Ana içeriğe geç
Sözlük

yolunu ile cümle

yolunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Mijn gedachten hebben geen baan, en ik kan niet terug te vinden op het pad.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Mina tankar har inte lämnat några spår, och jag kan inte hitta vägen igen.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Mine tanker har ikke efterladt noget spor, og jeg kan ikke finde stien igen.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Mis pensamientos no han dejado la pista, y no puedo encontrar el camino de nuevo.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Moje misli niso pustili nobenih sledi, in ne najdem poti znova.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Suy nghĩ của tôi có ai để lại theo dõi, và tôi không thể tìm thấy đường dẫn một lần nữa.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Οι σκέψεις μου δεν έχουν αφήσει κανένα κομμάτι, και δεν μπορώ να βρω το δρόμο πάλι.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Мои мысли не оставили пути, и я не могу найти дорогу.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Моите мисли не са оставяли песен и не мога да намеря отново пътя.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.Мої думки не залишили шляху, і я не можу знайти дорогу.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.המחשבות שלי לא השאירו המסלול, ואני לא יכול למצוא את הדרך שוב.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.لم يقم أي مسار أفكاري ، وأنا لا يمكن العثور على المسار مرة أخرى.
Düşüncelerim hiçbir iz bırakmış, ve ben yine yolunu bulamıyor.それは私が考えていたことは何でしたか?
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Ak chceme znovu nájsť cestu jeden k druhému, zraniteľnosť je cesta.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Als we onze weg naar elkaar terug willen vinden, dan is kwetsbaarheid het pad.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Če si želimo najti pot nazaj drug k drugemu, bo ta pot ranljivost.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Dacă e să ne găsim calea şi să ne regăsim unii pe alţii, vulnerabilitatea va fi această cale.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Ha megtaláljuk az utunkat egymáshoz újra, akkor a sebezhetőség lesz az ösvény.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Hvis vi skal finde vores vej tilbage til hinanden, er sårbarhed vejen til det.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.우리가 방법을 찾으려 하면, 서로에게 가는 길을, 취약/연약함이 그 경로가 될 것입니다.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Nếu chúng ta đang tìm đường để quay trở về với nhau, sẽ có sự dễ bị tổn thương ở trên con đường đó.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Om vi ska hitta tillbaka till varandra, så är att visa sårbarhet sättet vi måste göra det på.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Pokud chceme najít cestu zpět k sobě navzájem, zranitelnost bude tou cestou.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Polku toistemme uudelleenlöytämiseen on haavoittuvaisuus.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Se queremos encontrar o caminho de reencontro uns com os outros, a vulnerabilidade vai ser esse caminho.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Se vorremo ritrovare il percorso che ci unisce, dovremo passare attraverso la vulnerabilità.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Si nous devons trouvons un moyen de nous rapprocher les uns des autres, la vulnérabilité en est le chemin.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Si vamos a reencontrar el camino que nos una, deberemos transitar la vulnerabilidad.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Wenn wir unseren Weg finden wollen, zurück zueinander, ist Verletzlichkeit dieser Pfad.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Αν ψάξουμε τον δρόμο για να γυρίσουμε ο ένας στον άλλον η ευπάθεια θα είναι το μονοπάτι.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Ако търсим пътя обратно един към друг, уязвимостта е пътеката, която ни трябва.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Если мы хотим найти дорогу друг к другу, то эта дорога — уязвимость.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Якщо ми захочемо знайти шлях один до одного, вразливість буде стежкою.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.אם ברצוננו למצוא את דרכנו בחזרה זה אל זה, הפגיעות היא הדרך לכך.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.إذا كنا نريد أن نجد طريقنا مرة أخرى لبعضنا البعض، فإن الإنكشاف لبعضنا سيكون الطريق.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.見つけようとするなら "無防備さ"こそが通るべき道です 競技場の外にいたいのはわかります
Eğer bunları iç açıların fonksiyonu olarak gösterirsek belki problemi çözmenin bir yolunu buluruz. . . .그래서 우리가 이 외각을 내각에 대한 함수로 나타낼 수 있다면 우리는 이 문제를 조금 더 해결 하기 쉬울 것입니다. 그래서, 이 곳에 내각을 써봅시다.
Eğer bunları iç açıların fonksiyonu olarak gösterirsek belki problemi çözmenin bir yolunu buluruz. . . .この問題はもっと簡単な方法で解くことができそうです。 ここにある内角を文字で表してみましょう。 eはもうすでに使っているので,
Eğer bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, o zaman yapmanın yolunu bulmalısınız.Daca nu stii cum sa faci asta, trebuie sa gasesti mijloacele prin care poti face asta.
Eğer bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, o zaman yapmanın yolunu bulmalısınız.Si vous ne savez pas comment faire, vous devez trouver les moyens de le faire.
Eğer bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, o zaman yapmanın yolunu bulmalısınız.Если вы не знаете, как это сделать, вам придётся найти способ.
Eğer bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, o zaman yapmanın yolunu bulmalısınız.ואם איננו יודעים כיצד לעשות זאת, אתם חייבים למצוא את האמצעים לעשות זאת.
Eğer bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, o zaman yapmanın yolunu bulmalısınız.وإذا كنت لا تعرف كيف تفعل ذلك، عليك أن تجد الوسائل لتفعل ذلك.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Als we kunnen ontdekken hoe dat moet dan hebben we een vaccin.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Deci, dacă reușim să facem asta, atunci avem un vaccin.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Donc, si nous trouvons un moyen de faire cela, nous avons ensuite le vaccin
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Dunque, se riusciamo a capire come farlo, abbiamo un vaccino.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Jadi, jika kita dapat mencari tahu bagaimana menghasilkannya kemudian kita mendapatkan vaksin itu.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Jeśli odkryjemy jak to osiągnąć, wtedy powstanie szczepionka.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.그래서 만약 우리가 그것을 어떻게 할지를 찾아낸다면 우리는 백신이 있는 것이죠.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Ko bomo ugotovili, kako telo pripraviti do tega, bomo dobili cepivo.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Por lo tanto, si podemos encontrar la manera de hacerlo, entonces tenemos la vacuna.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Wenn wir also herausfinden können, wie wir das tun können, haben wir den Impfstoff.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Έτσι, εάν βρούμε τον τρόπο να το κάνουμε αυτό, τότε θα έχουμε το εμβόλιο.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Поэтому, если мы можем понять, как это сделать, то мы получим вакцину.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Така че, ако можем да намерим начин за това, тогава имаме ваксината.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.Тому, якщо ми можемо зрозуміти, як це зробити, то ми отримаємо вакцину.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.כך שאם נגלה כיצד לעשות זאת, אז יש לנו את החיסון.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.فلو إكتشفنا كيفية فعل ذلك, إذن لأنتجنا اللقاح.
Eğer bunu yapmanın yolunu bulursak aşıyı bulmuşuz demektir.ワクチンができるのです そしてその問題についての手がかりも
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod