 데는 옳고 그름이 없다는 겁니다.
Birer yetişkin olarak, oyun oynamanın doğru ya da yanlış bir yolunun olmadığını öğrenmeye ihtiyacımız var.Sme dospelí a musíme sa znovu naučiť, že nie je dobrý a zlý spôsob, ako sa hrať. Mnohokrát vám ďakujem.
Birer yetişkin olarak, oyun oynamanın doğru ya da yanlış bir yolunun olmadığını öğrenmeye ihtiyacımız var.יהנו בעצמם, וזה מספיק עבורנו. ואני חושב שכמבוגרים, עלינו ללמוד שאין דרך נכונה או שגויה לשחק.
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."Ci siamo detti: "Ci deve essere per forza un modo migliore di fare le cose."
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."Donc nous nous sommes dit, " Allez, il y doit y avoir une meilleure façon de le faire à coup sûr. "
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."그래서 "분명히 더 좋은 방법이 있습니다." 라고 말을 했습니다.
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."Ne-am spus, "Trebuie să existe o cale mai eficientă de-a face asta."
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor.""Tiene que haber un mejor modo de hacer esto".
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."We vonden dat er een betere manier moest zijn om dit aan te pakken.
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."Wir sagten uns: "Also - das geht bestimmt auch besser!"
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."Λοιπόν, εμείς είπαμε: "Ελάτε, σίγουρα υπάρχει καλύτερος τρόπος να το κάνετε αυτό".
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor.""Хайде, сигурно трябва да има по-добър начин за това".
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor.""Хватит, наверняка имеется лучший способ.
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."למקרה חמור של מלריה, מקבלים כמעט את אותה רמה של תשומת לב, ואין סדר עדיפויות.
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."ولذلك قلنا، "تعال، هناك يجب أن يكون طريقة أفضل للقيام بذلك بالتأكيد. "
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."私たちは考えました なんとかしてアシャの人たちを
Bu mesajı yaymanın en iyi yolunun da popüler müzik videolarını kullanmak olduğuna inanıyor.El crede că cea mai bună cale de transmitere a mesajului e prin intermediul popularelor videoclipuri.
Bu mesajı yaymanın en iyi yolunun da popüler müzik videolarını kullanmak olduğuna inanıyor.그는 그러한 메세지를 접할 수 있는 최고의 방법은 아주 인기있는 뮤직 비디오를 매개로 활용하는 것이라 생각하고 있습니다.
Bu mesajı yaymanın en iyi yolunun da popüler müzik videolarını kullanmak olduğuna inanıyor.Předpokládal, že nejlepší cesta, jak dostat zprávu napříč je využití velmi populárních medií hudebních videí.
Bu mesajı yaymanın en iyi yolunun da popüler müzik videolarını kullanmak olduğuna inanıyor.Uważa, że najlepszym przekaźnikiem są szalenie popularne klipy muzyczne.
Bu mesajı yaymanın en iyi yolunun da popüler müzik videolarını kullanmak olduğuna inanıyor.Он полагает, что лучший способ распространить эту идею — использовать невероятно популярную среду видеоклипов.
Bu mesajı yaymanın en iyi yolunun da popüler müzik videolarını kullanmak olduğuna inanıyor.הוא מעריך כי הדרך הטובה ביותר להעביר את המסר היא להשתמש בפופולריות העצומה של קליפים.
Bu mesajı yaymanın en iyi yolunun da popüler müzik videolarını kullanmak olduğuna inanıyor.يعتقد أن أفضل طريقة ليوصل تلك الرسالة عبر إستخدام وسيط موسيقى الفيديو الشائع جداً.
Bu mesajı yaymanın en iyi yolunun da popüler müzik videolarını kullanmak olduğuna inanıyor.大人気の音楽ビデオを使用することだと彼は思っています 4Shbabは現存のアラブ音楽チャンネルに
Daha sonra bu çarpmayı yapmanın birkaç yolunun daha olduğunu öğreneceğiz.وفي الواقع سوف نتعلم لاحقاً انه يوجد طرق عدة للتفكير في كيفية
Daha sonra bu çarpmayı yapmanın birkaç yolunun daha olduğunu öğreneceğiz.いくつかの考えを学習することになります。 コンピューターを使う、いくつかのやり方すらもです。
Deneyim ve gelişme yolununun daha başında olduğumuzun farkındayız.아직 실험적이고 개선이 필요한, 초기 단계에 있는 작업실 학교를
Deneyim ve gelişme yolununun daha başında olduğumuzun farkındayız.אנחנונ מרגישים שאנחנו בתחילתו של מסע של נסיון ושיפור