Tepeye çıkan bir trenle rahatça ulaşılabileceği gibi, tepeye çıkan çeşitli yollardan yürüyerek de çıkılabilir.De plus, on peut se promener dans la colline, parcourue par de nombreux sentiers.
Žižek'e göre, bir insanı çeşitli yollarla gözlemleyebiliriz ancak bu yollar eş zamanlı varolmaz.Pour Žižek, nous pouvons voir une personne de différentes manières, mais ces manières s'excluent mutuellement.
Rohingyaların zorla ordu kamplarında ve yollarda çalıştırıldığı belirtilmektedir.Une présence romaine semble attestée par des traces de voies et de camps militaires.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Il obtient aussi les moyens de libérer le pays.
Suriye ise Türkiye'yi ülkeye yasa dışı yollardan giren silahlı oluşumları desteklemekle suçlamıştır.La Syrie accuse la Turquie d’avoir organisé des attentats terroristes sur son territoire.
Basit bir köy tuvaleti çeşitli yollarla iyileştirilebilir.Un jardin potager peut être agencé de différentes manières.
Bu yollar ülkeler arası güzergâhlar olup, ticaret mallarının nakliyesi için kullanılmıştır.En effet, les deux emploient les Métis de cette région pour le transport des marchandises.
Ayrıca Oslo'ya giden ekspres yollar da mevcuttur.Des trains grande ligne vont jusqu'à Oslo.
Konstantinopolis, önemli doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının üzerindeydi.Le Tidikelt était situé sur les axes d'échanges commerciaux caravaniers nord-sud et est-ouest.
Satıcı, alıcıya malları ve faturayı yollar.C'est donc au fournisseur que le consommateur règle ses factures.
Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta önemli bir yere sahiptir.Cette route a un trafic international important.
4'lü yollarına devam ederler.Suivez le guide 4.
Kate her zaman adadan kurtulma yollarını arayan kişilerden biri olmuştur.Jack tente par tous les moyens de mener un groupe pour quitter l'île.
Otoyollar ve hızlı bağlantı yolları ulusal yol ağının bir parçasıdır.Les autoroutes, comme les routes nationales, font partie des voies du domaine public routier national.
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.Il existe deux approches pour démontrer l'inexistence d'une solution.
Aynı zamanda Bandırma-İzmir ve Ankara-İzmir demir yolları üzerindedir.Déraison et dangers de l'engouement pour les chemins en fer.
Usta keşiş, genç kadına artık iyileştiğini söyler ve kadını evine yollar.Lorsque le maître s'en aperçoit, la femme étant guérie, il la renvoie chez elle.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Sa langue est l’une des plus belles, des plus drôles, des plus savantes que j’ai lues depuis longtemps.
Çökahlı yollarından geçiyam..Je les suis dans leur trajet interminable.
Bu metabolik yollardaki aşamalar enzimler tarafından belirlenir.Les enzymes déterminent les étapes des voies métaboliques.
Ödünç vereceği kitaplar içinde bir izleme defteri hazırlayarak yollara düşer.Il trouve un livre de sorcellerie qu'il décide d'emprunter.
Kitabın ismi, Yolların Sonu adlı şiirden gelmektedir.Le titre de l'album est issu d'un vers de leur morceau The End.
Köy yolları, bölgenin iklim ve coğrafi özellikleri nedeniyle genellikle betondur.Le voyage était rendu particulièrement difficile par la géographie et le climat.
İkisi de eve döner ve yolları ayrılmadan önce sarılırlar birbirlerine.Ils vont rentrer ensemble à pied, avant de se séparer.
Buna sebep; köyün, yolların kesiştiği bir yere kurulmuş olmasıdır.En revanche, la ville semble être née de la route.
Yolları bozuktur, ulaşım güçlükle sağlanmaktadır.Des routes ont été endommagées, rendant difficile l’acheminement des secours.
Bu yollar, bölgenin ana ticaret hatlarını oluşturmaktadır.Ces routes nationales constituent les principaux corridors pour le commerce extérieur du pays.
Bu yollar 1.Dünya savaşı sonrasında Fransızlar tarafından geliştirilmiştir.La tactique a été initiée par les Français durant la Première Guerre mondiale.
Mağaraların yolları dağa işlenmiş merdivenlerden ibarettir.Les Jardins d'Étretat s'étendent sur les falaises de la Côte d'Albâtre.
Burada yalnızca 1 maç görevde kaldıktan sonra takımla yolları ayrıldı.Après un seul match avec sa nouvelle équipe, l’équipe est dissoute.
Nisan 2011'de Wiberg, grupla karşılıklı anlaşarak yollarını ayırdıklarını söylemiştir.Le 6 avril 2011, à la suite d'un accord mutuel, Per Wiberg quitte le groupe.
Ancak İnkalar tekerleği icat etmedikleri için bu yollar tamamen yürüyüş amaçlı olarak yapılmış yollardı.Ce qui rend ces croisières inutiles, c’est la façon dont elles ont été préparées.
Meksika'ya veya denizaşırı ülkelere çeşitli diğer yollar da bulunmaktaydı.Plusieurs autres routes permettaient de se rendre au Mexique et à l'étranger.
"HÜRKUŞ HAVA YOLLARI "İlk Türk Sivil Havayolu Şirketi"".Hall "Club VIP" : pour les passagers de première classe des compagnies aériennes.
F sınıfı: Tavsiyeli yollardır.Partie B : Guide pour les clients.
Bu teknikle virüs digimonları başka bir boyuta yollar.Cette technique de test sur wafer amène d'autres avantages.
Belediye alanının yarısı su yolları, parklar, tarlalar, korular ve yeşil alanlar ile kaplıdır.Près de la moitié de la ville est couverte d’espaces verts : parcs, jardins publics ou réserves naturelles.
Genellikle idrar yolları antiseptiği olarak kullanılır.Traditionnellement, la racine était utilisée pour ses propriétés antiseptiques.
2005 yılının sonlarında Redd Stardium'la yolları ayırma kararı alır.Alexander Perls souhaite à la fin de 2007 former son propre sound system.
Yolların güvenliğini sağlar.La sécurité routière.
Tom ve Mary ayrı yollarına gittiler.Tom y Mary han ido por caminos separados.
Bir şeyin imkansız olduğunu kanıtlamanın çeşitli yolları vardır.Hay muchas formas distintas de demostrar que algo es imposible.
Dağlar ve nehirler yer değiştirdi ve yollar harap oldu.Montañas y ríos cambiaron de sitio y los caminos se destruyeron.
1997 yılında Cannibal Corpse ile çeşitli yollarla irtibata geçti.En 1997 fue abordado por Cannibal Corpse a través de varias relaciones.
Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın.Pero si se arrepienten, hacen la azalá y dan el azaque, entonces ¡dejadles en paz!
Bu yüzden Van Sant, senaryoyu Reeves ile Phoenix'e yollar.Así que Van Sant envía el guión a Reeves y Phoenix.
Otoyollar ve hızlı bağlantı yolları ulusal yol ağının bir parçasıdır.Las autopistas y carreteras son parte de la red nacional de carreteras.
Yollar: Belirli bir yolu izlemesi istenen nesneler için yollar tanımlanabilinir.Hay ciertos tramos que quedan de una vía, por lo que se debe ser precavido.
Mobil istasyonun baz istasyonundan gelen bir düzeltme sinyalini göndermesi için çeşitli yollar vardır.Hay varias maneras de transmitir una señal corregida de la estación base a la estación móvil.
Avrupa'ya döndükten sonra, oyuncular kendi yollarına ayrıldı.Después de regresar a Europa, los jugadores se separaron.
Grup 2011'de ''Hands Up'' isimli bir başka Korece albüm yayımlayarak yollarına devam etti.La banda lanzaría otro álbum coreano llamado Hands Up en el 2011.
Live Connect, geliştiricilere uygulamalarını entegre etmeleri için çeşitli yollar sunar.Live Connect ofrece una variedad de maneras para que los desarrolladores integren sus aplicaciones.
Yıl 2008'dir ve 3 karakter kendi yollarına gitmişlerdir.Ahora es 2008, y los dos personajes han tomado caminos diferentes.
Ayrıca doğu ve batıdaki ticaret yolları, madenler ve vahaları kontrol ediyordu.Controlaba las rutas de comercio, minas y oasis al este y el oeste.
Radames'in Nubiyalı hizmetçisi Mereb, Mısır'da hayatta kalmanın yollarını öğrenmiş bir genç erkektir.El sirviente de Radames, Mereb, es un joven nacido en Nubia que aprendió los trucos para sobrevivir en Egipto.
Distance-vector yönlendirme protokolü yolların hesaplanmasında Bellman-Ford algoritmasını kullanır.Los protocolos de encaminamiento Vector-Distancia calculan las rutas utilizando el algoritmo de Bellman-Ford.
Miles&Smiles, Türk Hava Yolları’nın özel yolcu programıdır .Miles & Smiles es el Programa de fidelización del viajero frecuente de Turkish Airlines.
Leontes o zaman karısı olan, Kraliçe Hermione'yi, arkadaşını ikna etmeye yollar.Leontes entonces, decide enviar a su mujer la reina Hermíone para que convenza a Políxenes.
İtalya ve eyaletler boyunca yollar ve kanallar inşa ettirdi.Construyó canales y carreteras por toda Italia y por las provincias.
Yer istasyonu aldığı radyo palsını 50 mikro saniyelik bir gecikme ile uçağa geri yollar.El equipo de tierra recibe esta señal y la retrasmite de nuevo con un retardo de 50 microsegundos.