İnsanda parainfluenza virüsü tipik olarak burun, boğaz ve hava yollarında iltihaplanmaya yol açar.Humant parainfluensvirus leder i vanliga fall till att näsan, halsen och luftvägarna inflammeras.
Yolları normal yollardır.Vägen är vanlig landsväg.
Yollar her mevsim ulaşıma açıktır.Flygplatsen kommer att vara öppen under alla årstider.
A1, Zimbabve'nin milli yollarından biridir.Ci Batu Satu är ett vattendrag i Indonesien.
İlçeye giden yollar kapanmaktadır.Fasaden mot gatan är sluten.
Yollar asfalttır.Banorna är av asfalt.
Türk Hava Yolları İstanbul - Isparta arası karşılıklı haftada 6 sefer düzenlemektedir.Turkish Airlines flyger flera gånger i veckan från Istanbul.
Bütün yollar kapatıldı.Därefter upphör alla spår.
Antik Roma yolları görünüm.Vägar i det Antika Rom.
Bu en çok idrar yolu ve üst solunum yolları enfeksiyonlarında görülür.Den farligaste formen av infektion sker via luftvägarna.
15 yıl öncesine kadar her kış yollar kapanırdı.De första decennierna var vägen vinterstängd.
Programın sunucusu Cesar Millan programda sorunlu köpekleri rehabilitasyonu sağlamanın yollarını anlatır.Programmet följer Cesar Millans arbete med hundar med beteendestörningar.
Yollarda bazı kestirmeler mevcuttur.Rälsen finns bevarad på några sträckor.
Ayrı yollara gidip birbirlerinden uzaklaşırlar.De beger sig dit, var för sig.
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.Flera saker uppdagas som visar att saker och ting inte är som de verkar.
"Uzun yolların yolcusu".Den långsamme resenären.
Bağlantı yolları için 10.000 ağaç söküldü.Den är utrustad för anslutning av 10 linjer.
Konstantinopolis, önemli doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının üzerindeydi.Nürnberg låg vid korsningen av en öst-västlig och en nord-sydlig handelsväg.
Ulaşım yolları tümüyle bozuk bir haldeydi.Handelsvägar blev osäkra.
Ona çıkma teklif etmek için yollar düşünmeye başlar.Han beordrar dem att visa honom vägen ut.
Beylikdüzü Bisiklet Yolları .Ljussignal för cykel.
Yollar hedeflere ulaşma rehberleridir.Det är dessa vägar som har adresser.
İtalya ve eyaletler boyunca yollar ve kanallar inşa ettirdi.Han lät bygga en mängd vägar och kanaler både i Italien och i provinserna.
1934 ve 1940 yılları arasında istasyon tekrar yapılandırılmış ve yolları düzenlenmiştir.1934 och 1940 följde ombyggnationer och bl.a. byggdes fler spår.
Bu yollardan, günlük geçen toplam araç sayısı 3.146'dır.NÄr min tid och stund kommen är 463.
Malatya İl YollarıMilanos spårväg
Dizinin sloganı "Bazen mutluluk ve acının yolları kesişir"dir.Företagets slogan är ungefär "Spara tid och pengar".
Evler birbirine çok yakındır, aralarındaki yollar genellikle dardır.Finare is inomhus, alltid bra förhållanden.
Kişi sürekli belli bir olayı düşündüğü için o problemi halledecek çözüm yollarını görme şansı artar.Kan den lösa eventuella problem som en person skulle lösa genom att tänka?
Havalimanları: 4 (2006) Deniz yolları: yok.Tidskrift i Sjöväsendet (2006 nr 4).
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Denna rit var exklusiv för kvinnor.
10 Mart 2016 tarihinde ilk kez bir Umre kafilesi Türk Hava Yolları'nın uçağıyla Medine'ye uçuş gerçekleşti.Den 10 mars 1916 rullade för första gången ett speciellt begravningståg genom Göteborg.
Sonra yolları ayrıldı.Därefter skildes deras vägar.
Başlıca yayılma yolları, e-posta ve World Wide Web olarak görülmektedir.Där finns givetvis också alla dagens internettjänster, från e-post till World Wide Web.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Det är utan tvekan den mest beklämmande och upplysande bok om politik jag någonsin läst.
Candide ile yolları bazen ayrı düşecek, bazen de hiç olmadık yerde tekrar bir araya geleceklerdir.Ibland kan du arbeta ut det och ibland måste du gå skilda vägar ...
Bu gelişmelerin ardından sezon sonunda Gündüz Kılıç ile yollar ayrılmış yerine ise Bülent Eken getirilmiştir.Därefter fick grupperna åka till Idolhotellet (vid Globen) och öva in en låt till dagen därpå.
Bu yollar dağa çapraz olarak çıkar.Det går bäst att vandra runt berget.
Yolları birleşmiştir.Där vägarna mötas.
Genetik çeşitliliği belirlemek ve ölçmek için birçok farklı yollar vardır.Det finns olika sätt att definiera och kategorisera politisk demokrati.
Bununla beraber, Temujin adlı gizemli bir şövalye yollarını keser ve onlarla dövüşmeye başlar.Men på väg till byn möter de en mystisk riddare, Temujin, och de strider på platsen.
Ayrıca yerel yollar da bulunmaktadır.Även längre sträckor förekommer.
Köy içi yollar normal cadde genişliğinde olup çıkmaz sokak yoktur.Sträckan är till större delen inte motorväg utan vanlig landsväg.
Böylelikle hem suya olabildiğince yakın hem de hiç ıslanmadan uzun yollar katedilebilir.Det handlar om att vara under vattnet så länge som möjligt med bara ett enda andetag.
Bu tip yollara verilen numaralar batıdan doğuya doğru artmaktadır.Den längsta av dessa kanaler pekar åt sydväst.
Lenin kapitalizmin ancak devrimci yollarla yıkılabileceğini düşünüyordu.Lenin var internationalist och ansåg att socialismen enbart kunde uppnås genom världsrevolution.
Belirli Antik Roma yollari bir özel yol isimi tasimaktaydi.I romarriket fanns ett särskilt namnbruk.
Endüstriyel üretimde farklı yollar izlenilmektedir.Men det finns fortfarande spår genom industriområdet.
Formula 2, bir yıl boyunca, değişik ülkelerde özel yollarda koşulan yarışlardan oluşur.Till skillnad från Formel 1 körde man två race per helg, som i många andra klasser.
Bu yollar genellikle sistem yöneticisi tarafından yönlendiricinin içine girilir.Spårvägens växlar hanteras som regel av föraren.
Fakat, dünya içinden hangi farklı yollarla ve hangi farklı zamanlarda geldiğini tespit etmek gerekir.Man bör ju på annat sätt kunna hålla reda på i vilket århundrade man rör sig.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Тверезить земля: од вас я, од вас тільки волі ─ жодних кривлянь!».
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.Існують багато різних методів доказу неможливості чого-небудь.
Bunun sayesinde en uzak yolları bile kısa süreyle gitmesi sağlanır.Також через нього проходитиме найкоротший маршрут.
Karakterler, adadan kaçmaya çalışmanın yollarını aramaktadırlar.Вона пропонує разом спробувати втекти з острова.
Çoğu yerde bisiklet yolları mevcut.На багатьох вулицях облаштовано велосипедні доріжки.
İki farklı birey aynı bilgiye sahip olsalar dahi bunları yorumlama yolları yanlı olabilir.Навіть якщо дві людини мають однакову інформацію, упередженою може бути її інтерпретація.
Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta önemli bir yere sahiptir.Транспорт займає особливе місце в міжнародному товарообігу.
Yolları bir dövüş sonrasına bir barda kesişir.В залі бійка через мене.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Вони пробували всіма дипломатичними засобами знайти союзників і розділити ворогів.