yolları ile cümle
yolları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Många av de här prylarna sätter fokus på hur vi förhåller oss till oss själva.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Mnohé z týchto zariadení sú v skutočnosti zamerané na spôsoby, akými komunikujeme so sebou.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Mnoho z mých vynálezů se soustředí na způsoby, jakými se můžeme sblížit sami se sebou.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Muchos de estos dispositivos se centran en las maneras de relacionamos con nosotros mismos.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Muitos destes objectos focam realmente as formas como nos relacionamos connosco.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Multe dintre aceste aparate se concentrează asupra modului cum interacţionăm cu noi înşine.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Nhiều trong số các thiết bị này thực sự hướng đến những phương thức chúng ta liên hệ với chính mình.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Sebagian besar alat-alat ini benar-benar berfokus pada cara kita berhubungan dengan diri sendiri.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.So viele dieser Geräte konzentrieren sich tatsächlich darauf, wie wir mit uns selbst in Beziehung stehen.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Tanti di questi dispositivi in realtà hanno a che fare col tipo di rapporto che abbiamo con noi stessi.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Wiele z tych urządzeń koncentruje się na sposobie w jaki odnosimy się do siebie.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Zo veel van deze uitrustingen focussen op de manieren waarop we met onszelf omgaan.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Πολλές από αυτές τις συσκευές εστιάζουν στους τρόπους που αλληλεπιδρούμε με τον εαυτό μας.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Багато з цих пристроїв немов фокусують нас на тому, як ми ставимося до себе самих.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Многие из этих устройств как бы фокусируют нас на том, как мы относимся к себе самим.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Много от тези устройства в действителност наблягат на начина, по който се отнасяме към себе си.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.אז רבים מהמכשירים האלה מתמקדים בדרכים בהם אנחנו מתייחסים לעצמינו.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.هناك العديد من هذه الأجهزة التي هي في الواقع نوع من التركيز على الطرق التي تتعلق بأنفسنا.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.自分自身と上手く関われるように作られました この特別な器具は「内臓聴診器」です
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.Dit is een van de wijzen waarop dominante systemen zich handhaven en reproduceren.
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.이것은 지배 체제를 유지하고 그 지배 구조를 재생산하는 방법 중의 하나로 작용하여
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.Это один из способов существования и самовоспроизводства доминантных систем,
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.זו אחת הדרכים, שבהן המערכות השולטות מתָּחְזקות ומנציחות את עצמן, כלומר
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.هذه إحدى الطرق التي تحافظ بها النظم المهيمنة على نفسها وتتناسل، مما يعني أن
Bu egemen sistemlerin kendilerini sürdürme ve yeniden üretme yollarından biridir.維持・再生産されるつまり- 安定した支配層は自分の優位に無自覚
Bu halde egonun kendisini var etmesinin yollarından biri ilişkiye başlamak.Akkor az ego túlélésének egyik módja az, hogy belekezdesz egy párkapcsolatba.
Bu halde egonun kendisini var etmesinin yollarından biri ilişkiye başlamak.Alors, une des façons qu'à l'ego pour survivre, c'est de commencer une relation.
Bu halde egonun kendisini var etmesinin yollarından biri ilişkiye başlamak.Entonces una de las formas, en las que el ego sobrevive, es empezando una relación.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Aceasta este doar o colecție de căi în celulă.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Ce n'est qu'une collection de voies dans la cellule.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Das ist nur eine Sammlung von Pfaden in der Zelle.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Đây chỉ là bộ sưu tập các lộ trình trong tế bào.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.É apenas uma colecção de caminhos na célula.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Esto es sólo una colección de caminos en la célula.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Het is slechts een verzameling van de reactieroutes in de cel.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Ini hanyalah kumpulan jalur jalur dalam sebuah sel.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.이건 단지 세포에서 경로의 모음입니다
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Questa è solo una collezione di cicli nella cellula.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Toto je jen soubor cest v buňce.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.To tylko schemat połączeń w komórce.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Είναι απλά διεργασίες που συμβαίνουν μέσα σε ένα κύτταρο.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Това е просто набор от пътища в клетката.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Це всього-на-всього набір зв"язків у клітині.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.Это всего лишь набор связей в клетке.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.זה רק אוסף של מסלולים בתוך התא.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.هذه مجرد مجموعة من التسلسلات المختلفة فى الخلية.
Bu hücre içindeki yolları gösteriyor.私たちにとって細胞は間違いなく
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.A tohle jsou dva způsoby, jak zobrazit poptávku.
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.Dan ini adalah dua cara menunjukkan permintaan.
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.En dit zijn dus de twee manieren om de vraag te laten zien.
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.E quindi questi sono due modi di rappresentare la domanda.
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.Estas son formas para mostrar la demanda.
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.Et donc, ce sont deux façons de représenter la demande.
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.수요를 보여줄 때 두 가지 방법이 었네요.
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.Tak więc to są dwa sposoby na pokazanie popytu.
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.Và cso hai cách để thể hiện cầu
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.Отже, це два шляхи, щоб зобразити попит.
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.Така, това са два начина да представим търсенето.
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.Это два способа продемонстрировать спрос.
Bu ikisi talebi göstermenin farklı yolları.前にいったことに話を戻すよ