yolların ile cümle
yolların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.HERRE, kungör mig dina vägar, lär mig dina stigar.
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Herre, la mig kjenne dine veier, lær mig dine stier!
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.HERR, zeige mir deine Wege und lehre mich deine Steige;
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Hỡi Ðức Giê-hô-va, xin cho tôi biết các đường lối Ngài, Và dạy dỗ tôi các nẻo đàng Ngài.
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , xin cho tôi biết các đường_lối Ngài , Và dạy_dỗ tôi các nẻo đàng Ngài .
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.여호와여 주의 도를 내게 보이시고 주의 길을 내게 가르치소서
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Lad mig kende dine Veje, HERRE lær mig dine Stier.
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Muéstrame, oh Jehovah, tus caminos; enséñame tus sendas
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Panie! daj mi poznać drogi twe, ścieżek twoich naucz mię.
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Pota svoja mi kaži, GOSPOD, steze svoje me uči.
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Toont U mij de paden waarover ik gaan moet, HERE. Wilt U de wegen wijzen, die U goed voor mij vindt?
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Tunjukkanlah kehendak-Mu kepadaku, ya TUHAN, nyatakanlah apa yang harus kulakukan
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Útjaidat, Uram, ismertesd meg velem, ösvényeidre taníts meg engem.
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Δειξον μοι, Κυριε, τας οδους σου διδαξον με τα βηματα σου.
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.Направи ме, Господи, да позная пътищата Ти, Научи ме на пътеките Си.
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.דרכיך יהוה הודיעני ארחותיך למדני׃
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.طرقك يا رب عرّفني. سبلك علمني.
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.耶 和 華 阿 、 求 你 將 你 的 道 指 示 我 、 將 你 的 路 教 訓 我
Ya RAB, yollarını bana öğret, Yönlerini bildir.耶和華 阿 、 求 你 將 你 的 道指 示 我 、 將 你 的 路 教 訓我
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Bol si dokonalý vo svojich cestách odo dňa, v ktorý si bol stvorený, dokiaľ sa nenašla pri tebe neprávosť.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Byłeś doskonałym na drogach twoich ode dnia tego, któregoś jest stworzony, aż się znalazła nieprawość w tobie.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Byl jsi dokonalý na cestách svých, hned jakžs se narodil, až se našla nepravost při tobě.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Ðường lối ngươi trọn vẹn từ ngày ngươi được dựng nên, cho đến lúc thấy sự gian ác trong ngươi.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Ðường lối ngươi trọn_vẹn từ ngày ngươi được dựng nên , cho_đến lúc thấy sự gian_ác trong ngươi .
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Eras perfecto en tus caminos desde el día en que fuiste creado hasta que se halló en ti maldad
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Feddhetetlen valál útaidban attól a naptól fogva, melyen teremtetél, míg gonoszság nem találtaték benned.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Fuldkommen var du i din Færd, fra den Dag du skabtes, indtil der fandtes Brøde hos dig.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Kelakuanmu sempurna sejak engkau diciptakan sampai engkau mulai berbuat jahat
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.네가 지음을 받던 날로부터 네 모든 길에 완전하더니 마침내 불의가 드러났도다
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Lyckosam var du på dina vägar från den dag då du skapades, till dess att orättfärdighet blev funnen hos dig.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Perfeito eras nos teus caminhos, desde o dia em que foste criado, até que em ti se achou iniqüidade.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Perfetto tu eri nella tua condotta, da quando sei stato creato, finché fu trovata in te l'iniquità
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Popoln si bil v svojih dejanjih od dne, ko si bil ustvarjen, dokler se ni našla nepravičnost na tebi.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Ustraffelig var du i din ferd fra den dag du blev skapt, til det blev funnet urettferdighet hos dig.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Ησο τελειος εν ταις οδοις σου αφ' ης ημερας εκτισθης, εωσου ευρεθη αδικια εν σοι.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Ти бе съвършен в постъпките си от деня, когато бе създаден, догдето се намери беззаконие в тебе.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.Ты совершен был в путях твоих со дня сотворения твоего, доколе не нашлось в тебебеззакония.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.תמים אתה בדרכיך מיום הבראך עד נמצא עולתה בך׃
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.انت كامل في طرقك من يوم خلقت حتى وجد فيك اثم.
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.你 從 受 造 之 日 所 行 的 都 完 全 . 後 來 在 你 中 間 又 察 出 不 義
Yaratıldığın günden Sende kötülük bulunana dek Yollarında kusursuzdun.你 從受 造 之 日 所 行 的 都 完全 . 後來 在 你 中間 又 察出 不 義
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Chúa đã cho tôi biết đường sự sống ; Cũng sẽ cho tôi đầy lòng vui_mừng trước mặt Ngài .
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Chúa đã cho tôi biết đường sự sống; Cũng sẽ cho tôi đầy lòng vui mừng trước mặt Ngài.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Dal si mi poznať cesty života a naplníš ma veselosťou so svojou tvárou!
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Du har kundgjort mig Livets Veje; du skal fylde mig med Glæde for dit Åsyn."
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Du har kungjort mig livets vägar; du skall uppfylla mig med glädje inför ditt ansikte.'
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Du hast mir kundgetan die Wege des Lebens; du wirst mich erfüllen mit Freuden vor deinem Angesicht."
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›du kunngjorde mig livets veier, du skal fylle mig med glede for ditt åsyn.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›fizeste-me conhecer os caminhos da vida; encher-me-ás de alegria na tua presença.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›주께서 생명의 길로 내게 보이셨으니 주의 앞에서 나로 기쁨이 충만하게 하시리로다 하였으니
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Megjelentetted nékem az életnek útait; betöltesz engem örömmel a te orczád elõtt.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Me has hecho conocer los caminos de la vida y me llenarás de alegría con tu presencia
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Mi-ai făcut cunoscut căile vieţii, şi Mă vei umplea de bucurie cu starea Ta de faţă.``
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Mi hai fatto conoscere le vie della vita, mi colmerai di gioia con la tua presenza
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Naznanil si mi pota življenja, napolniš me z veseljem pred obličjem svojim“.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Oznajmiłeś mi drogi żywota, a napełnisz mię radością przed obliczem twojem.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Sinä teet minulle tiettäviksi elämän tiet, sinä täytät minut ilolla kasvojesi edessä.`
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Tu m`as fait connaître les sentiers de la vie, Tu me rempliras de joie par ta présence.
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›U zult mij het leven teruggeven. Door dicht bij mij te zijn, zult U mij vreugde geven.' (b)
Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.›Známé jsi mi učinil cesty života, a naplníš mne utěšením před obličejem svým.