Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.Zlękli się tedy, i wstali wszyscy wezwani, którzy byli z Adonijaszem, i poszli każdy w drogę swą.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.Τοτε παντες οι κεκλημενοι, οι μετα του Αδωνια, εξεπλαγησαν και σηκωθεντες, υπηγαν εκαστος την οδον αυτου.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.Тогава всичките гости на Адония се уплашиха, и ставайки отидоха всеки в пътя си.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.Тогда испугались и встали все приглашенные, которые были у Адонии, и пошли каждый своею дорогою.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.ויחרדו ויקמו כל הקראים אשר לאדניהו וילכו איש לדרכו׃
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.فارتعد وقام جميع مدعوي ادونيا وذهبوا كل واحد في طريقه.
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.亞 多 尼 雅 的 眾 客 聽 見 這 話 、 就 都 驚 懼 、 起 來 四 散
Bunun üzerine Adoniyanın bütün konukları korkuya kapılıp kalktılar, her biri kendi yoluna gitti.亞多 尼雅 的 眾客聽見 這話 、 就 都 驚懼 、 起 來 四 散
Burada direksiyonu çevirmediğinizi kabul ediyoruz, araba yoluna devam ediyor.Auto už nepojede tak rychle. K čemu tedy dojde?
Burada direksiyonu çevirmediğinizi kabul ediyoruz, araba yoluna devam ediyor.אם הנהג לא מסובב את ההגה, המכונית תמשיך בכוון הזה.
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.Ceea ce vedeti aici este personajul stând în picioare acolo, şi există un obstacol pe care i l-am pus în cale.
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.Ce que vous voyez là c'est le personnage debout, et un obstacle en travers de son chemin.
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.Hier zie je het personage rechtop staan en is er een obstakel op zijn weg.
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.지금 보시는 것은 한 캐릭터가 서 있는데, 앞에다가 장애물을 놓으면
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.Lo que se aprecia aquí es el personaje que está de pie, y hay un obstáculo que ponemos en su camino.
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.Was wir hier sehen, ist ein Charakter und ein Hindernis in seinem Weg.
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.Widzicie tu postać stojącą tam i przeszkodę na jej drodze.
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.Смотрите, вот персонаж, перед которым мы положили препятствие.
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.Това, което виждате тук, е застаналият там герой, а там има препятствие, което поставихме на пътя му.
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.מה שאתם רואים זו דמות שעומדת ואנחנו הנחנו מכשול בדרכה
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.ما نراه هنا هو طبيعة دائمة هناك. وهناك حاجز وضع في طريقها.
Burada gördüğünüz orada dikilen bir karakter ve onun yoluna koyduğumuz bir engel.その行く先に障害物を配置した様子です このキャラクターが障害物に つまずく様子をご覧頂きましょう
Burada kalın. Sadece 5 dakika. Herşey yoluna girecek.Franzo, pose-moi ces fleurs de merde et dis-moi où est la ramasseuse.
--burası önemli-- bir tanesi bile bu patenti ihlal etmemesine rağmen. anlaşma yoluna gitmeye başladılar.이 기업들중 어디도 이 특허를, 그 어디도 침해하지 않았다는 겁니다. 그리고 그들은 합의를 하기 시작했습니다.
--burası önemli-- bir tanesi bile bu patenti ihlal etmemesine rağmen. anlaşma yoluna gitmeye başladılar.שאף אחת מהחברות האלה לא הפרה את הפטנט הזה -- אף לא אחת מהן. והן החלו להגיע לפשרות.
--burası önemli-- bir tanesi bile bu patenti ihlal etmemesine rağmen. anlaşma yoluna gitmeye başladılar.ولا شركة واحدة من هذه الشركات قد تعدت على براءة الاختراع هذه -- ولا واحدة. وقد بدؤوا في التسوية.
--burası önemli-- bir tanesi bile bu patenti ihlal etmemesine rağmen. anlaşma yoluna gitmeye başladılar.この特許を侵害していないにもかかわらず 和解交渉に応じたのです 彼らがそうした理由は
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.Cette fois, tu dois vraiment faire en sorte que les choses fonctionnent.
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.De data asta trebuie sa faci lucrurile sa mearga.
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.Denna gång behöver du få saker å funka.
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.Deze keer, heb je het echt nodig om dingen te laten werken.
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.Diesesmal musst du die Sache wirklich zum Laufen bringen.
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın. Evet.Questa volta, devi fare in modo che le cose funzionino. sì.
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.Kali ini kau harus berusaha keras untuk menjadikannya sukses.
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.Lần này con nhất định phải thành công đấy.
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.Tym razem na pewno musi ci się udać.
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.Αυτή τη φορά πρέπει να τα καταφέρεις.
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.В этот раз действительно нужно, чтобы все сработало.
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.هذه المره انتي بحاجة حقاً من جعل هذا فعلاً
Bu sefer gerçekten işleri yoluna sokmalısın.はい
Bu, söz konusu kişinin olasılıkla ‘kurumu’ tanıtma yoluna gideceği anlamına gelir.Esto significa que tenderá a promover la «Institución».
Bu, söz konusu kişinin olasılıkla ‘kurumu’ tanıtma yoluna gideceği anlamına gelir.Это значит, что он будет рекламировать свое «учреждение».
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.A takéto stránky začínajú akosi práve vymierať.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.A takovéto stránky teď následují dinosaury.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.És az ilyen oldalak manapság a kihalás szélén állnak.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.E siti così stanno come prendendo la strada dei dinosauri attualmente.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.Et en quelque sorte, les sites similaires sont en voie d'extinction aujourd'hui.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.포찬과 같은 종류의 사이트는 이제 통제하기 힘들 정도로 거대해지고 있습니다.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.Os sites deste género estão a ter o mesmo destino dos dinossauros.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.Seiten wie diese, gehen gerade den Weg der Dinosaurier.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.Și asemenea site-uri oarecum sunt pe cale de dispariție.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.Sites zoals deze zijn de weg van de dinosaurus aan het volgen.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.Strony takie jak ta spotyka teraz los dinozaurów.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.Và các trang web như thế đang đi theo con đường của loài khủng long.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.Y sitios como este están ahora siguiendo el camino de los dinosaurios.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.Και ιστοσελίδες όπως αυτή είναι κάπως στο δρόμο που ακολούθησαν οι δεινόσαυροι τώρα.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.И сайтове като него поемат по пътя на динозаврите в момента.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.И сайты, такие как этот, сейчас, как бы, повторяют путь динозавров.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.ואתרים כאלה הולכים בדרכם של הדינוזאורים כרגע.
Bu tür siteler artık dinozorlaşma yoluna girdiler.ولعل المواقع المماثلة بدأت نوعاً ما في طريقها إلى الفناء في الوقت الراهن.