Bu toplantı bilge siyasi liderin Azerbaycan`ı bağımsızlığa götürecek dava yolunun başlangıcıydı.De gebeurtenis legde het fundament voor een onafhankelijk Azerbeidzjan.
Köy yolunun 4/6'sı betonlanmıştır.Ook zijn de haltes verhoogd langs de route van lijn 4/6.
O senenin sorusu bir gemi üzerine gemi direklerini yerleştirmenin en iyi yolunun bulunmasıydı.De opdracht was om de beste plaats te bepalen, waar op een schip de mast moet worden geplaatst.
Yolun tamamı E E99 Uluslararası yolunun bir parçasıdır.De gehele weg maakt deel uit van de E19.
Hamilton yolu problemi, Hamilton yolunun çözümü ile ilgili problemdir.Bij de Poeldyk gaat de weg over Hamsterdyk van de buurtschap Horne.
Hozat-Pertek-Elazığ yolunun kenarında yer almaktadır.Idzie się do niego drogą do Bogusławic, a następnie drogą polną.
Bu iki olayı birbirinden ayırmanın bir yolunun olması gerekir.Musimy po prostu dokonać wyboru jednego z dwojga.
Intel 80486DX2 – İç işlemcinin saati dışardaki veri yolunun saatinden 2 kat hızlı çalışır.Intel i486DX2 – wewnętrzny zegar procesora był taktowany z podwójną prędkością zegara zewnętrznego.
Basra ise Bağdat ve Halep arasındaki kervan yolunun bir ucudur.Basteja była formą pośrednią pomiędzy basztą a bastionem.
Bunun nedeni çocuklarda hava yolunun dar olmasıdır.Detta beror på att luftvägarna hos barn är mycket små.
Alex, Carter'ı açık camdan çeker ve tren yolunun yakınındaki bir yere düşerler.Men Alex lyckas dra ut honom genom fönstret innan tåget kör på bilen.
Bununla birlikte Leningrad için bir ikmal yolunun açık tutulması çok önemliydi.Från Ostrov fanns det två möjliga framryckningsvägar till Leningrad.
Her zaman solunum yolunun açık olması sağlanmalıdır.Läpparna måste dock hela tiden sluta tätt kring öppningen.
TEM otoyolunun yanında inşa edilen bu yaya yolunun bitiminin otoyola çıkması ise eleştiri konusu oldu.Upplysningsskylt om slut på tätbebyggt område eller slut på motorväg innebär denna hastighet.
Köprüden araba yolunun dışında tramvay yolu da geçmektedir.По мосту окрім автодороги проходить і трамвайна лінія.
Geçiş yolunun tehlike altında olmaması gerekir.Zjistíme, zda nám nehrozí nebezpečí.
Basra ise Bağdat ve Halep arasındaki kervan yolunun bir ucudur.Hawár je sporným územím mezi Bahrajnem a Katarem.
Bu iki olayı birbirinden ayırmanın bir yolunun olması gerekir.Ale ať už se stane cokoliv, potřebujeme si od sebe navzájem odpočinout.
Hamilton yolu problemi, Hamilton yolunun çözümü ile ilgili problemdir.Podobně, uzavřené řešení jezdcovy procházky je příkladem problému nalezení hamiltonovské kružnice.
Ölüm genellikle solunuma (hava yolunun tıkanması) veya kardiyovasküler sebebe (şok) bağlı olarak gerçekleşir.K ohrožení života dochází nejčastěji srdečním (arytmie) nebo dechovým selháním.
Mahalle yolunun tamamı asfalttır.Hlavní cesta, která vede přes celou dědinu, je asfaltová.
Posof-Ardahan yolunun geçtiği tek caddesi vardır.Are un singur drum principal care merge prin mijlocul său.
Havariler, “Biziz Allah yolunun yardımcıları.Ekkor kiáltották kétségbeesve: „Karg Allah!”, azaz: segíts, Allah!
B1004 yolunun üstünde, Ware ve Bishop's Stortford arasında bulunur.Félúton található Ware és Bishop's Stortford között, a B1004-es út mentén.
Bu patika yolunun bazı kısımları henüz tamamlanmamıştır.Az útvonal ezen része még nem kivitelezett.
Yolunun tehlikeli olduğu konusunda Katarn'ı uyarır .ÉS figyelmezteti Clarkot, hogy Kara veszélyes.
Teorem : Yönlü graflarda Hamilton yolunun bulunması NP-tamdır.Bizonyítás: Indirekt tegyük fel, hogy van a gráfban Hamilton-út.
Her zaman solunum yolunun açık olması sağlanmalıdır.A zsinórt a mintavonalon folyamatosan kell végigvezetni.
Ön yüz yolunun geleneksel kullanım şekli zamanla kaybolmaktadır.Az elődöntő hagyományos kieséses formában zajlik.
Rahip bunun tek yolunun bu olduğunu söyler.Kapteenin mielestä se on ainut keino.
Buradan geçen D010 devlet yolunun etkisi şüphesiz inkâr edilemez.10. D:n asemat murskaantuivat olemattomiin.
Rolling Stone, Bad'i görmenin en iyi yolunun Thriller'ın devamı olarak bakmamak olduğunu belirtti.Το Rolling Stone δήλωσε ότι «ο καλύτερος τρόπος να αξιολογηθεί το Bad δεν ήταν ως συνέχεια του Thriller».
Bunun nedeni çocuklarda hava yolunun dar olmasıdır.Αυτό συμβαίνει λόγω του μικρού μεγέθους των αεραγωγών των παιδιών.
Demir yolunun onarılması ve yeniden açılması girişimleri yapıldı ancak faydalı olmadı.Έγιναν προσπάθειες να διορθωθεί η τροχιά και να διασωθεί η αποστολή, αλλά δεν είχαν επιτυχία.
Bu demir yolunun da önemli yolcuları olmuştur.Επίσης είναι σημαντικός σιδηροδρομικός κόμβος.
Her şeyden önce hastanın hava yolunun açılması gerekir.Στο άνοιγμα αυτό εισάγεται ο ασθενής.
Bu iz yolunun kullanılması biyoteknoloji ve tıp alanında gelecek vadeden bir araçtır.Udnyttelsen af denne vej er også et lovende værktøj i bioteknologi og medicin.
D 715 Devlet Yolu, Kırıkkale-Silifke yolunun bir kısmıdır.Sekundærrute 157 er en rutenummereret landevej på Sjælland.
Sabır aşk yolunun ışığıdır.En film om kærlighedens uransagelige veje.
Yayla yolunun doğal bir güzelliği vardır.Baise har betydelig naturskønhed.
Keşap-Trabzon yolunun 1. km'sinde yer alır.Den følger Mernbanens tracé på den første kilometer.
Buradan geçen D010 devlet yolunun etkisi şüphesiz inkâr edilemez.Alle trusler mod de romerske provinser fra gallisk side må på dette tidspunkt have været meget usandsynlige.
Rahip bunun tek yolunun bu olduğunu söyler.Presten svarer at dette er den eneste måten å gjøre det på.
Yayla yolunun doğal bir güzelliği vardır.Baise har betydelig naturskjønnhet.
Rolling Stone, Bad'i görmenin en iyi yolunun Thriller'ın devamı olarak bakmamak olduğunu belirtti.Rolling Stone bình luận rằng "cách tối ưu để xem xét" Bad không phải là "đoạn tiếp theo của Thriller".
Artık tek kurtuluş yolunun batıya doğru dağları aşmak olduğunun farkına varmışlardı.Bây giờ rõ ràng là chỉ có thể leo qua dãy núi về phía tây.
Teorem : Yönlü graflarda Hamilton yolunun bulunması NP-tamdır.Đồ thị ví dụ có đường đi Hamilton.
Saraydüzü yolunun batısında iskân etmişlerdir.結城面の一部(中里)が西部面に編入。
11 Mart'ta talepleri kabul edilmezse hapishane yolunun görüneceği bir celse duruşma daha düzenlendi.翌30年3月2日に公判が開始され、11日刑が確定したが、高根屋米蔵が持ち逃げされた件は無罪になった。
Bu demir yolunun da önemli yolcuları olmuştur.この鉄道は住民にとって重要な意味を持った。
Rahip bunun tek yolunun bu olduğunu söyler.教会は唯一であるべきというのが彼の考えであった。
Konya yoluyla Eskişehir yolunun kesiştiği yerde Eskişehir yolu kenarındadır.当県道と交差する主要道路の交差点手前にも当県道を標す案内標識が立てられている。
Buradan geçen D010 devlet yolunun etkisi şüphesiz inkâr edilemez.鷹峯街道往来の活気は、にわかに失われたとされる。
Sabır aşk yolunun ışığıdır.作風は純愛路線である。
Köy yolunun drumu kötüdür.市内の道路事情は悪い。
Köy yolunun 4/6'sı betonlanmıştır.町域を国道4号が縦断している。
Demir yolunun onarılması ve yeniden açılması girişimleri yapıldı ancak faydalı olmadı.有人試圖修理和重新開放鐵路,但無濟於事。
Bu çıkmazdan kurtulmanın en kolay yolunun "asılsız suçlamaların geri alınması" olduğunu söyledi.他觉得摆脱窘境最简单的方法是“消除毫无根据的指控”。
XT veri yolunun dört DMA kanalı vardır, bunların üç tanesi genişleme yuvalarına çıkarılmıştır.XT总线有4条DMA通道,这些通道中有3条连接到其他扩展槽中。
Her zaman solunum yolunun açık olması sağlanmalıdır.驰走流转始终难知。