Ulaşım ağı ilkeldi ve sert zeminli yollar istisnaydı.Rețeaua de drumuri era slab dezvoltată, iar drumurile pavate erau rare.
Doğu ticaret yolları tamamen Osmanlıların eline geçmiştir.Astfel că rutele comerciale au trecut în mâinile lahmizilor.
Yollarda belli noktalarda istasyonlar vardı.Au fost postate puncte de baraj al drumurilor.
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.Port pe fluviul Oubangui cu legături navale spre Bangui și Brazzaville.
Amacı, ülkeler arasında yaşanabilecek sorunları barışçı yollarla çözmek idi.Statele membre urmau să-și ia angajamentul de a soluționa toate divergențele exclusiv prin mijloace pașnice.
Yapay ada, doğal yollar yerine insanlar tarafından oluşturulan adalardır.O insulă artificială este o insulă construită de om, spre deosebire de insulele naturale.
Arazi üzerindeki evleri birbirine bağlamak üzere yollar inşa edilebilir.Clădirile trebuie să fie unite prin drumuri.
Yazlar sıcak, kışlar ise yolları kapatacak kadar fazladır. kış mevsimi oldukça sert geçmektedir.Uneori iarna vremea este atât de nefavorabilă încât drumul trebuie închis temporar.
Kişisel alan ağları USB ve FireWire gibi veri yollarıyla kablolu kurulabilir.Rețelele PAN pot fi conectate cu magistrale USB și FireWire.
Dumanla haberleşme, haberleşmenin en eski yollarından biridir.În general semnalele de fum sunt unul din cele mai vechi mijloace de comunicare la distanțe mari ale omenirii.
Eski Lefkoşa'da yollar dardır ve çıkmaz sokaklar mevcuttur.In localitate există numai cărări sau drumuri nepavate.
Mahallenin yolları çok iyi değildir.Infrastructura cartierului nu este una foarte bună.
Geceydi ve yollarda kimsecikler yoktu.Nu existau străzi între casele de lut și nici nu existau uși.
Çalıştaylar; önemli konularda özellikle ön çalışmalar yapmak için kullanılan en etkili yollardan biridir.How to Do Things With Words este probabil lucrarea sa cea mai influentă .
15 yıl öncesine kadar her kış yollar kapanırdı.Era geroasa iarnă a anului 1955.
Yollar çok dar olduğundan bayı yollarda araç ve insan geçişi aynı anda sağlanamaz.Drumul asfaltat este destul de îngust și nu permite circulația autovehiculelor în ambele sensuri simultan.
"Uzun yolların yolcusu"."Calea Vâlcelelor".
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Este mai fragil și reține aroma ultimului tutun fumat.
İkili, yollarını ayırdı ve Mayer solo kariyerine adım attı.Ca și rezultat, duetul s-a destrămat, Mayer continuându-și cariera solo.
Ayrıca yerel yollar da bulunmaktadır.De asemenea, se ține cont și de tradițiile locale.
1966 yılında tramvay yollarının uzunluğu102,5 km'ye ulaşmıştı.Către 1910, lungimea totală a liniilor de tramvaie trase de cai din Chișinău ajungea la 12,5 kilometri.
Bu taksi yollarının acil pist niteliği bulunacak.Există o extensie uzuală la această taxonomie.
Birlikte bağdan kurtulurlar ve yolları ayrılır.Fug împreună și împart banii.
Elfler ise, inatla kendi yollarına gitmeye karar verdiler.Planul lui eșuează, atunci când Felinele decid să o ia pe propriul lor drum.
Kayı Boyu yine yollara düşer.Încă o dată, curentul la anodul scade.
Yolların toplam uzunluğunun 18 km'sini asfalt kaplamalı yollar oluşturur.Din lungimea totală a drumurilor - 18 km au acoperire rigidă.
Vader onu bir göreve daha yollar.Majd Diana újabb küldetésre indul.
Oradan da tekrar Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu.De visszafordulni már nem lehetett,” mivel az egyiptomiak körbezárták őket.
Pink turneyle ilgili "Tekrar yollara dönmek için sabırsızlanıyorum.Pink nyilatkozata szerint: "Rendkívül izgatott vagyok, hogy újra útra kelhetek.
Göç yollarında ve Afrika'da kışlaklarında binlerce kuştan oluşan sürüler kaydedilmiştir.Társas madár; vándorútjain és afrikai telelőhelyein több ezres rajokat is észleltek.
Ama kısa süre sonra yolları ayrıldı.De nemsokára elváltak útjaik.
Ödeme için çeşitli yollar düzenlenmiştir.Az emelésre többféle módszert dolgoztak ki.
Geriye kalan 5.000 km ise önemli yollar olarak asfalta sahiptir.Az úthálózat 5900 km, csak néhány főútvonal van aszfaltozva.
Yeni ticaret yollarının keşfedilmesiyle önemini yitirmiştir.Az utóbbi jelentőségét a kereskedelmi utak áthelyeződése következtében vesztette el.
Ölen Ülke'yi bulmak için Anita, Rick ve Jason gizlice yollara düşüyor.Anita, Rick és Jason titokban elindulnak a Haldokló Falu felkutatására.
Bu demoların bir kısmı günümüzde korsan yollarla erişilebilmekte olup Phoenix Recordings olarak bilinmektedir.Ezek egy része később kalózkiadványokon, Phoenix Recordings összefoglaló címmel vált ismertté.
Demeter kızını aramak için yollara düşer ancak onu hiçbir yerde bulamaz.Ezalatt Demóna mindenfelé keresi a lányt, de sehol sem találja.
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.A Kongóval együtt fontos víziút Bangui és Brazzaville között.
Yollarda belli noktalarda istasyonlar vardı.Az utak mentén őrhelyek álltak.
Göç yolları bu türün yaşadığı bölgeleri Afrika ve Hindistan'a kadar uzatır.A vonulási utak a faj elterjedési területeit Afrika nagy részére és Indiára is kiterjesztik.
Sapıkça yollardan zevk alıyor.Roppantul élvezi a gondtalan vakációt.
Bazı yıllarda kışın yoğun kar yağar ve yollar kapanır.Az év nagyobb részében hó takarja az utat, ami miatt be van zárva.
Ülkede demokratik yollarla seçilen ilk devlet başkanıdır.Országa történetének első demokratikusan megválasztott államfője.
Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta önemli bir yere sahiptir.Ezeknek fontos szerepe van a belső területek közlekedésében.
Geceydi ve yollarda kimsecikler yoktu.Utak nem voltak, csak ösvények.
Suçluyum Yollar Ayrılır Sen Miydin Sevdalım ?A naiv kérdések sokkjának kitéve Szeressem felebarátomat?
Birimlerinizi tamir etmenin birçok yolu vardır ki bu yollardan biri Crawler'dır.Ennek feloldására több eljárás is létezik, az egyik ilyen megvalósítás a LORETA.
Doktor, hepsini ölü uzaya yollar.A halott testet kilőtték a világűrbe.
Böylece yollanan sinyaller bir araya toplanarak daha güçlü frekans yollarlar.Így olyan erősítőhöz jutunk, mely megadott frekvenciájú jeleket erősít.
New Jersey Otoyolu ABD'nin en çok bilinen ve en kalabalık eyaletlerarası yollarındandır.A New Jersey Fizetőút egyike az Egyesült Államok legismertebb és legforgalmasabb fizetős autóútjainak.
Kara yollarının uzunluğu 13 bin kilometreyi bulmaktadır.A burkolt utak hossza 13 000 km.
Bundan sonra uzayaraçları ayrılarak kendi yollarına gittiler.A hímek az ivarérettségüket követően a saját útjaikat járták.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Rázkódtak a hegyek, a folyók és a tengerek elhagyták medrüket.
Omnibus viis Romam pervenitur Tüm yollar Roma'ya çıkar.Rómában ma öt áll, lásd: Obeliszkek Rómában.
2015 yılında Seda Güven'le yollarını ayırdı.2015 A reménnyel győzködjük magunkat.
Ayrı yollara gidip birbirlerinden uzaklaşırlar.Külön-külön indulnak útra és hosszú ideig élnek egymástól távol.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Igyekeztek diplomáciai úton elszigetelni ellenségüket minden lehetséges módon.
İstemci, yeni bir duruma geçmek üzereyken istekler yollar.A járt utat akkor sem hagyják el, amikor új megoldásokra lenne szükség.
Bunu 1997'de, Katarn'ın Jedi olma yollarını öğrendiği Star Wars: Jedi Knight: Dark Forces II izlemiştir.A játék folytatása 1997-ben jelent meg Jedi Knight: Dark Forces II néven.
Bu kehanet üzerine Aesir bütün dünyaya elçiler yollar.Jut benne hely a világ összes prófétáinak tisztelete számára.