Ana içeriğe geç
Sözlük

yolu ile cümle

yolu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Zamanında oraya ulaşmamın bir yolu yok.There's no way I'll get there in time.
Tom yolun hemen karşısında yaşıyor.Tom lives just across the road.
Onu yapmanın bir yolunu bulacağım.I'll find some way to do that.
Buradan başka bir çıkış yolu bulmamız gerek.We need to find another way out of here.
Buradan başka bir çıkış yolu bulmalıyız.We need to find another way out of here.
Tom'un hala gidilecek uzun bir yolu var.Tom still has a long way to go.
Tom kampa dönüş yolunu bulamadı.Tom couldn't find his way back to the campsite.
Tom işlerin yoluna girmesini istiyor.Tom wants things done his way.
Tom işi bitirmenin bir yolunu bulacak.Tom will find a way to get it done.
Yardım edebilmemin bir yolu olduğunu düşünmüyorum.I don't think there's any way I can help.
Tom dönüş yolunu bulamadı.Tom couldn't find his way back.
Senin onu yapabilmenin hiçbir yolu yok.There's no way you can do that.
Belki her şey yolunda gidecektir.Maybe everything'll go all right.
İçeri girmenin bir yolunu bulmam lazım.I need to find a way to get inside.
Buradan çıkmanın bir yolunu bulmam lazım.I need to find a way to get out of here.
Lütfen yolumdan çekilin.Please get out of my way.
Her şeyin yolunda gittiğine memnun oldum.I'm glad it's all working out.
Saat 2.30'a kadar onu yapabilmemizin bir yolu yok.There's no way we can do that by 2:30.
Her şey yolunda gidiyor.Everything's going well.
Boston'a kadar bütün yolu yürüdüm.I walked all the way to Boston.
Artık buradayım, her şey yoluna girecek.Now that I'm here, everything's going to be OK.
Tom para kazanmanın başka bir yolunu bulması gerektiğini söyledi.Tom said he needs to find another way to make money.
Tom sorunu çözmenin bir yolunu bulmak istedi.Tom wanted to find a way to fix the problem.
Tom'un yolunu kapattım.I blocked Tom's way.
Kendi yolumda olacağım.I'll be on my way.
Fadıl açgözlülüğünü gizlemek için her yolu denedi.Fadil went to extremes to cover up his greed.
Ağrıyı durdurmanın tek yolu, ağrının kaynağını durdurmaktır.The only way to stop the pain is to stop the source of the pain.
Bunu yapmanın tek bir yolu var.There's only one way to do this.
Onu yapmanın tek bir yolu var.There's only one way to do that.
Bana yolu gösteren kişi Tom'du.Tom was the one who showed me the way.
Hâlâ gidecek uzun bir yolum var.I still have a long way to go.
Sami biraz fazla para kazanmanın bir yolunu buldu.Sami found a way to make a little extra money.
Sami, Leyla'nın yolundaydı.Sami was in Layla's way.
Karbon emisyonlarını azaltmanın birkaç yolu nelerdir?What are some ways to reduce carbon emissions?
Bu seçimi kazanabilmesinin hiçbir yolu yok.There's no way he can win this election.
Seçimi kazanmasının hiçbir yolu yok.There's no way he's going to win the election.
Şimdi işlerim yolunda.I'm doing well now.
Tom bir arabanın özel araba yoluna girdiğini gördü.Tom saw a car pull into the driveway.
Onu ikna etmenin bir yolu yoktu.There wasn't a way to convince him.
Bunu ona açıklamanın bir yolu yoktu.There wasn't a way to explain it to him.
Şu anda meteor çarpmaları önlemenin bir yoluna sahip değiliz.We currently have no way of preventing meteor strikes.
Para biriktirmenin en iyi yolu nedir?What's the best way to save money?
Hızla zengin olmanın bir yolu var mı?Is there any way to get rich quick?
Bunu söylemenin başka yolu yok.There's no other way to say this.
Bunu söylemenin başka bir yolu yok.There's no other way to say this.
Aniden bizim yolumuzda yüzen bir köpekbalığı gördük.Suddenly we saw a shark swimming our way.
Tom'un yolundan çıktım.I got out of Tom's way.
Her şey yoluna girecek. Korkma.It'll turn out fine. Don't be afraid.
Tom onu yapmanın bir yolunu bulacak.Tom will find a way to do that.
Leyla, Sami'nin yolunda ilerledi.Layla followed in Sami's path.
Leyla, Sami'nin yolunu izledi.Layla followed in Sami's path.
Buradan geçmenin yolu yok.There's no way through here.
Suçu azaltmanın yolu yoksulluğu ortadan kaldırmaktır.The way to reduce crime is to eradicate poverty.
Tom'a daha fazla yardım edebilmemizin bir yolu var mı?Is there any way we can help Tom more?
Leyla hava yoluyla yerel bir hastaneye kaldırıldı.Layla was airlifted to a local hospital.
Hayat bir gül yolu değildir.Life is not a path of roses.
Leyla sanki yolun sahibiymiş gibi araç sürüyor.Layla drives as if she owned the road.
Yalnızca tek bir çıkış yolu var.There is only one way out.
Leyla'nın yalnızca tek çıkış yolu vardı.Layla had only one way out.
Bana bunu yapmanın başka bir yolunu gösterebilir misin?Can you show me another way to do this?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod