yolları ile cümle
yolları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.Mientras, en Copenhague estamos extendiendo los carriles para bicicletas.
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.Nel frattempo a Copenhagen stiamo potenziando le piste ciclabili.
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.Tandis qu'à Copenhague, les pistes cyclables se multiplient.
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.Trong khi ở Copenhagen chúng tôi lại đang mở rộng các làn đường dành cho xe đạp.
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.Während wir in Kopenhagen die Radwege sogar ausbauen.
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.W Kopenhadze rozwija się sieć dróg rowerowych.
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.Εν τω μεταξύ στην Κοπεγχάγη επεκτείνουμε τους ποδηλατόδρομους.
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.Междувременно в Копенхаген, ние всъщност разширяваме велосипедните пътеки.
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.Тем временем, велосипедные дорожки в Копенгагене неустанно расширяются.
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.בנתיים בקופנהגן אנחנו למעשה מרחיבים את מסלולי האופניים.
Bu arada biz Kopenhag'da bisiklet yollarını genişletiyoruz.بينما في الوقت نفسه في كوبنهاغن نقوم في الحقيقة بتوسيع ممرات الدراجات
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Aceasta este una dintre modalităţile prin care sunt transportate vaccinurile:
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi. Bunlar styrofoam gövdeler.Это один из способов перемещения вакцин: коробки из пенопласта.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Das ist eine der Möglichkeiten wie Impfstoffe transportiert werden:
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Đây là 1 trong các phương pháp vận chuyển vắc xin.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Dit is één van de manieren waarop vaccins vervoerd worden.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Esta es una de las formas en que se transportan las vacunas.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Esta é uma das formas como são transportadas as vacinas.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Ez az egyik módszer, ahogy a vakcinákat szállítják.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.이것은 백신을 운반하는 방법들 중 하나입니다.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Questo è uno dei metodi con cui i vaccini vengono trasportati.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.To jest jeden ze sposobów transportu szczepionek.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Voici un des moyens de transport pour ces vaccins.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Αυτός είναι ένας από τους τρόπους που τα εμβόλια μεταφέρονται:
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.Това е един от начините, по който се транспортират ваксините.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.זו דרך אחת שבה חיסונים מובלים.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.هذه هي أحد طرق حمل اللقاحات.
Bu aşıların taşınma yollarından bir tanesi.運ばれています 発泡スチロールの箱を使っています それを人が担いだり
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.저분이 제 아버집니다. 아버지는 맥가이버 같은 사람이었어요, 정말로요.
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.זה אבא שלי. אבא שלי די דומה למקגייוור, האמת:
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.هذا والدي، كان أبي يشبه "مكبفر" في الحقيقة
Bu babam. Babam bir nevi MacGyver gibiydi, gerçekten: şeyleri ağırlaştırmanın yollarını icat ederdi mesela.モノを重くする方法を発案したりしました
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Asta nu face un cuvânt mai real decât orice altă metodă.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.At stå deri, gør på ingen måde et ord mere rigtigt.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Ça ne rend pas un mot plus réel qu'autre chose.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Es macht ein Wort nicht richtiger als jede andere Methode.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Het maakt een woord niet echter dan anders.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.사전에 있다고 진짜가 되는 게 아니라는거죠.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Não torna uma palavra mais real do que qualquer outra coisa.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.No hace que una palabra sea más real que cualquier otra manera.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Nó không làm cho một từ thực hơn bằng bất cứ cách nào khác.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Non rende una parola più reale di un'altra.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Semmivel sem tesz valódibbá egy szót, mint bármi más.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Słowa w słownikach nie są bardziej prawdziwe niż inne.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Takové slovo není o nic víc skutečné, než jiné.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Zaradi nje besede niso nič bolj ali manj resnične.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Δεν κάνει μια λέξη περισσότερο αληθινή από κάποια άλλη.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Так или иначе слово не становится более настоящим.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.Так чи інакше, слово не стає від цього реальнішим.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.То не прави една дума по-истинска, отколкото иначе.
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.זה לא הופך מילה אמיתית יותר מאשר כל דרך אחרת
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.لا شيئ يجعل الكلمة حقيقية أكثر من غيرها أي شيء أخر .
Bu bir kelimeyi gerçek hale getirmenin diğer yollarından farklı değildir.あなたが愛情を抱くから単語が本物になるのです
Bu, bu problemi çözmenin bir yolu, ama bunu çözmenin başka yolları da var. .이게 이 문제를 풀 수 있는 한 가지 방법이에요. 사실 이 문제를 풀기 위한 수백가지 방안이 있어요.
Bu, bu problemi çözmenin bir yolu, ama bunu çözmenin başka yolları da var. .To je jeden způsob řešení. Známe ale i další způsoby. Je opravdu hodně způsobů řešení tohoto příkladu.
Bu, bu problemi çözmenin bir yolu, ama bunu çözmenin başka yolları da var. .Це перший спосіб роз'язання, є й інші, як ми вже сказали. І таких способів багато.
Bu, bu problemi çözmenin bir yolu, ama bunu çözmenin başka yolları da var. .実際にはもっと沢山の方法があるのですが この大きい三角形を見てみましょう
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Az eszközök legtöbbje leginkább arra fókuszál, hogy milyen úton-módon viszonyulunk önmagunkhoz.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Beaucoup de ces dispositifs ont vraiment tendance à se centrer sur notre lien à nous-mêmes
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.이 장치들 중에 아주 많은 것들이 우리가 우리 자신들과 소통을 하는 방법에 약간 중점을 두고 있어요