Ritim ve alan keşfetmek için bu benim yeni yolum.אז, אני מתקדם בכיוון חדש עם זה כדי לחקור מקצב וחלל.
Ritim ve alan keşfetmek için bu benim yeni yolum.لذا سـ انتهي في خطتي القادمة لاكتشاف الايقاع والمساحة
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Chỉ là họ không hiện diện trên con đường tôi đi.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Egyszerűen nem kerülnek az utamba.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Ik kom ze simpelweg niet tegen op mijn weg.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Ils ne sont tout simplement pas sur mon chemin.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.그들은 제가 가는 길에 존재하지 않죠.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Mereka tidak berada di jalan Saya.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Non sono sulla mia strada.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Oni nie są na mojej drodze.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Porque ellos no están en mi camino.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Prostě nejsou na mé cesté.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Proste nie sú na mojej ceste.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Pur şi simplu nu există în calea mea.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Sie laufen mir einfach nicht über den Weg.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Απλά δεν είναι στο μονοπάτι μου.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Їх просто нема на моєму шляху.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Они просто не попадаются мне на пути.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.Те просто не са на пътя ми.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.הם פשוט לא בדרכי.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.إنهم فقط ليسوا في طريقي.
Sadece benim yolumun üzerinde değiller.彼らは 20 km離れたサンタアナにしかいません
Sadece zamanlamayla alakalı, benim de bir çıkış yolum olduğuna inanıyorum" dedi.C'est juste une question de temps avant que Dieu ne trouve une solution pour moi. »
Sadece zamanlamayla alakalı, benim de bir çıkış yolum olduğuna inanıyorum" dedi.Es solo cuestión de tiempo que Dios me encuentre una solución.
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimIch hab dir gesagt, du sollst mir nicht im Weg stehen.
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimIk zei nog dat je me niet in de weg moest staan!
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimJag sa ju åt dig å inte vara i vägen för mig.
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimKubilang jangan menghalangi jalanku!
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimPovedal som ti, aby si sa mi neplietla do cesty!
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimPowiedziałem ci, że masz nie wchodzić mi w drogę!.
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimTi-am sa nu te pui in calea mea!
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimTi ho detto di non starmi tra i piedi!
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimTôi đã bảo cậu đừng cản đường mà!
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimΣου είπα να μην μπαίνεις μπροστά μου!
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimКазах ти да не ми се пречкаш!
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimЯ сказал не стоять на моем пути!
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştim!אמרתי לך לא להיכנס לי לדרך
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimأخبرتكِ بأن لا تعترضي طريقي
Sana yoluma çıkmamanı söylemiştimすみません
-Seni evine bırakayım. -Merhaba, işler nasıl? -Çekil yolumuzdan.Podívejme, ta tlustá Monika má zase nového amanta.
Seni geberteceğim. - Çekil yolumdan! - Josef!Te voy a matar. - ¡Muévete!
- Sen o filmi görmedin mi? 200 metre yolumuz var, Rockhound.Még 700 láb van hátra!
- Sen o filmi görmedin mi? 200 metre yolumuz var, Rockhound. Tamam.- Δεν έχεις δει την ταινία, ε; - Πρέπει ν' ανοίξουμε 700 πόδια.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.Csomagoló magam az én bozontos kabát a ruhát nevű medvebőr, én harcoltam utam ellen a makacs vihar.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.Envolviéndome en mi chaqueta peluda de la tela llamada piel de oso, me abrí camino contra la tormenta tenaz.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.곰 가죽라는 옷감 제 얽히고 설킨 재킷을 입은 자신을 포장, 나는 내 방식대로 싸워 완고한 폭풍에 대해.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.Owijanie się w mojej shaggy kurtka z materiału o nazwie niedźwiedzią skórę, brnąłem wobec uporu burzy.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.Sam zavijanje v mojem Shaggy jopič krpo imenovane Medvjeđa usnje, sem se boril moj način proti trmast nevihta.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.Опаковане себе си в рунтава ми яке от плат, наречен меча кожа, съм се борил по моя начин срещу упорити буря.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.גלישת עצמי במעיל שעיר שלי בד הנקרא עור הדוב, פילסתי את דרכי נגד הסערה עקשן.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.التفاف نفسي في بلدي سترة أشعث من القماش يسمى جلد الدب ، حارب طريقي ضد العاصفة العنيدة.
Shaggy ceket kürk denilen bez kendimi Sarma, ben yoluma mücadele inatçı fırtınaya karşı.頑固な高潮に対する。 入る、私は船員の小さな散乱会衆を発見し、船員の妻
Silahını bana ver. - Çekil yolumdan.Dame tu arma. - ¡Muévete!
Şimdi 2 uzunluklu üç yolumuz var.Nun haben wir drei Pfade der Länge 2.
Şimdi 2 uzunluklu üç yolumuz var.Teraz máme 3 cesty dĺžky 2.
Şimdi 2 uzunluklu üç yolumuz var.والآن لدينا 3 طرق بطول 2
Şimdi 2 uzunluklu üç yolumuz var.この中から1つ これを選びましょう
- Şimdi bundan taviz vermeyin Onbaşı. - Çekil yolumdan!Jangan abaikan itu./ Minggir!
- Şimdi bundan taviz vermeyin Onbaşı. - Çekil yolumdan! - Sen öldün!- No abandones ahora. - ¡Muévete! - ¡Eres un hombre muerto!
- Şimdi bundan taviz vermeyin Onbaşı. - Çekil yolumdan!.אל תשכח את זה עכשיו, רב"ט !זוז הצידה -