Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Стрічка — оздоба голови для дівчат.
Yollar her mevsim ulaşıma açıktır.Новинки випускаються кожен сезон.
Ayrıca, hipokampus, bilinen mekanlarda kestirme yolların bulunması konusunda da role sahiptir.Також є докази, що гіпокамп грає роль у пошуку найкоротших шляхів між вже добре відомими місцями.
Otoyollar ve hızlı bağlantı yolları ulusal yol ağının bir parçasıdır.Autostrady i drogi ekspresowe) Польщі є частиною національної дорожньої мережі.
Aslında grup için durum şöyleydi; yollarına Tony’den daha yetenekli bir bateristle devam etmek istiyorlardı.В цілому було сказано, що група хотіла барабанщика трохи іншого профілю, ніж Тоні.
"Drama Yolları".«Stages of Drama.»
Ama kısa süre sonra yolları ayrıldı.Втім, незабаром їхні шляхи розійшлись.
Ulaştırma Bakanlığı yaptığı sırada Türk Hava Yolları 981 Sefer Sayılı Uçuş kazası oldu.Незабаром після катастрофи було опубліковано аудіозапис переговорів авіадиспетчерів з рейсом 981.
Yollar tamam haldedir ve sorunsuzdur.І Він слідує Істинному Шляху і не помиляється.
Bu yollar, bu tertipler ne emeklerle bu hâle geldi?Бачим вершників багато, що ж це в них?
Yolculuğu sırasında Andromeda ile yolları kesişir.Під час походів супроводжувала Андроніка.
Deutsche Bahn AG (DB) Almanya'nın demir yolları şirketidir.Deutsche Bahn AG (DB AG або DB) — німецька залізнична компанія, найбільший залізничний оператор Німеччини.
Örneğin kar yolları kapattığında kolaylıkla açabilmektedirler.Загнуті краї полегшують прибирання снігу.
Edwin Klebs, 1875'te pnömoniden ölen kişilerin hava yollarında bakterileri gözlemleyen ilk kişidir.Едвін Клебс був першим, хто знайшов бактерії у дихальних шляхах померлої від пневмонії людини у 1875 році.
Yolları birleşmiştir.Маршрути походів.
Bu yollar işe yaramaz.Нині маршрут не функціонує.
İkilinin yolları uzun yılların ardından yeniden kesişir.Їхні шляхи швидко розходяться, щоб знову перетнутися через кілька років після війни.
Grupla yolları ayrılır.Хочуть відрізати шлях.
24 Mayıs 2004'te ilk siparişi Fransa Hava Yollarından aldı.29 квітня 2004 року відбулася передача першого літака до авіакомпанії Air France.
Sonra yolları ayrıldı.Звідти дороги розійшлися.
Coğrafi keşiflerle birlikte eski ticaret yolları önemini kaybetti.З початком перебудови колишні туристичні маршрути втратили своє значення.
F sınıfı: Tavsiyeli yollardır.Група М — універсальні сплави.
Beylikdüzü Bisiklet Yolları .Чоловіки знаходять слід велосипеда.
Genetik çeşitliliği belirlemek ve ölçmek için birçok farklı yollar vardır.Існує кілька способів вимірювання генетичної відстані.
Yollarda barikatlar kurulacağı duyuruldu.На дорогах були встановлені блок-пости.
Şehrin yakınlarında buzullara ulaşan yürüyüş yolları mevcuttur.Існують маршрутні таксі якими можна добратися до цього села.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Я кажу — станемо ж щасливими за життя.
1916 yılında Belçikalilar Belçika Kongosu pullarını çeşitli yollarla sürşarjladılar.V roce 1916 Belgičané přetiskli známky Belgického Konga v několika verzích.
Yollarını sadece iki mum aydınlatmaktadır.Nechá svítit pouze dva stolečky.
Otoyollar ve hızlı bağlantı yolları ulusal yol ağının bir parçasıdır.Dálnice a rychlostní silnice v Polsku jsou součástí národní silniční sítě.
Karayolu ağı ve otomotiv endüstrisi fazla gelişmemiş ve büyük şehirler dışında stabilize yollar yaygındı.Silniční síť a automobilový průmysl zůstaly nerozvinuté a mimo velká města byly běžné polní cesty.
Bir bildiride CIA'nin araç kontrol sistemlerine bulaşma yollarını araştırdığı bildirildi.Jeden dokument ukazuje, že se CIA snažila najít cestu jak hacknout řídící systémy vozidel.
Bunlar daha küçük bileşenleri daha karmaşık birleşimlere dönüştürme yolları ararlar.Jež by těmto malým robotům umožnily nabývat složitějších vzorců chování.
1964 yılında evlendiği Mary Marquardt ile 1979 yılında yolları ayrıldı.V roce 1964 se oženil s Mary Marquardtovou, se kterou se v roce 1979 rozvedl.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Tančící skřítci se s děvčátkem vydávají na cestu.
Distance-vector yönlendirme protokolü yolların hesaplanmasında Bellman-Ford algoritmasını kullanır.Směrovací protokoly založené na vektoru vzdáleností používají Bellmanův-Fordův algoritmus.
Sıklıkla, bu iki yolların aynı frekansta olmaları gerekmektedir.Často tyto dvě sběrnice pracují na stejné frekvenci.
Fakat sonunda yolları ayrıldı.Nakonec se jejich cesty rozdělily.
Bir graf’taki Hamilton yollarının bulunması NP-tam bir işlemdir.Problém nalezení hamiltonovské kružnice je NP-úplný.
Bir düğümden atalarına doğru giden tüm basit yollar aynı sayıda siyah düğüm içerir.Každá cesta z jednoho vrcholu do jeho podřízených listů obsahuje stejný počet černých vrcholů.
İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Lidský virus parainfluenzy má obvykle za následek zánět nosu, krku a dýchacích cest.
İkincisi ise yollardaki kırmızı çizgileri takip ederek yürümek.Na obou koncích na ni navazují další červeně značené trasy.
Geceydi ve yollarda kimsecikler yoktu.Ale bylo to v noci a na venku nikdo nebyl.
III. Amenhotep ülkesinin siyasi zirve politik gücünü diplomatik yollar kullanarak devam ettirmiştir.Amenhotep III. v diplomatické politice pokračoval.
Bu yollar, bölgenin ana ticaret hatlarını oluşturmaktadır.Lesem totiž vedla hlavní obchodní stezka.
Diğer A-önemli yollar A5092, A66 ve A596'dır.Další hlavní silnice jsou A1, A19 a A66.
Amacı, ülkeler arasında yaşanabilecek sorunları barışçı yollarla çözmek idi.Neshody jakékoliv povahy, které vzniknou mezi státy, by měly být řešeny pokojnými metodami.
Sovyet bakım projeleriyle, ülkenin ihtiyacı olan bazı yolların bakılamayacağını anlaşıldı.Sovětská údržba se ukázala neschopná postarat se i o ty cesty, které země již měla.
97 yılında İmparator Nerva döneminde Roma su yolları yöneticisi (curator aquarum) oldu.V roce 97 ho císař Nerva učinil správcem vodovodů.
Nesne yapı örüntüleri ise nesnelerin birleştirilerek yeni işlevler kazanma yollarını gösterir.Kromě toho integrovaní uprchlíci lépe pochopí obtíže, kterým čelí nově příchozí.
O, işini hem yasal hem de yasal olmayan yollarla halleder.Díla realizuje na legálních i ilegálních plochách.
Tüm çüzüm yolları İsrail ve ABD tarafından reddedildi.Hnutí bylo obrozeno v Izraeli a v USA.
Ölçülemez mutluluğumuzun dar yollarında yürüyelim.Cesta nahořklé radosti .
Kışın bazen yollar kapalıdır.V zimě je někdy silnice neprůjezdná.
Bunun sayesinde en uzak yolları bile kısa süreyle gitmesi sağlanır.Takto snadno přeletí dlouhé vzdálenosti za velice krátkou dobu.
Örneğin kar yolları kapattığında kolaylıkla açabilmektedirler.V závěru mohou situaci zkomplikovat sněhové římsy.
Örneğin çözeltiyi ısıtmak bu yollardan biridir.Dálkové vytápění je jeden ze způsobů vytápění.
Ancak sezon sonunda yollarını ayırdılar.Následující jaro se jejich cesty oddělili.
Artık yollarda başıboş dolanmaya başlar Thebai'ye varır.Svými kořeny sahá k teosofii.
Nancy babasını aşağı yollar.Jenže Abby ho stahuje s sebou dolů.