yolların ile cümle
yolların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Artık Onun ardından gitmedikleri, Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.Sebab, mereka tidak mentaati kehendak-Nya dan tak mengindahkan segala perintah-Nya
Artık Onun ardından gitmedikleri, Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.Want zij weigerden Hem te volgen
Artık Onun ardından gitmedikleri, Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.zato ker so vstran stopili, ne hoteč hoditi za Njim, in se niso menili za nobenega potov Njegovih
Artık Onun ardından gitmedikleri, Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.επειδη εξεκλιναν απ' αυτου και δεν εθεωρησαν ουδεμιαν των οδων αυτου
Artık Onun ardından gitmedikleri, Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.за то, что они отвратились от Него и не уразумели всех путей Его,
Artık Onun ardından gitmedikleri, Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.Понеже се отклониха от Него, И не зачитаха ни един от пътищата Му,
Artık Onun ardından gitmedikleri, Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.אשר על כן סרו מאחריו וכל דרכיו לא השכילו׃
Artık Onun ardından gitmedikleri, Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.لانهم انصرفوا من ورائه وكل طرقه لم يتأملوها.
Artık Onun ardından gitmedikleri, Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.因 為 他 們 偏 行 不 跟 從 他 、 也 不 留 心 他 的 道
Artık Onun ardından gitmedikleri, Yollarının hiçbirini dikkate almadıkları için.因為 他 們偏 行 不跟從 他 、 也 不 留心 他 的 道
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.De Europese staten streden om bezit van de handelswegen.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.교역로를 독점하기 위해 동인도 회사들을 설립 했지요.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.Les états européens étaient alors en concurrence pour le contrôle des routes maritimes commerciales.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.Τα ευρωπαϊκά κράτη ανταγωνίζονταν για την ιδιοκτησία των θαλάσσιων εμπορικών δρόμων.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.Европейские государства начали сражаться за контроль над торговыми путями.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.自国のルールを押し付けるために東インド会社を創った。
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Chceme sa tiež pozrieť na spôsoby ako sprostredkovať známosti a zoznamovať našich darcov.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Chcemy również rozwijać wymianę kontaktów i łączenie partnerów finansowych.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Chúng tôi cũng muốn xem xét các cách "mai mối" kết nối các thành viên gây qũy với nhau
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.De asemenea ne dorim să ne uităm la diverse metode de a cupla parteneri finanțatori.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.우리는 투자자들을 서로 연결하는 방법을 찾고자 합니다.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Nous voulons aussi chercher des moyens de faire correspondre et de mettre ensemble des partenaires.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Também queremos procurar formas de encontrar e de reunir parceiros de financiamento.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.También querémos buscar formas de crear enlaces y juntar a patrocinadores.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Vogliamo anche esaminare modi per combinare e mettere insieme i soci finanziatori.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.We willen ook kijken naar de manieren om mensen te koppelen, en sponsoren bij elkaar brengen.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.Искаме и да видим начините на събирането и срещането на партньори по фондове заедно.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.אנחנו גם רוצים להעיף מבט בדרכים לשדך ולחבר בין גורמים שמממנים.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.ونرغب أيضاً في إيجاد طرق للتوفيق ووضع الممولين والشركاء معاً.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz.資金提供パートナーの提携のしかたや 統合生産のアイデア-- ファブラボを 世界に広めることも見ていきたいです
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.Chúng tôi cũng nghĩ rằng chúng tôi có thể dân chủ hoá việc tiếp cận làn đường xe đạp.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.또 우리는 자전거 도로를 공평하게 사용하도록 할 수 있죠.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.Mai credem că putem democratiza accesul la pistele de biciclete.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.Nous pensons également qu'on peut démocratiser l'accès aux pistes cyclables.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.Pensiamo anche di potere democratizzare l'accesso alle piste ciclabili.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.También pensamos que podemos democratizar el acceso a los carriles de bicicleta.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.Tiež si myslíme, že môžeme zdemokratizovať prístup na cyklistické chodníky.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.Wij denken ook dat wij toegang tot fietspaden kunnen democratiseren.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.Wir denken, wir können Fahrradspuren demokratisieren.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.Πιστεύουμε επίσης ότι μπορούμε να δημοκρατικοποιήσουμε την πρόσβαση στις λωρίδες ποδηλάτων.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.Ми також думаємо демократизувати доступ до велодоріжок.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.Также мы хотим демократизировать велодорожки.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.אנו גם סבורים שניתן לאפשר גישה חופשית לשבילי אופניים.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.كما أننا فكرنا في جعل الدخول إلى مسارات الدراجات ديمقراطياً.
Ayrıca bisiklet yollarına erişimi demokratikleştirebiliriz.今はもっぱら若い連中
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Bố tôi khá giống MacGyver. Ông hay nghĩ cách sáng chế thứ nặng nề.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Er war so wie MacGyver, wirklich: Er erfand Sachen, zum Beispiel wie man etwas schwerer macht.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Hij was een soort MacGyver. Hij bedacht manieren om dingen zwaar te maken.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Mio padre era una sorta di MacGyver, sul serio: inventava modi per rendere le cose pesanti.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Mi papá era un poco como MacGyver, de verdad: inventaba formas de hacer las cosas más pesadas.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Mon père était un peu comme MacGyver, vraiment : Il inventait des façons de rendre les choses pesantes.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Tata był tak naprawdę kimś na wzór MacGyvera: wynajdował sposoby na obciążenie różnych rzeczy.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Tata era un fel de MacGyver, pe bune: tot inventa, cum să vă spun, feluri să facă lucrurile grele.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Он был вроде Мак Гувера, честно: он изобретал способы, как можно сделать вещи тяжёлыми.
Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.Той беше нещо като МакГайвър, наистина: изобретяваше начини да прави нещата тежки.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.A chodil po cestě Azy otce svého, aniž se uchýlil od ní, čině to, což pravého jest před očima Hospodinovýma.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Chodil po ceste svojho otca Azu ani neuhol od nej robiac to, čo je spravedlivé v očiach Hospodinových.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.El a mers pe calea tatălui său Asa, şi nu s'a abătut deloc, făcînd ce este bine înaintea Domnului.
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Él anduvo en el camino de su padre Asa, sin apartarse de él, haciendo lo recto ante los ojos de Jehovah
Babası Asanın yollarını izleyen ve bunlardan sapmayan Yehoşafat RABbin gözünde doğru olanı yaptı.Ele andou no caminho de Asa, seu pai, e não se desviou dele, fazendo o que era reto aos olhos do Senhor.