Ana içeriğe geç
Sözlük

yolunu ile cümle

yolunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onun bir yolunu bulacağım.I'm going to figure it out.
Bunu yapmanın daha kolay bir yolunu düşünebilir misin?Can you think of any easier way to do this?
Onu yapmanın bir yolunu bulmaya çalışacağım.I'll try to find some way to do that.
Sami çölde yolunu kaybetti.Sami lost his way in the desert.
Tom onu yapmanın bir yolunu buldu.Tom figured out a way to do that.
Bunu yapmanın kolay bir yolunu buldum.I've found an easy way to do that.
Bunu yapmanın başka bir yolunu buldum.I've found another way to do that.
Tom'a yardım etmenin bir yolunu bulmak zorundayım.I have to find a way to help Tom.
Korkarım Tom yolunu kaybetmiş olabilir.I'm afraid Tom may have lost his way.
Eve dönüş yolunu bulabileceğine emin misin?Are you sure you can find your way home?
Tom bunu yapmanın yeni bir yolunu deniyor.Tom is trying a new way of doing that.
Bunu yapmanın bir yolunu arıyorum.I've been looking for a way to do that.
Bunu yapmanın bir yolunu bulmaya çalışıyorum.I've been trying to figure out a way to do that.
Onları durdurmanın bir yolunu bulmalıyız.We must find a way to stop them.
Avustralya yolunu yarıladık.We're halfway to Australia.
Çıkış yolunu bulmak için on dakikadan daha fazla zamana ihtiyacı vardı.He needed more than ten minutes to find the way out.
Bunu yapmanın daha basit bir yolunu biliyorum.I know a simpler way of doing it.
Bunu açıklamanın kısa bir yolunu düşünmeye çalıştım.I tried to think of a short way to explain that.
Onu kanıtlamanın bir yolunu bulmamız gerekir.We need to find a way to prove that.
Lukas felaket bölgesinden çıkış yolunu bulmaya çalışıyordu.Lukas was trying to find his way out of the disaster zone.
"Fi dijital dizilerin yolunu açar"."Fi dijital dizilerin yolunu açar".
O nereye gitse yolunu gözlemektedirler.They will monitor where he goes, who he sees, where he stays.
Cesur olmanızdan ötürü yolunuza çıkan her şey.Anything that gets in your way from being brave.
Zafer, Asya'daki Latin mülklerinin çoğunun kurtarılmasının yolunu açtı.This victory opened up the way for the recovery of most of the Latin possessions in Asia.
Bu eylem ona piyade yolunu açtı.This action opened the road for the infantry.
Yol gösteren Allah’tır; kimi yolunu şaşırır."Hidāyah (هداية) guidance from God.
Haas ekibi 1986 sezonunun sonunda F1'den ayrıldığında, Brawn Arrows ekibinin yolunu tuttu.When the Haas team left F1 at the end of the 1986 season, Brawn moved to Arrows.
Demir yolunun onarılması ve yeniden açılması girişimleri yapıldı ancak faydalı olmadı.Attempts were made to repair and re-open the railway, but to no avail.
Bu patika yolunun bazı kısımları henüz tamamlanmamıştır.Some sections of this pathway have not yet been completed.
Bir de dedi ki: "Ben rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."He replied, ‘Neither; but as commander of the army of the Lord I have now come.’
Thalmann Taburu ağır kayıplar verdi fakat Trijueque-Torija yolunu elinde tutmayı başardı.The Thälmann Battalion suffered heavy losses, but succeeded in holding the Trijueque–Torija road.
Dış Politikalar dergisi, bu iletişim yolunu, “askeri iletişimde bir mihenk taşı” olarak adlandırdı.Foreign Policy magazine labeled this effort a "milestone in military communications."
Entlerin dışında yolunu bilen kişilerin sayısı çok azdır.Of those who do receive treatment, few receive evidence-based care.
Saraydüzü yolunun batısında iskân etmişlerdir.A Disquisition upon Worshiping towards the East.
Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.He turned in pursuit and reduced her to a flaming hulk.
Oğlu bu gün babasının yolunu devam etdiriyor.This time, she has made way for her son.
Her zaman kurtulmanın bir yolunu bilir." demiştir.He always knows there's a way to survive".
Her ülke de kendi yolunu seçer." dedi.So every country decides on its own which road to take."
Başkanlığının sonunda Red Line demir yolunu 1.331 kilometre (827 mi) uzattı.By the end of his presidency, the Red Line extended 1,331 kilometres (827 mi).
Artık tek kurtuluş yolunun batıya doğru dağları aşmak olduğunun farkına varmışlardı.It was now apparent that the only way out was to climb over the mountains to the west.
Sonra bir yolunu buldu.However, he found another path.
Bu çıkmazdan kurtulmanın en kolay yolunun "asılsız suçlamaların geri alınması" olduğunu söyledi.The easiest way out of the predicament, he said, "was a retraction of unfounded charges".
Eğer ki siz de yerinizin burası olmadığını biliyorsanız gidin, yolunuz açıktır."So shalt thou be bound, if thou art not silent, thou framer of evil."
Kıvrımlı dalga yolunu tüplerinin tasarımı 670, 850 ve 1030 Ghz frekanslarında bulunmaktadırlar.Designs of folded-waveguide traveling-wave tubes are at frequencies of 670, 850, and 1030 GHz.
Toplantının amacı, English Football League'den ayrılmanın yolunu açmaktı.The meeting was to pave the way for a break away from The Football League.
Şarkılar yolunu nasıl olsa bulur diyerek ortadan kayboldum." sözleriyle anlattı.I said that the songs would find their way anyway, and just disappeared."
O da tıpkı amcası gibi büyü yolunu seçmiştir.He has trained to be a magician like his uncle.
Albüm 1990'lı yıllarda birçok alternatif rock grubunun yolunu açmıştır.The album encouraged a lot of Turkish alternative rock bands in late 1990s.
Aslında,güneşin ve onun gökyüzündeki yolunun kesin incelemelerine ihtiyaç duyulurdu.As such, accurate observations of the Sun and its trajectory on the sky were needed.
Bu yüzden şarkıyı serbest kalma ve kendi yolunu seçme yeteneği olarak tanımladı.That's why she chooses to forget the model to be free and develop her own style.
Anıt, “20 Ocak” çevre yolunun yakınında, Yasamal bölgesinde dikildi.The monument was erected on the territory of the Yasamal district, near the "January 20" ring road.
Çoğu NSAİİler siklooksijenaz yolunu non-selektif olarak inhibe ederek etkirler.The overwhelming majority do so in a nonviolent manner.
Alternatif olarak, üst idrar yolunu etkileyebilir ve bu durumda piyelonefrit olarak adlandırılır.Alternatively, it may involve the upper urinary tract, in which case it is known as pyelonephritis.
Bunun yapmanın bir yolunu bulur.Here is one way to do it.
Havariler, “Biziz Allah yolunun yardımcıları.It said: "With God's help.
Bu antlaşma, üç ülke arasında nihai askeri iş birliğinin yolunu açmıştır.It provided for the eventual creation of a joint military staff for the three countries.
Bu da deniz suyundan tuz gidermek suretiyle taze su elde etme yolunu açmıştır.The boat reached the water safely, with Lowe himself aboard to take charge.
Farklı müzik stillerini bir araya getirmenin yeni bir yolunu keşfetmişti.That was a chance to add some different style music.
2000 yılında AFC Ajax'ın gözlemcileri tarafından keşfedilerek kırmızı-beyazlıların yolunu tuttu.1972 was AFC Ajax's annus mirabilis.
Harici arayüz ayrıca 34-bit adres yolununda içermektedir.The external interface also consisted of a 34-bit address bus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod