yollama ile cümle

yollama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Uzaktaki oyuncuya mesaj yollama...שליחת הודעה אל שחקן מרוחק.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.셔틀 한 번 발사에 1십억 달러가 듭니다.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.1回10億ドル 絶望的で 理不尽に大きな数字です
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.Con el transbordador espacial cada lanzamiento cuesta mil millones de dólares.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.Egy űrrepülőgép felbocsátása milliárdokba kerül.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.Ein Shuttleabflug kostet eine Milliarde Dollar.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.La navette coûte un milliard de dollars à chaque lancement.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.Lansarea unei nave spațiale costă 1 miliard de dolari.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.Lo Shuttle costa un miliardo di dollari ogni lancio.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.Start promu to 2 miliardy dolarów.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.Start raketoplánu stojí miliardu dolarů.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.Η σαίτα κοστίζει ένα δισεκατομμύριο δολλάρια η εκτόξευση.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.Запуск шаттла обходится в миллиард долларов.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.Совалката струва един милиард долара на старт.
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.מעבורת החלל עולה בליון דולר לשיגור
Uzay mekiğini yollamak milyar dolara maloluyor.ان اطلاق المكوك يكلف مليار دولار
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.Considera că poate trimite un mesaj înainte ca acesta să fi fost trimis.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.Em outras palavras, afirmava poder entregar a mensagem antes de essa ser enviada.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.En d'autres termes, il prétendait qu'il pouvait livrer un message avant que vous l'ayez envoyé.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.En otras palabras, alegó que podía entregar un mensaje antes de que lo enviáramos.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.Er beanspruchte also selbständig eine Nachricht zu senden, bevor Sie sie gesendet hatten.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.Hay nói cách khác, nó đã có thể truyền đi một tin nhắn ngay cả trước khi bạn bấm nút gửi đi.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.다른 말로 하면, 메시지를 미처 보내기도 전에 전달이 되어버리는 셈입니다.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.Másként fogalmazva, úgy tűnt, hogy továbbítani tud egy üzenetet, még mielőtt azt elküldték volna.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.Met andere woorden: het beweerde dat hij berichten kon afleveren voordat je ze verstuurt.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.Quindi pretendeva di consegnare un messaggio prima che tu lo inviassi.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.Twierdził, że może dostarczyć wiadomość jeszcze przed jej wysłaniem.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.Иными словами, доставить сообщение раньше, чем оно было отправлено.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.С други думи, смята, че може да достави нещо преди да сте го изпратили.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.כלומר, הוא טען שהוא יכול לשגר הודעה לפני שנשלחה.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.لذلك، وبعبارة أخرى، ادّعت أن بإمكانها توصيل رسالة قبل أن ترسلها.
Yani başka bir ifadeyle, siz daha mesaj yollamadan iletebileceğini iddia ediyordu.そうなると メッセージを送る最速の方法は
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."아뇨. 11살짜리 애들을 다섯층이나 아래 둘 순 없습니다." 라고 말했죠.
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."Không. Chúng tôi không để hai đứa bé 11 tuổi ngủ cách mình 5 tầng được.
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."Nee, niet vijf verdiepingen verderop."
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."Nein, wir wollen zwei 11-Jährige nicht 5 Etagen unter uns haben."
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."Nie chcemy dwojga 11-latków pięć pięter niżej".
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."Non, nous ne voulons pas que deux enfants de 11 ans soient 5 étages plus bas." Alors, son fils dit:
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."No, non vogliamo due undicenni lontani cinque piani".
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."No queremos a dos niños de 11 a 5 pisos de distancia."
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."Nu, nu vrem ca doi copii de 11 ani să fie cu cinci etaje mai jos ca noi."
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik.O Gene e eu olhámos um para o outro e dissemos:
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."Όχι, δεν θέλουμε δύο 11χρονα πέντε ορόφους πιο κάτω".
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."Не, не искаме две 11-годишни деца да са на пет етажа под нас."
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."Нет, мы не оставим 11-летних детей одних пятью этажами ниже."
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."לא, אנחנו לא רוצים שני ילדים בני 11 במרחק חמש קומות."
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik."لا، لا نريد طفلين في الحادية عشرة خمس طوابق بعيدا عنا."
"yok, iki tane 11 yaşında çocuğu 5 kat aşağı yollamayalım" dedik.彼の息子は寝袋をもっていたので床で寝るよ と言いました

İlgili Sayfalar